24 Haziran 2009 Çarşamba
Okul Öncesine Zorunlu Eğitim Takvimi
Milli Eğitim Bakanlığı(MEB), gelecek eğitim öğretim yılında 32 ilde başlatılmasını planladığı "zorunlu" okul öncesi eğitimi, 2013-2014 eğitim öğretim yılında tüm Türkiye'de yaygınlaştıracak. MEB'nın, okul öncesinde, 5 yaş (60-72 ay) grubunun zorunlu eğitime dahil edilmesine ilişkin projeyi 5 yılda tamamlamayı planladığı öğrenildi. Bu çerçevede hazırlanan takvime göre, ilk aşamada okul öncesi eğitimde okullaşma oranı yüzde 50'nin üzerinde olan 32 ilde gelecek yıldan itibaren "zorunlu eğitim" uygulaması başlayacak. Yeni eğitim-öğretim yılında Amasya, Nevşehir, Çanakkale, Bilecik, Edirne, Karabük, Ardahan, Gümüşhane, Trabzon, Yalova, Karaman, Tunceli, Kilis, Bolu, Kırıkkale, Bayburt, Burdur, Kırklareli, Muğla, Düzce, Bartın, Artvin, Çankırı, Kütahya, Rize, Isparta, Kırşehir, Giresun, Uşak, Eskişehir, Sinop ve Samsun'da okul öncesi eğitim zorunlu olacak. Projeye, 2010-2011 eğitim öğretim yılında Mersin, Antalya, Balıkesir, Aydın, Elazığ, Manisa, Niğde, Osmaniye, Sakarya, Kocaeli, Denizli, Afyonkarahisar, Yozgat; 2011-2012 eğitim öğretim yılında Iğdır, Erzincan, Tekirdağ, Malatya, Aksaray, Siirt, Tokat, İzmir, Zonguldak, Kayseri, Kastamonu, Ankara; 2012, 2013 eğitim-öğretim yılında Hatay, Çorum, Bursa, Bitlis, Sivas, Muş, Bingöl, Konya, Adıyaman, Batman, Ordu, Diyarbakır, Adana, Kahramanmaraş; 2013-2014 eğitim-öğretim yılında Şırnak, Kars, Erzurum, Gaziantep, İstanbul, Mardin, Van, Şanlıurfa, Hakkari ve Ağrı dahil edilmesi öngörülüyor. Bu illerdeki derslik, öğretmen, donatım ve materyal ihtiyacı eğitim-öğretim yılı başlamadan değerlendirilecek. Değerlendirme sonucunda gerekirse bazı iller daha önce, bazıları da daha sonraki eğitim-öğretim dönemlerinde zorunlu eğitim kapsamına alınabilecek. Okul öncesi eğitimin zorunlu olması öğretmen ihtiyacını da artacağı için bu doğrultuda istihdam sağlanacak.
29 Nisan 2009 Çarşamba
Karmaşık Problemlere Kolay Çözümler...
TÜBİTAK'ın Antalya'da düzenlediği proje yarışmasına katılan Abdullah Özer ve Kemal Ünlü, bölge birincisi ve Türkiye finalisti oldu. Projenin rehber öğretmeni Kurbani Kaya, Fibonacci sayılarına doğada çok sık rastlandığını belirtti. Bu sayıların Pascal veya Binom üçgeninde, Mimar Sinan'ın eserlerinde ya da Da Vinci'nin resimlerinde görüldüğünü kaydeden Kaya, "Fibonacci dizisinin altın örnekleri Selimiye ve Süleymaniye camilerinin kubbe ve minarelerinde gözlenebilir." diye konuştu.
28 Nisan 2009 Salı
Eğitim Fuarları Başlıyor...
Yurtdışında eğitim almak isteyenler için 100'den fazla okulun katılacağı eğitim fuarları başlıyor.
