Ankara etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ankara etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Aralık 2009 Cumartesi

Bilişim Suçları ve Çözüm Önerileri Konulu Seminer


                Bugün 13:30 ile 17:30 arasında Pamukkale Üniversitesi’nde gerçekleştirilen seminerin konusu bilişim suçları ve bu suçlarla ilgili gerekli hukukî yaptırımları içeriyordu. Seminerin biz bilgisayar ve teknoloji ile ilgilenen bir grup için oldukça yararlı olduğunun kanaatindeyim. Çünkü hiçbirimiz çalışmalarda bulunduğumuz alanın hukukî yaptırımları hakkında bilgi sahibi olduğumuzu düşünmüyorum. Evet, bazı kulaktan dolma bir şeyler var ama bunları bu işin içindeki avukat ve bilirkişilerin anlatmaları bence çok güzel bir etkinlik oluşturdu. Ayrıca seminerde Ankara’da daha yeni faaliyet gösteren “Denizlim Derneği” yetkilileri de bulunuyordu. Seminerin büyük bir bölümünü bilişim alanında gerçekleşen ve gerçekleşmesi muteber olaylardan bahsedildi. Bol örnekli bol kahkahalı bir seminer geçirdik.

18 Mayıs 2009 Pazartesi

Derste Motivasyon Artırma Arayışı

Jale Tezer Koleji, anaokulu ve ilköğretimde “çift” öğretmenli sınıf eğitim sistemi ile motivasyonu artırmayı amaçlıyor.

Jale Tezer Koleji, Ankara'da ilk defa uygulanan bir sınıfta 2 öğretmen uygulaması ile başarıyı ve motivasyonu artırma arayışında. Jale Tezer Koleji'nde çift öğretmenli sistemde bir öğretmen dersi anlatırken diğer öğretmenin dikkati dağılan öğrencilerle ilgilenerek onların derse motive olmalarını sağlaması amaçlanıyor. Kolej yönetimi yaptığı açıklamada, çift öğretmen uygulamasının birebir iletişim, birebir ilgi anlamında öğrenci öğretmen iletişimin artıran bir yöntem olması sebebiyle Jale Tezer Koleji olarak anaokul ve ilköğretimde çok önem verilen bir uygulama olduğunu söyledi.

15 Mayıs 2009 Cuma

Samsunlu Öğrenciler Büyük Başarı...

Samsun Feza Berk Koleji'nin mucit öğrencileri Uluslararası Bilişim Olimpiyatı'nda dünya ikincisi oldu.

Ankara'da 5.'si düzenlenen E-BİKO '09 Uluslararası Bilişim Olimpiyatı'nda Feza Berk Koleji Öğrencileri Zeynep Celile Elmacı ve Edanur Tekcan, eğlenerek öğrenelim (Animasyon) kategorisinde Peri Bacaları'nın oluşumunu animasyonla anlatarak ikinciliğe layık görüldü. Kültür Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Teknoloji Tasarım ve Sanat Derneği ile Atlantik Eğitim Kurumları'nın ortaklaşa düzenlediği yarışmaya 35 ülkeden 5 bin 215 öğrenci katıldı. Genç bilişimcilerin, finale kalan 220 projesi jüri tarafından beğenildi. Feza Berk Koleji Yarışma Koordinatörü Ali Köksal, günümüzde insanın bilgiye ulaşmak ve onu en iyi şekilde kullanmak için çaba gösterdiğini, geleceğin toplumunda aranan kişinin bilgiyi en verimli şekilde kullanan kişi olacağını söyledi. Bilgisayarın, bilgiye ulaşmada ve bilgiyi kullanmada çok önemli bir işleve sahip olduğunu belirten Köksal, "Eğitim kurumlarında da bir öğretim aracı olarak kullanılan bilgisayar, bir tercih olmaktan çıkıp zorunluluk haline geldi. Bu yarışma, öğrencileri gelişen ve hızla ilerleyen teknolojiden, bilgisayar ve internet kültüründen haberdar etmek için düzenlendi. E-BİKO, eğitimde bilişim teknolojileri ve internet konusuna ilgi duyan, istekli ve üretici lise ve ilköğretim öğrencilerini teşvik etmek amacıyla düzenlenen bir yarışmadır." diye konuştu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, tebrik mesajı gönderdiği yarışmada konuşan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Türkiye'yi bilişim kültürüyle tanıştıracak gençleri gösterdiği başarılarından dolayı tebrik etti. Yıldırım, geleceğin bilişimle, bilişimin de gençlerle sağlanacağını kaydetti. Törene Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Bülent Gedikli, AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, milletvekilleri, TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Nüket Yetiş ve öğrenciler yanında çok sayıda davetli katılırken, ödüle layık görülen öğrencilere bilgisayar, ses sistemi, yazıcı, cep telefonu gibi hediyeler verildi.

