Sınıf Öğrencisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sınıf Öğrencisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Nisan 2009 Çarşamba

ÖSS'ye Hipnoz Ederek Hazırlıyor...

Hipnoz uzmanı Dr. Nihat Uysal, ÖSS, SBS gibi sınavlara hazırlananları hipnoz seanslarıyla sınava hazırlıyor.

Hipnozun insanın beyninde bulunan birçok pencereden birinden içeri girerek çeşitli telkinlerde bulunmak olduğunu belirten Dr. Nihat Uysal, "Bu telkinler sayesinde hayati öneme sahip şeyleri hipnoz olanlara dikte ediyoruz. Yani bu duruma bilinçli bir bilinçsizlik hali diyebiliriz. Kişinin korkularından yavaş yavaş ayrıştığını telkin ediyoruz. Bu korkular sınav korkusu olabilir, heyecan olabilir, yanlış yapacağım kaygısı olabilir. Biz seanslarımızda bu korkuları birer uçan balona koyup uçuruyoruz ve bu balonlar uçtukça kişideki korku, kaygı gibi duygular yavaş yavaş azalıyor" dedi. Kendisine en çok gençlerin başvurduğunu da dile getiren Nihat Uysal, "Gençlerin gelme sebebi ise SBS, ÖSS, KPSS gibi sınavlara girmeden önce korku ve kaygılarını yok etmek. Biz bu gençlere yaptığımız seanslarda bu sınava binlerce kez girdiklerini söylüyoruz ve hipnozla bu sınavları kendisine tekrar yaşatıyoruz. Sınava girmeden 3-4 seans önce bu telkinleri veriyoruz ki kişi sınava girdiğinde korkuya kapılmasın. Örneğin bu telkinlerimizle öğrencinin soruyu ve doğruyu görme oranını 10'a katlayabiliyoruz. Bu sayede soruyu bütün halde görebiliyor ve doğru cevabı daha kolay bulabiliyor" şeklinde konuştu. Hipnozla başarı oranının yüzde 95-98 seviyelerinde olduğunun da altını çizen Uysal, "Örneğin 7. sınıf öğrencisi bir kızımız geldi. Sınava girdiğinde herkesin korkudan ağladığını ancak kendisinin daha önce bu sınavı yaşadığını ve bu nedenle çok sakin olduğunu anlattı. Çünkü biz kendisine hipnozla bu sınavı daha önce yaşattık. Böyle öğrenciler teşekkür için sonradan bana çok geliyor. Ama şunu belirtmek isterim hipnoz olmayan bilgiyi artırmaz. Sadece olanı yüzeye çıkarır" şeklinde ifade etti.

24 Şubat 2009 Salı

Zorunlu Din Dersinde Flaş Karar

Antalya 3. İdare Mahkemesi, zorunlu din dersi konusunda flaş bir karara imza attı. İşte mahkemenin verdiği karar...