Yurtdışında üniversite, master, sertifika, lise veya dil eğitimi almak isteyenler için 100'ün üzerinde saygın okulların katılacağı Akare Yurtdışı Eğitim Fuarları düzenleniyor. 30 Nisan'a kadar sürecek olan fuar, Kıbrıs, İstanbul, Adana ve Antalya'da gerçekleşti. Bugün Ankara Sheraton Otel'de 14.00-19.00 saatleri arasında düzenlenecek fuar, 30 Nisan'da da İzmir Hilton'da gerçekleşecek. Ücretsiz organizasyonla, yurtdışında eğitim görmek isteyenlere direk bilgi almalarının kolaylığı sağlanıyor.
18 Mart 2009 Çarşamba
Disiplin Yönetmeliğinin İptali İstendi...
İşyerinde odasına giderken ıslıkla 'Halimem' türküsünü söyleyince hakkında soruşturma başlatılan Akdeniz Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Kuruüzüm, YÖK Disiplin Yönetmeliğindeki bazı maddelerin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasıyla Danıştay'a dava açtı.
Prof. Kuruüzüm, disiplin yönetmeliğinin iptalini istedi. Yaklaşık 27 yıldır yürürlükte olan disiplin yönetmeliğinin kanun dışı ve insan haklarına aykırı olduğunu söyleyen Kuruüzüm, "Şimdiye kadar dava açılmamış olması şaşırtıcı. 10 Mart'ta açtığım dava, yönetmeliğin iptaline ilişkin açılan ilk dava. Daha önce yüzlerce öğretim görevlisi bu yönetmelik sebebiyle cezalandırıldı. Ama seslerini çıkarmadılar. Neden? Çünkü, başlarında ceberrut bir yönetmelik var" dedi. Bu yönetmelik uyarınca ceza aldığı için yargıya gittiğini belirten Kuruüzüm, "Yüzde yüz kazanacağımı düşünüyorum. Çünkü yönetmelik, açık seçik olarak yasaya aykırı" diye konuştu. Hakkında iki kınama ve bir de maaş kesme cezası bulunan Prof. Dr. Orhan Kuruüzüm, cezaların iptali için de harekete geçti. Kuruüzüm'ün bu davası da halen Antalya 3'üncü İdare Mahkemesi'nde devam ediyor. Kuruüzüm, üstüne basa basa, "Ceza verirlerse yargıya koşacağım" diyor.
4 Mart 2009 Çarşamba
6 bin 500 Sözleşmeli Öğretmen Atanacak
Çelik, kısa bir süre önce kadrolu öğretmen ataması gerçekleştirdiklerini, başvuruları yarın başlamak üzere 19 Mart'ta 6 bin 500 sözleşmeli öğretmen ataması daha yapacaklarını bildirdi. Çelik, "5-19 Mart tarihleri arasında atama bekleyen arkadaşlarımızı müracaatlarını yapmaları için şimdiden davet ediyor, çağrıda bulunuyorum. Ankara, İzmir, Muğla, Antalya, Uşak, Mersin, Niğde, Nevşehir, Bartın ve Karabük hariç olmak üzere 71 vilayete 4-B kapsamında 6 bin 500 sözleşmeli öğretmen atayacağız" dedi. Bakanlık olarak Ağustos ve Kasım aylarında da yeni atamalar yapacaklarını anlatan Çelik, 2009 yılındaki atamaları 4 ayrı dönemde gerçekleştirerek tamamlamış olacaklarını kaydetti.