Samsunlu Öğrenciler Büyük Başarı...

Samsun Feza Berk Koleji'nin mucit öğrencileri Uluslararası Bilişim Olimpiyatı'nda dünya ikincisi oldu.

Ankara'da 5.'si düzenlenen E-BİKO '09 Uluslararası Bilişim Olimpiyatı'nda Feza Berk Koleji Öğrencileri Zeynep Celile Elmacı ve Edanur Tekcan, eğlenerek öğrenelim (Animasyon) kategorisinde Peri Bacaları'nın oluşumunu animasyonla anlatarak ikinciliğe layık görüldü. Kültür Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Teknoloji Tasarım ve Sanat Derneği ile Atlantik Eğitim Kurumları'nın ortaklaşa düzenlediği yarışmaya 35 ülkeden 5 bin 215 öğrenci katıldı. Genç bilişimcilerin, finale kalan 220 projesi jüri tarafından beğenildi. Feza Berk Koleji Yarışma Koordinatörü Ali Köksal, günümüzde insanın bilgiye ulaşmak ve onu en iyi şekilde kullanmak için çaba gösterdiğini, geleceğin toplumunda aranan kişinin bilgiyi en verimli şekilde kullanan kişi olacağını söyledi. Bilgisayarın, bilgiye ulaşmada ve bilgiyi kullanmada çok önemli bir işleve sahip olduğunu belirten Köksal, "Eğitim kurumlarında da bir öğretim aracı olarak kullanılan bilgisayar, bir tercih olmaktan çıkıp zorunluluk haline geldi. Bu yarışma, öğrencileri gelişen ve hızla ilerleyen teknolojiden, bilgisayar ve internet kültüründen haberdar etmek için düzenlendi. E-BİKO, eğitimde bilişim teknolojileri ve internet konusuna ilgi duyan, istekli ve üretici lise ve ilköğretim öğrencilerini teşvik etmek amacıyla düzenlenen bir yarışmadır." diye konuştu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, tebrik mesajı gönderdiği yarışmada konuşan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Türkiye'yi bilişim kültürüyle tanıştıracak gençleri gösterdiği başarılarından dolayı tebrik etti. Yıldırım, geleceğin bilişimle, bilişimin de gençlerle sağlanacağını kaydetti. Törene Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Bülent Gedikli, AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, milletvekilleri, TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Nüket Yetiş ve öğrenciler yanında çok sayıda davetli katılırken, ödüle layık görülen öğrencilere bilgisayar, ses sistemi, yazıcı, cep telefonu gibi hediyeler verildi.

Samsunlu Öğrenciler Büyük Başarı...

Samsun Feza Berk Koleji'nin mucit öğrencileri Uluslararası Bilişim Olimpiyatı'nda dünya ikincisi oldu.