Antalya 3. İdare Mahkemesi, bir çiftin 5. sınıf öğrencisi kız çocuklarının Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinden muaf tutulması istemiyle açtığı davada, uygulamanın öğrenci lehine yürütmesini durdurdu. Antalya'da yaşayan M.A.D. ile D.D. çiftinin Muratpaşa ilçesindeki bir ilköğretim okulunun 5. sınıfında eğitim gören kız çocukları S.D'nin zorunlu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinden muaf tutulması istemiyle açtıkları davada, Antalya 3. İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı verdi. Muratpaşa Kaymakamlığı aleyhine açılan davada Avukat Nusret Gürgöz, S.D'ye eğitim gördüğü ilköğretim okulunda ailesinin iradesine, dini inançlarına ve felsefi görüşlerine aykırı biçimde dinsel eğitim verildiğini, davalı idarenin işleminin hukuka aykırı olduğunu savundu. Gürgöz, dava dilekçesinde, Anayasa'nın 24. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Herkes vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir” hükmü ile dördüncü fıkradaki, “Din ve ahlak eğitimi ve öğretimi ilk ve orta öğretim kurumlarında okutulan zorunlu dersler arasında yer alır. Bunun dışındaki din öğretimi, ancak kişilerin kendi isteğine, küçüklerin de kanuni temsilcilerinin talebine bağlıdır” hükmünü hatırlattı. Gürgöz, dilekçesinde, Milli Eğitim Temel Kanunu çerçevesinde laiklik ilkesinin esas olduğunu, Din Kültürü ve Ahlak Öğretimi'nin de ilköğretim okulları, lise ve dengi okullarda okutulan zorunlu dersler arasında yer aldığına işaret etti. Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunması Sözleşmesi'nin 9. maddesine dilekçesinde yer veren ve Anayasa'nın bu çerçevede, “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir” kararına işaret eden Nusret Gürgöz, Eğitim ve Öğretim Yüksek Kurulu Başkanlığı'nın 1990 yılında aldığı kararla, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu Hristiyanlık ve Musevilik dinlerine mensup öğrencilerin zorunlu din dersine girmeleri zorunluğunun bulunmadığını bildirdi. Bu kararla, zorunlu din dersinden İslam dinine mensup olmayanların muaf tutulmasının amaçlandığını, herhangi bir dine mensup olmayan kişilerin de çocuklarının bu muafiyet kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirten Gürgöz, benzer bir davada Antalya 2. İdare Mahkemesi'nce 2007 yılında verilen uygulamanın iptali kararı ile Danıştay'ın bu karara yönelik onamasını hatırlattı. Gürgöz, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin de benzer istemle açılan bir davada Türkiye'yi kusurlu bulduğunu da anımsattı. “İÇSEL ÇATIŞMA VE SINIFTA KALMA RİSKİ” Davacı çiftin çocuklarına bu dersten not verildiğini, öğrencinin içsel çatışma yaşayarak dersi algılamakta zorlandığını iddia eden Gürgöz, dilekçesinde, “Öğrencinin sınıfta kalma riski vardır. İşlem hukuka açıkça aykırıdır. Bu nedenle telafisi güç zararlar oluşmuştur” ifadesine yer verdi. Gürgöz, davacı çiftin çocuklarına yönelik zorunlu din dersinin yürütmesinin durdurulmasını ve işlemin iptalini talep eti. Davalı Muratpaşa Kaymakamlığı da savunmasında, zorunlu dersler arasında yer alan Din Kültürü ve Ahlak Öğretimi'nden sadece Türk vatandaşı Hristiyan ve Musevilik dinine mensup olanların muaf olduğunu, davacı öğrencinin bu muafiyet kapsamı dışında kaldığını öne sürerek, davanın reddedilmesini talep etti. MAHKEMENİN KARARI Zorunlu din dersinin yürütmesinin durdurulması istemine yönelik kararı veren Antalya 3. İdare Mahkemesi, gerek Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 24. maddesi, gerekse İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmesi'nin 9. madde hükümlerinin herkesin dini inancını ve özgürlüğünü koruduğunu ifade etti. Eğitim ve Öğretim Yüksek Kurulu Başkanlığı'nın 9 Temmuz 1990 tarihli kararla, ilk ve orta öğretim okullarında İslam dini öğretimine yönelik okutulan Din Kültürü ve Ahlak Öğretimi dersinden İslam dinine mensup olmayanların muaf tutulduğunu belirten mahkeme heyeti, “Herhangi bir dine mensup olmayan kişilerin velisi oldukları çocuklarının da bu muafiyet kapsamında değerlendirilmesinin ilgili yasal düzenlemeler ve bu düzenlemelerin amacına uygun olacağı açıktır” görüşüne hükmetti. Mahkeme heyeti, zorunlu din dersi uygulamasının davacı öğrenci yönünden yürütmesinin durdurulmasına karar vererek, kararına ilişkin şu tespitlerde bulundu: “Davalı idareye yaptıkları başvuruda veya dava dilekçesinde, okulda zorunlu olarak okutulan Din Kültürü ve Ahlak Öğretimi dersinin dini ve felsefi inançlarına uygun olmadığını belirten davacıların herhangi bir din mensubu olduğuna bakılmaksızın, temel hak ve hürriyetlerden olan dini inanç özgürlüğünün uygulanması kapsamında çocuğunun zorunlu sayılan dersten muaf tutulması gerektiği sonucuna varıldığından, bu istemin reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden, yürütmesinin durdurulmasına oy birliğince karar verilmiştir.” Avukat Nusret Görgöz yaptığı açıklamada, müvekkillerinin Alevi inancına mensup bir aile olduğunu belirterek, ilgili yasalar ve uluslararası sözleşmelere uygun olarak Antalya 3. İdare Mahkemesi'nin herhangi bir inanca bakılmaksızın zorunlu din dersinin yürütmesini 5. sınıf öğrencisi S.D. lehine durduğunu bildirdi. Farklı dini inancı olan ya da dini inancı bulunmayan vatandaşların zorunlu din eğitime alınamayacağını kaydeden Gürgöz, “Karar emsal teşkil ediyor. Zorunlu din dersinden muaf olmak isteyenler dava açsın” dedi. Gürgöz, kararın Türkiye'de bu yönde verilen 6-7 karardan biri olduğunu söyledi.