24 Şubat 2009 Salı
Zorunlu Din Dersinde Flaş Karar
Antalya 3. İdare Mahkemesi, bir çiftin 5. sınıf öğrencisi kız çocuklarının Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinden muaf tutulması istemiyle açtığı davada, uygulamanın öğrenci lehine yürütmesini durdurdu. Antalya'da yaşayan M.A.D. ile D.D. çiftinin Muratpaşa ilçesindeki bir ilköğretim okulunun 5. sınıfında eğitim gören kız çocukları S.D'nin zorunlu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinden muaf tutulması istemiyle açtıkları davada, Antalya 3. İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı verdi. Muratpaşa Kaymakamlığı aleyhine açılan davada Avukat Nusret Gürgöz, S.D'ye eğitim gördüğü ilköğretim okulunda ailesinin iradesine, dini inançlarına ve felsefi görüşlerine aykırı biçimde dinsel eğitim verildiğini, davalı idarenin işleminin hukuka aykırı olduğunu savundu. Gürgöz, dava dilekçesinde, Anayasa'nın 24. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Herkes vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir” hükmü ile dördüncü fıkradaki, “Din ve ahlak eğitimi ve öğretimi ilk ve orta öğretim kurumlarında okutulan zorunlu dersler arasında yer alır. Bunun dışındaki din öğretimi, ancak kişilerin kendi isteğine, küçüklerin de kanuni temsilcilerinin talebine bağlıdır” hükmünü hatırlattı. Gürgöz, dilekçesinde, Milli Eğitim Temel Kanunu çerçevesinde laiklik ilkesinin esas olduğunu, Din Kültürü ve Ahlak Öğretimi'nin de ilköğretim okulları, lise ve dengi okullarda okutulan zorunlu dersler arasında yer aldığına işaret etti. Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunması Sözleşmesi'nin 9. maddesine dilekçesinde yer veren ve Anayasa'nın bu çerçevede, “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir” kararına işaret eden Nusret Gürgöz, Eğitim ve Öğretim Yüksek Kurulu Başkanlığı'nın 1990 yılında aldığı kararla, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu Hristiyanlık ve Musevilik dinlerine mensup öğrencilerin zorunlu din dersine girmeleri zorunluğunun bulunmadığını bildirdi. Bu kararla, zorunlu din dersinden İslam dinine mensup olmayanların muaf tutulmasının amaçlandığını, herhangi bir dine mensup olmayan kişilerin de çocuklarının bu muafiyet kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirten Gürgöz, benzer bir davada Antalya 2. İdare Mahkemesi'nce 2007 yılında verilen uygulamanın iptali kararı ile Danıştay'ın bu karara yönelik onamasını hatırlattı. Gürgöz, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin de benzer istemle açılan bir davada Türkiye'yi kusurlu bulduğunu da anımsattı. “İÇSEL ÇATIŞMA VE SINIFTA KALMA RİSKİ” Davacı çiftin çocuklarına bu dersten not verildiğini, öğrencinin içsel çatışma yaşayarak dersi algılamakta zorlandığını iddia eden Gürgöz, dilekçesinde, “Öğrencinin sınıfta kalma riski vardır. İşlem hukuka açıkça aykırıdır. Bu nedenle telafisi güç zararlar oluşmuştur” ifadesine yer verdi. Gürgöz, davacı çiftin çocuklarına yönelik zorunlu din dersinin yürütmesinin durdurulmasını ve işlemin iptalini talep eti. Davalı Muratpaşa Kaymakamlığı da savunmasında, zorunlu dersler arasında yer alan Din Kültürü ve Ahlak Öğretimi'nden sadece Türk vatandaşı Hristiyan ve Musevilik dinine mensup olanların muaf olduğunu, davacı öğrencinin bu muafiyet kapsamı dışında kaldığını öne sürerek, davanın reddedilmesini talep etti. MAHKEMENİN KARARI Zorunlu din dersinin yürütmesinin durdurulması