Ankara'da 5.'si düzenlenen E-BİKO '09 Uluslararası Bilişim Olimpiyatı'nda Feza Berk Koleji Öğrencileri Zeynep Celile Elmacı ve Edanur Tekcan, eğlenerek öğrenelim (Animasyon) kategorisinde Peri Bacaları'nın oluşumunu animasyonla anlatarak ikinciliğe layık görüldü. Kültür Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Teknoloji Tasarım ve Sanat Derneği ile Atlantik Eğitim Kurumları'nın ortaklaşa düzenlediği yarışmaya 35 ülkeden 5 bin 215 öğrenci katıldı. Genç bilişimcilerin, finale kalan 220 projesi jüri tarafından beğenildi. Feza Berk Koleji Yarışma Koordinatörü Ali Köksal, günümüzde insanın bilgiye ulaşmak ve onu en iyi şekilde kullanmak için çaba gösterdiğini, geleceğin toplumunda aranan kişinin bilgiyi en verimli şekilde kullanan kişi olacağını söyledi. Bilgisayarın, bilgiye ulaşmada ve bilgiyi kullanmada çok önemli bir işleve sahip olduğunu belirten Köksal, "Eğitim kurumlarında da bir öğretim aracı olarak kullanılan bilgisayar, bir tercih olmaktan çıkıp zorunluluk haline geldi. Bu yarışma, öğrencileri gelişen ve hızla ilerleyen teknolojiden, bilgisayar ve internet kültüründen haberdar etmek için düzenlendi. E-BİKO, eğitimde bilişim teknolojileri ve internet konusuna ilgi duyan, istekli ve üretici lise ve ilköğretim öğrencilerini teşvik etmek amacıyla düzenlenen bir yarışmadır." diye konuştu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, tebrik mesajı gönderdiği yarışmada konuşan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Türkiye'yi bilişim kültürüyle tanıştıracak gençleri gösterdiği başarılarından dolayı tebrik etti. Yıldırım, geleceğin bilişimle, bilişimin de gençlerle sağlanacağını kaydetti. Törene Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Bülent Gedikli, AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, milletvekilleri, TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Nüket Yetiş ve öğrenciler yanında çok sayıda davetli katılırken, ödüle layık görülen öğrencilere bilgisayar, ses sistemi, yazıcı, cep telefonu gibi hediyeler verildi.

30 Mart 2009 Pazartesi

"Öğrenci Yok Dolduramayız"

Ankara'da düzenlenen ulusalcı organizasyonlara rektörü olduğu üniversitenin öğrencilerini götüren Haberal, eylemleri de üniversitenin tatil günlerine göre belirlemiş.

Ergenekon silahlı terör örgütü soruşturması kapsamında hazırlanan ikinci iddianameye göre, Başkent Üniversitesi Hastanesi'nin başhekimi Prof. Dr. Mehmet Haberal, örgüt üyeleriyle birlikte parti kurma çalışmalarında bulunmuş.
Ergenekon soruşturmasında tutuklanan emekli Orgeneral Şener Eruygur, Hurşit Tolon, Doğu Perinçek ile eski milletvekili Kamran İnan ve eski Bakan Ufuk Söylemez ile sık sık gizli toplantılarda buluşarak, AK Parti'yi bölmek için strateji belirlemiş. Milli İktidar Harekâtı (MİH) adı altında oluşturulan yapılanma çerçevesinde toplantılar düzenleyen Haberal, oluşumun başına geçmeyi düşünüyormuş. Ankara'da düzenlenen ulusalcı organizasyonlara rektörü olduğu üniversitenin öğrencilerini götüren Haberal, eylemleri de üniversitenin tatil günlerine göre belirlemiş. 13 Şubat 2008'de Ali E. ve Mümtaz S.'nin Şener Eruygur'la yaptığı görüşmede Haberal'ın söyledikleri şu sözlerle aktarılıyor: "O yarın 17'yle ilgili olarak Haberal diyor ki. Onu diyor pazartesiye alsanız diyor, çünkü öğrenci yok, dolduramayız orayı diyor. Yoksa nakilde bir sorun yok diyor. Yarın sabahleyin bunu bir görüşüp de diğerleriyle yani onlar açısından bir sorun yoksa pazartesi alalım. Televizyonda Haberal diyor ki o gün öğrenci yok, bir şey yok diyor. Bunu pazartesiye alsanız diyor." CHP'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Başkent Üniversitesi'nin televizyonu olan Kanal B'de katıldığı canlı yayında sunucunun, "Sizi başkan seçmek için her türlü p...tluğu yapma talimatı aldık." demesi Mehmet Haberal'ı tekrar gündeme getirmişti. Program sayesinde Kanal B'nin sahibi olan Haberal'ın, AK Parti'nin oylarının büyük şehirlerde bölünmesi için çalışanlarına talimat verdiği ortaya çıkmıştı. Haberal'ın siyasete farklı yollarla müdahalesi bunlarla da sınırlı değil. Şimdi ismi Ergenekon terör örgütü zanlılarıyla anılan Haberal, Bülent Ecevit'e de 'iş göremez' raporu verdiği iddialarıyla gündeme gelmişti.