23 Şubat 2009 Pazartesi

Öğrencilerin Kaldığı Otelde Yangın!

Antalya'da Rus Okulu öğrencilerinin kaldığı 4 yıldızlı otelin çatı katında yangın çıktı. Paniğe kapılıp 4'üncü kattaki odasının penceresinden atlayan bir öğrenci öldü.

Antalya'da Rus Okulu öğrencilerinin kaldığı 4 yıldızlı otelin çatı katında yangın çıktı. Can pazarının yaşandığı otelde, paniğe kapılıp kaldığı 4'üncü kattaki odasının penceresinden atlayan bir öğrenci öldü, 10 öğrenci de dumandan zehirlendi. 4 katlı otelin çatı katındaki ahşap bölmelerden birinde, şömineden sıçrayan kıvılcımlar nedeniyle çıkan yangın kısa sürede büyüdü. Rüzgarın da etkisiyle alevler çatıyı tamamen sararken, otel görevlileri hemen itfaiyeye haber verdi. Olay yerine çok sayıda itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi, görevliler ise tek tek odaları dolaşıp uyuyan öğrencileri dışarı çıkarmak için seferber oldu. Yataklarından kaldırılan öğrenciler, yangın çıktığını öğrenince koridorlarda büyük bir panik yaşandı. Uyku sersemi öğrenciler, bir anda merdivenlere hücum etti. Bu sırada 21 yaşındaki Rus Okulu son sınıf öğrenicisi Katsıaryna Padrez isimli kız, kaldığı 4'üncü kattaki odasının penceresinden aşağıya atladı. Beton zemine çakılıp ağır yaralanan Padrez ambulansla Antalya Medical Park Hastanesi'ne kaldırıldı. Ancak Padrez, yapılan tüm müdahalelere karşın kurtarılamadı. Kısa sürede olay yerine ulaşan 8 itfaiye ekibi yangına müdahale ederken, Ukrayna, Katar, Özbekistan ve Rus uyruklu öğrencilerle 2 öğretmen, polis ekipleri ve otel görevlileri tarafından dışarıya çıkarıldı. Dumandan zehirlenen 10 öğrenciye ambulanslarda oksijen tedavisi uygulandı, diğerleri ise gözyaşları içerisinde otele yakın bir kafeye götürüldü, ardından da başka bir otele yerleştirildi. Yangın, ekiplerin yoğun çabası sonucu yaklaşık 3 saat sonra kontrol altına alınarak tamemen söndürülürken, otelin çatı bölümü tamamen yandı.