istemine yönelik kararı veren Antalya 3. İdare Mahkemesi, gerek Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 24. maddesi, gerekse İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmesi'nin 9. madde hükümlerinin herkesin dini inancını ve özgürlüğünü koruduğunu ifade etti. Eğitim ve Öğretim Yüksek Kurulu Başkanlığı'nın 9 Temmuz 1990 tarihli kararla, ilk ve orta öğretim okullarında İslam dini öğretimine yönelik okutulan Din Kültürü ve Ahlak Öğretimi dersinden İslam dinine mensup olmayanların muaf tutulduğunu belirten mahkeme heyeti, “Herhangi bir dine mensup olmayan kişilerin velisi oldukları çocuklarının da bu muafiyet kapsamında değerlendirilmesinin ilgili yasal düzenlemeler ve bu düzenlemelerin amacına uygun olacağı açıktır” görüşüne hükmetti. Mahkeme heyeti, zorunlu din dersi uygulamasının davacı öğrenci yönünden yürütmesinin durdurulmasına karar vererek, kararına ilişkin şu tespitlerde bulundu: “Davalı idareye yaptıkları başvuruda veya dava dilekçesinde, okulda zorunlu olarak okutulan Din Kültürü ve Ahlak Öğretimi dersinin dini ve felsefi inançlarına uygun olmadığını belirten davacıların herhangi bir din mensubu olduğuna bakılmaksızın, temel hak ve hürriyetlerden olan dini inanç özgürlüğünün uygulanması kapsamında çocuğunun zorunlu sayılan dersten muaf tutulması gerektiği sonucuna varıldığından, bu istemin reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden, yürütmesinin durdurulmasına oy birliğince karar verilmiştir.” Avukat Nusret Görgöz yaptığı açıklamada, müvekkillerinin Alevi inancına mensup bir aile olduğunu belirterek, ilgili yasalar ve uluslararası sözleşmelere uygun olarak Antalya 3. İdare Mahkemesi'nin herhangi bir inanca bakılmaksızın zorunlu din dersinin yürütmesini 5. sınıf öğrencisi S.D. lehine durduğunu bildirdi. Farklı dini inancı olan ya da dini inancı bulunmayan vatandaşların zorunlu din eğitime alınamayacağını kaydeden Gürgöz, “Karar emsal teşkil ediyor. Zorunlu din dersinden muaf olmak isteyenler dava açsın” dedi. Gürgöz, kararın Türkiye'de bu yönde verilen 6-7 karardan biri olduğunu söyledi.
Buluşuyla Su Tasarrufu Sağlayacak...
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen "Bu Benim Projem" adlı yarışmaya katılan Asiye Yıldız, hazırladığı projeyle Türkiye'de ve dünyada su tasarrufu sağlayacak.
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından her yıl düzenlenen "Bu Benim Projem" adlı yarışmaya katılan Burdur Gazi İlköğretim Okulu 7/B sınıfı öğrencisi Asiye Yıldız, hazırladığı "Çevre Dostu Gülüşler" isimli projesiyle Türkiye'de yılda 3 milyon 360 bin ton, dünyada ise 90 milyar ton su tasarrufu sağlayacak.
Bu yıl 4'üncüsü düzenlenecek "Bu Benim Eserim' proje yarışmasında İlköğretim okulları arasında Antalya'da yapılacak bölge final yarışmasına Burdur'a bağlı İlköğretim Okulları arasında katılmaya hak kazanan 13 proje arasında en iddialı proje olarak öne çıkan "Çevre Dostu Gülüşler" adlı proje iddiasını bölgede ve Türkiye finalinde sürdürecek. YILDA 90 MİLYAR TON SU TASARRUFU Dünyadaki kullanabilir su kaynakları giderek azaldığından yola çıkan genç mucit Yıldız, TEMA Vakfının verilerinden yola çıkarak geleneksel diş fırçalamada bir kişinin 15 litre suyu boşa akıttığını ve eğer kişi günde 2 kez diş fırçalarsa 30 litre, 4 kişilik ailede bu rakamın 120 litre olduğunu bilimsel verilerle ortaya koydu. Yıldız, düşüncesini büyüterek su kaybının Türkiye'de 840 milyon tonu