23 Mart 2009 Pazartesi

Burs Sayısı Arttırılıyor

Rusya Federasyonu, 2009 yılında Rusya'daki seçkin yüksek eğitim kurumlarında daha çok Türk vatandaşının ücretsiz olarak okuyabilmesi için verilen burs sayısının arttırılmasına yönelik karar verdi.

Rusya Federasyonu Türkiye Büyükelçiliği'nden yapılan açıklamada, son yıllarda özellikle Türk gençliğinin, Rus dilinin öğrenilmesi ve Rusya'da eğitim görülmesine karşı son derece büyük ilgi duyduğunun gözlemlendiği belirtilerek, “Bu bağlamda 2009 yılında Rusya Federasyonu Hükümeti, Rusya'daki seçkin yüksek eğitim kurumlarında daha çok Türk vatandaşının ücretsiz olarak okuyabilmesi için verilen burs sayısının arttırılmasına yönelik karar almıştır. Bu yıl ilgili amaçlara Rusya Federasyonu tarafından 50 burs verilmiştir. Bu rakam, Rusya'yı Türk öğrencilerine aynı imkanı sağlayan devletler arasında ilk sıralara çıkartmaktadır” açıklamasında bulunuldu. 17-18 Mart 2009 tarihleri arasında Ankara'da; Rus devlet yüksek eğitim kurumlarında eğitimlerine devam etmek isteyen Türk öğrencileri için sınav yapıldığı kaydedilen açıklamada, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından daha önce yapılan ilk sınav turundan sonra seçilen 150 kişinin son sınava girmek hakkını kazandığı, sınavda en iyi sonuçları gösteren 50 öğrencinin burs kazandığı belirtildi.
Bur kazanan 50 kişiden 8'inin Rusya'nın en seçkin üniversitelerinin master bölümlerinde, 8 kişinin doktora, 34 kişinin de Rus dili bölümlerinde ücretsiz olarak okuyacakları bildirildi.
Açıklamada, Türk öğrencilerinin okuyacakları Rus üniversiteleri arasında, dünyaca tanınan San-Petersburg Devlet Üniversitesi, Rusya Milletlerarası Dostluk Üniversitesi, Moskova Devlet Pedagoji Üniversitesi, Kursk Devlet Üniversitesi ve ayrıca Orel ve Lipetsk şehirlerinde bulunan üniversitelerin bulunduğu kaydedildi.
Açıklamada, Rus-Türk ilişkilerinin önemli parçası olan eğitim alanındaki karşılıklı yarar sağlayan işbirliğini daha çok geliştirmek yönünde adımlar atılacağının da altı çizildi.

12 Mart 2009 Perşembe

Lisans Tamamlama Yaygınlaşıyor...

ilahiyat fakültelerinde lisans tamamlama programları yaygınlaştırılıyor.

Daha önce Ankara Üniversitesi'nde başlatılan uygulama YÖK'ün kararına göre Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi bünyesinde devam ettirilecek. Lisans tamamlamaya ilişkin bir sonraki uygulama Fırat Üniversitesi'nde olacak. 2 yıllık program mezunlarının 4 yıllık ilahiyat programını bitirme imkanına kavuşacağı bu programla 40 bin kişi lisans diplomasına sahip olabilecek.

'Kampüs Liseler' Kuruluyor...

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), birkaç lise türünün bir arada bulunduğu mesleki teknik ağırlıklı "lise kampüsleri" kurmaya başladı.

Bursa'da iki kampüsle başlatılan pilot proje, İstanbul, Ankara, İzmir, Gaziantep, Kahramanmaraş, Adana ve Kayseri'de deuygulanacak. MEB Müsteşar Yardımcısı Abdussamet Arslan, yaptığı açıklamada, üniversite kampüslerinin benzerlerinin liseler için de kurulmasını planladıklarını bildirdi. Bu çerçevede pilot proje uygulamasının başlatıldığını ifade eden Arslan, kampüslerde mekanlardan ve öğretmenlerden ortak yararlanılmasının verimlilik ve tasarruf açısından büyük avantaj sağlayacağını belirtti. Arslan, "kampüs lise" uygulamasının başlatılma nedenlerini şöyle anlattı: "Aslında kampüs lise projesi otomatik olarak ortaya çıktı. Özellikle şehir merkezlerinde, ilköğretim kademesinde okul ihtiyacını karşılayamıyoruz, çünkü arsa bulamıyoruz. Aslına bakarsanız buralarda okul yok mu? Var. Yetiyor mu? Biz memnun değiliz. Eskiden 60 kişilik sınıflarda ders görülüyordu. Bizim amacımız, bunu maksimum 30 kişiye indirmek. Bunun için de ekstra derslik yapmak gerekiyor. Ankara'nın, İstanbul'un merkezlerini düşünün. Şuraya ilköğretim okulu yapmak istesem yer bulabilir miyim? Bu imkansız. Mesela Ankara'daki Sarar İlköğretim Okulunun sınıf mevcudu 50 ise oranın mevcudunu 30'a düşürmek için ek derslik yapmak lazım, onun için de bana yer lazım. Yer bulamayınca biz de şöyle bir formül ürettik: Şehir merkezinde bulunan ortaöğretim kurumlarını şehrin dışına taşıyalım, arsa bulabildiğimiz yerlere, o ortaöğretim kurumlarını da ilköğretim okulu yapalım. Çünkü bizim için ilköğretim okulu ve okul öncesi eğitimin özelliği, çocuk evinden çıktığı zaman okula yürüyerek gidip yürüyerek gelebilmeli. Servis olmamalı. İlköğretim bunu gerektirir. Okul öncesi de aynı şekilde. Ortaöğretim öğrencisi ise otobüse, dolmuşa binebilir, kendi başına gidip gelebilir. Onun için ortaöğretimi şehir dışına taşımakta bir mahsur yok."Bunun yanı sıra personel istihdamında da sorun yaşandığını anlatan Arslan, bazı okullarda bir öğretmenin girdiği ders sayısının az olmasına karşın bazı okullarda ise tam tersi durum yaşandığını kaydetti. Özellikle müzik, beden eğitimi gibi derslerde öğretmenlerin diğer okullarda da derse girmesinin öğretmen sıkıntısını gidereceğini belirten Arslan, "Böyle bir modelde öğretmeni daha etkin kullanabileceğiz. Personel ve öğretmen ihtiyacını alt seviyeye düşüreceğiz. Örneğin bir kampüsün içinde dört ayrı okul olsa, kız meslek lisesi, endüstrimeslek lisesi, ticaret meslek lisesi, düz lise veya Anadolu lisesi, bu okullarınher biri için ayrı ayrı müzik, beden eğitimi veya bir başka branş öğretmeni olması yerine tümü için belki iki-üç öğretmenle yetinilecek" dedi. Kampüs modelinde cari giderlerin de en aza indirileceğini vurgulayan Arslan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Mevcut durumda temizlik, çevre ve yan tesislerle ilgili sorunlarımızvar. Biz her öğrencimizin spor yapmasını istiyoruz ama spor tesisleri ihtiyacıkarşılamaktan uzak. Çünkü şu anda bizim için birinci öncelik derslik ama böylebir kampüste yapacağınız spor tesisi ortak kullanılır. Bizde maalesef idarecilerde şöyle bir sıkıntı var: Bir mahalledeki lisedespor salonu vardır, bir başka okulun oradan faydalanmasında genellikle sıkıntı çıkarırlar. Neden? Buranın ısınmasını, elektriğini, suyunu o lise karşılıyor,öbürleri yararlanıyor. Kampüs modelinde böyle sıkıntılar olmaz. Yan tesisler,araç gereçler ortak kullanılır."Arslan, bu kampüslerde, bulundukları illerdeki sanayinin ihtiyaç duyduğuokul türlerinin yer alacağını kaydetti. Buralarda genellikle endüstri meslek, kızmeslek, ticaret ve düz lise türlerinin bulunacağını ifade eden Arslan, bundandolayı kampüslerin mesleki teknik ağırlıklı olacağını bildirdi. Kampüslerde spor kompleksleri, kütüphaneler, internet erişim yerleri, laboratuvarlar, atölyeler, personel için kreş, lojman ve park yerleri bulunacağını ayrıca bir sağlık birimide yapılacağını kaydeden Arslan, "Sağlık Bakanlığı ile temasa geçerek, buralarda sağlık il müdürlüklerinden uzman hekim olmasa bile bir pratisyen hekim bulunmasını sağlayacağız" diye konuştu. Mesleki ve teknik eğitimde okullaşma oranlarının arttığını belirten Arslan, bu alanda okul sayısında eksiklik bulunduğunu söyledi. Arslan, 2010'dan itibaren genel lise binalarından uygun olanların meslek lisesine dönüştürülerek, bu okulların yanına atölyeler ilave edileceğini bildirdi. KAMPÜS YAPILACAK İLLER Abdussamet Arslan, "kampüs lise" uygulamasının Bursa'nın Yıldırım ve Nilüfer ilçelerinde başladığını bildirdi. Arslan, kampüs lise yapmak için özellikle endüstrinin yoğun olduğu büyük şehirlerin tercih edildiğini belirtti. Kahramanmaraş ve Gaziantep'te de birer kampüs kurma çalışmalarının devam ettiği bilgisini veren Arslan, İstanbul'da Avrupa ve Anadolu yakasında olmak üzere iki, Ankara'da, Adana ve Kayseri'de de birer kampüs inşa edilmesinin planlandığını kaydetti.