bulduğunu belirterek geleneksel diş fırçalama yerine "köpük diş macunu" ile Türkiye'de yılda 3 milyon 360 bin ton su dünyada ise 90 milyar ton su tasarrufu sağlanacağını söyledi. DİŞ FIRÇALARKEN ARTIK BİR BARDAK SU KULLANILACAK Süleyman Demirel üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Öğretim Elamanı Yrd. Doç. Dr. Mine Öztürk Tonguç ve Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi öğretim elemanı Yrd. Doç. Dr. Fatma Tomul'un desteğini alan "Çevre Dostu Gülüşler" adlı projenin aşamalarını anlatan genç mucit Yıldız şunları söyledi: "Dünyamızdaki kullanabilir su kaynakları giderek azalmakta Geleneksel diş fırçalamada 15 lt su boşa akar Eğer kişi günde 2 kez diş fırçalarsa 30 litre 4 kişilik ailede 120 litre olur Çevremdekilerin diş fırçalarken macunu fırçaya sürüp, ıslatmak için suyu açtıkları ve suyu kapatmadıkları idi. Bu çocuklarda daha yaygındı Ayrıca yutulan macunun flüorürden dolayı çocuklarda tehlike yaratması Doğru fırçalamada fırça ve macun ıslatılmamalıdır. Bu sorunlara çözüm bulmak için sulandırılmadan kullanacağımız su tasarrufu yaptıran, yutulmayan diş macunu yapmaktı. Sabunun sıvı yada köpük kullanımı var, macununda da olabilir. Köpük yapıcı dispanser pompalardan yararlanarak köpük macun yaptım. Macunun sulandırılmasında saf su kullandım. Çünkü su sağlıklı ve ucuzdu. Denemelerde macuna değişik ölçülerde saf su ekledim. En iyi sonuç 300 ml saf suda 16 gram macun oldu. Karışımı dispanser pompaya koydum ve köpük olarak çıkıyordu Direkt ağzıma götürüp fırçalama yapıyordum 3 dakika fırçaladıktan sonra 1 bardak su ile ağzımı çalkaladım. İşte elde etmek istediğim sonuç. Diş fırçalarken artık 1 bardak su kullanıyordum."
23 Şubat 2009 Pazartesi
Öğrencilerin Kaldığı Otelde Yangın!
Antalya'da Rus Okulu öğrencilerinin kaldığı 4 yıldızlı otelin çatı katında yangın çıktı. Can pazarının yaşandığı otelde, paniğe kapılıp kaldığı 4'üncü kattaki odasının penceresinden atlayan bir öğrenci öldü, 10 öğrenci de dumandan zehirlendi. 4 katlı otelin çatı katındaki ahşap bölmelerden birinde, şömineden sıçrayan kıvılcımlar nedeniyle çıkan yangın kısa sürede büyüdü. Rüzgarın da etkisiyle alevler çatıyı tamamen sararken, otel görevlileri hemen itfaiyeye haber verdi. Olay yerine çok sayıda itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi, görevliler ise tek tek odaları dolaşıp uyuyan öğrencileri dışarı çıkarmak için seferber oldu. Yataklarından kaldırılan öğrenciler, yangın çıktığını öğrenince koridorlarda büyük bir panik yaşandı. Uyku sersemi öğrenciler, bir anda merdivenlere hücum etti. Bu sırada 21 yaşındaki Rus Okulu son sınıf öğrenicisi Katsıaryna Padrez isimli kız, kaldığı 4'üncü kattaki odasının penceresinden aşağıya atladı. Beton zemine çakılıp ağır yaralanan Padrez ambulansla Antalya Medical Park Hastanesi'ne kaldırıldı. Ancak Padrez, yapılan tüm müdahalelere karşın kurtarılamadı. Kısa sürede olay yerine ulaşan 8 itfaiye ekibi yangına müdahale ederken, Ukrayna, Katar, Özbekistan ve Rus uyruklu öğrencilerle 2 öğretmen, polis ekipleri ve otel görevlileri tarafından dışarıya çıkarıldı. Dumandan zehirlenen 10 öğrenciye ambulanslarda oksijen tedavisi uygulandı, diğerleri ise gözyaşları içerisinde otele yakın bir kafeye götürüldü, ardından da başka bir otele yerleştirildi. Yangın, ekiplerin yoğun çabası sonucu yaklaşık 3 saat sonra kontrol altına alınarak tamemen söndürülürken, otelin çatı bölümü tamamen yandı.