5 Mart 2009 Perşembe

Ankara Üni. "Latin Amerika" Merkezi...

Ankara Üniversitesi ile Havana Üniversitesi arasında Latin Amerika Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Merkezi kurulmasına ilişkin protokol imzalandı.

Ankara Üniversitesi ile Havana Üniversitesi arasında Ankara Üniversitesi bünyesinde Latin Amerika Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Merkezi kurulmasına ilişkin protokol imzalandı. Ankara Üniversitesi 100. Yıl Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen imza töreninde konuşan Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemal Taluğ, Küba'nın yurtdışında Atatürk heykeli bulunan tek ülke olduğunu kaydederek, Havana Üniversitesi ile böyle yakın işbirliği gerçekleştirmekten mutluluk duyduklarını ifade etti. İmzalanan protokolle genel akademik alanda işbirliği yapılmasının hedeflendiğini ve bu çerçevede iki üniversite arasında öğretim üyesi, öğrenci değişimi ve ortak projeler gerçekleştirilmesinin öngörüldüğünü anlatan Taluğ, ayrıca Ankara Üniversitesi bünyesinde Latin Amerika Çalışmaları Araştırma Uygulama Merkezi kurulmasının amaçlandığını bildirdi. Söz konusu merkezin kurulmasına ilişkin çalışmanın YÖK'e sunulduğunu belirten Taluğ, Havana Üniversitesinin bu merkeze eleman göndererek, destek sağlayacağını kaydetti. "Latin Amerika'nın anahtarının Küba olduğunu" belirten Taluğ, "Küba, Latin Amerika'nın girişidir, köprüsüdür. Türkiye'de ilk kez kurulacak böyle bir merkezin güçlenmesinde kendilerinden çok büyük yardım alacağımızı biliyorum, teşekkür ediyorum" dedi. Taluğ, Havana Üniversitesinde Türk Dili ve Kültürü Anabilim Dalı açıldığını, bunu heyecanla ve coşkuyla karşıladıklarını dile getirerek, "Burada atacağımız tohum, hem Ankara'da hem de Havana'da yeşillenerek iki ülke arasındaki ilişkiye katkıda bulunacaktır" diye konuştu. Havana Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ruben Zardoya da "Atatürk'ün ülkesinde bulunmaktan mutluluk duyduğunu" dile getirdi. Zardoya, protokolün iki ülke arasındaki ilişkiye katkıda bulunacağını söyledi. Rektör Zardoya, ayrıca "Küba'da Yükseköğretimin Evrenselleştirilmesi" konulu bir konferans verdi.

4 Mart 2009 Çarşamba

6 bin 500 Sözleşmeli Öğretmen Atanacak

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik 6 bin 500 sözleşmeli öğretmen ataması gerçekleştireceklerini ve başvuruların yarın başlayacağını bildirdi.

Çelik, kısa bir süre önce kadrolu öğretmen ataması gerçekleştirdiklerini, başvuruları yarın başlamak üzere 19 Mart'ta 6 bin 500 sözleşmeli öğretmen ataması daha yapacaklarını bildirdi. Çelik, "5-19 Mart tarihleri arasında atama bekleyen arkadaşlarımızı müracaatlarını yapmaları için şimdiden davet ediyor, çağrıda bulunuyorum. Ankara, İzmir, Muğla, Antalya, Uşak, Mersin, Niğde, Nevşehir, Bartın ve Karabük hariç olmak üzere 71 vilayete 4-B kapsamında 6 bin 500 sözleşmeli öğretmen atayacağız" dedi. Bakanlık olarak Ağustos ve Kasım aylarında da yeni atamalar yapacaklarını anlatan Çelik, 2009 yılındaki atamaları 4 ayrı dönemde gerçekleştirerek tamamlamış olacaklarını kaydetti.

26 Şubat 2009 Perşembe

Eğitim Çalışanlarından Protesto...

Türk Eğitim-Sen üyesi bir grup, "Biraz huzur istiyoruz" sloganıyla Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) önünde protesto gösterisi yaptı.

Türkiye genelinde eş zamanlı başlayan protesto gösterileri çerçevesinde, MEB önünde toplanan eğitim çalışanları ellerinde taleplerini dile getiren dövizlerle bir süre "One minute, çalışana kulak ver", "One minute, çalışana sahip çık", "Sözleşmeli kölelik istemiyoruz", "Çelik, Çelik, ne sabır kaldı ne metelik" sloganları attı. Daha sonra Türk Eğitim-Sen Ankara şubeleri adına Ankara 2 No'lu Şube Başkanı Server Bilge basın açıklaması yaptı. "Ülkenin geleceğini inşa eden eğitimciler olarak huzurlu olmadıklarını" dile getiren Bilge, "Bir yanda yaşadığımız zorluklar, diğer yanda sorumluluk makamında oturanların duyarsızlığı biz eğitim çalışanlarını ümitsizliğe sevk etmektedir" dedi. Bilge, sözlerini şöyle sürdürdü: "Özellikle son 6 yıldır yaşadıklarımızdan, MEB'in ve YÖK'ün eğitim çalışanlarına karşı olumsuz bakışından rahatsızız. Çağ atladığı ifade edilen eğitimimizde eğitim çalışanlarının mutsuz ve huzursuz kılınmasından rahatsızız." Bilge, atamayı bekleyen 200 bin öğretmen adayının artık umutlarının kalmadığını, ek dersleri hesaplanma yöntemi nedeniyle öğretmenlerin neredeyse ek ders ücreti alamaz hale geldiğini, "Bu dönemde çıkarılan yönetmeliklerle eğitim çalışanlarının aile bütünlüğünün bozulduğunu" ileri sürdü.

25 Şubat 2009 Çarşamba

Bir Yılda 5 Kitap!...

Ankara'da yapılan araştırmada üniversite öğrencilerinin yüzde 46'sının bir yıl içinde en fazla 5 kitap okuduğu belirlendi.

Erzurum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü öğretim üyeleri Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Odabaş ve Yrd. Doç. Dr Coşkun Polat ile Ankara Üniversitesi Sosyoloji bölümü araştırma görevlisi Yonca Odabaş tarafından yapılan ''Üniversite Öğrencilerinin Okuma Alışkanlığı: Ankara Üniversitesi Örneği'' konulu bilimsel çalışmada, üniversite öğrencilerinin yeterli okuma alışkanlığına sahip olmadığı tespit edildi. Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Odabaş, bilimsel çalışmalarında Ankara Üniversitesi'nde eğitim gören 153'ü kız 304 öğrenciyle yaptıklarını, bu öğrencilerin 151'nin fen, 153'ünün de sosyal bilim eğitimi gördüğünü söyledi. ÜNİVERSİTELİ BİLE OKUMUYOR Yılda okuduğu kitap sayısı 5'i geçmeyen az, 6 ile 11 kitap arasında okuyanların orta, 12'yi aşan kitap okuyanların ise çok okuyan okur tipi olarak nitelendirildiğini ifade eden Odabaş, yaptıkları çalışmada, üniversite öğrencilerin yüzde 46'sının bir yıl içinde en fazla beş kitap okuduklarını belirlediklerini söyledi. Öğrencilerin yüzde 4.5'inin hiç kitap okumadıklarını beyan ettiklerini anlatan Odabaş, ''Öğrencilerin sadece yüzde 11'i üst düzey okuma alışkanlığına sahip olduğunu belirledik. Orta düzey kitap okuma alışkanlığına sahip öğrenci oranı ise yüzde 38.5 oldu'' şeklinde konuştu. KIZ-ERKEK FARKI YOK AMA Kız ve erkek öğrenciler arasında da kitap okuma oranı açısından anlamlı bir fark bulmadıklarına dikkati çeken Odabaş, ''Alt düzey ve orta düzey okuma alışkanlıklarında erkek ve kız öğrenciler arasında erkeklerin daha az okuduklarının gösteren bir ilişkinin varlığından söz edilebilir. Ayrıca bir yıl içinde hiç okumayan erkek öğrenciler, kız öğrencilerden yarı yarıya fazladır'' şeklinde konuştu. OKUMAYA AYRILAN SÜRE Çalışmada, öğrencilerin günlük okumaya ayırdıkları süreyi de belirlediklerini ifade eden Odabaş, öğrencilerin yüzde 14'nün okuma için günlük 2 saatten fazla zaman ayırdıklarını belirtti. Üniversite öğrencilerinin yüzde 35'nin okumaya 1-2 saat, yüzde 38'nin yarım saat ila 1 saat arasında, yüzde 13'nün de en fazla yarım saat ayırdıklarını söyledi. Odabaş, çalışmada sosyal bilim öğrencilerinin fen bilim öğrencilerine göre daha fazla okumaya süre ayırdıklarını da kaydetti. ENGELLER Yaptıkları bilimsel çalışma için düzenledikleri ankette öğrencilere okuma alışkanlığı kazanma ve bu alışkanlığı sürdürme konusunda karşı karşıya kaldıkları en önemli engelin ne olduğu da sorduklarını kaydeden Odabaş, şunları söyledi: ''Öğrencilerin yüzde 34.5'i bir işte çalışıyor olmaları nedeniyle okuyamadıklarını belirtmişlerdir. Kitap pahalılığı ve gelir düşüklüğü nedeniyle okumalarına engel olarak ekonomik koşulları ileri süren öğrencilerin oranı ise yüzde 15'dir. Ama çalışmamızda sosyoekonomik bakımdan orta üstü ve üst sıralarda yer alan öğrencilerin 6 ve üzeri kitap okuyanların orta altı sosyoekonomik düzeyli öğrencilerden daha düşük bir okuma alışkanlığına sahip olması dikkate değer bir durumdur. 12'den çok kitap okuyan öğrenci grubuna bakıldığında ise sosyoekonomik bakımdan alt ve üst sıralarda yer alan öğrencilerin sosyoekonomik bakımdan orta altı ve orta üstü gruba göre oldukça düşük okuma yüzdesine sahip olduğu görülmektedir. Ancak alt ve üst gelir grubunun oldukça yakın değerlere sahip olması okuma davranışı konusunda sosyoekonomik koşulların öğrenciler arasında derin bir farka neden olmadığını göstermektedir.'' ÖĞRENCİLERİN KÜTÜPHANE KULLANMA KONUSUNDAKİ TUTUMLARI Üniversite öğrencilerinin yüzde 3.5'inin her gün, yüzde 15.5'inin ise hafta bir kütüphane gittiğini belirlediklerini söyleyen Odabaş, öğrenciler arasında her ay kütüphaneye gidenlerin oranının yüzde 16, nadiren gidenlerin oranın ise yüzde 64 olduğunu ifade etti. Öğrencilerin yüzde 72'sinin kütüphanelerden yılda en fazla üç kitap ödünç aldığını da kaydeden Odabaş, sadece yüzde 1.5'inin yıl içinde 16'dan fazla kitap aldığını belirtti.