15 Aralık 2009 Salı
Tatil İçin Bakanlıktan Açıklama...
Çubukçu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bugün bazı basın yayın organlarında "yarıyıl tatilinin öne çekileceğine" ilişkin haber yer aldığını anımsattı. Bakan Çubukçu, "yarıyıl tatilinin öne çekilmesinin şuan için söz konusu olmadığını" ifade etti. Bu arada, daha önce planlanan çalışma takvimine göre öğrenciler 25 Ocak-5 Şubat arasında yarıyıl tatili yapacak. Eğitim-öğretim yılının ikinci yarısı 8 Şubat 2010 Pazartesi günü başlayacak.
12 Aralık 2009 Cumartesi
KPSS İLE İLGİLİ KİTAPLAR (E-BOOK)
GENEL YETENEK Konu Anlatımı Örnek Çözümlü Soru 1-2 (Download için hemen tıkla!!!) (1.90MB)
GENEL YETENEK Konu Anlatımı Örnek Çözümlü Soru 3-4 (Download için hemen tıkla!!!)(1.70 MB)
GENEL YETENEK Konu Anlatımı Örnek Çözümlü Soru 5-6 (Download için hemen tıkla!!!)(1.67 MB)
Anayasa 100 adet soru (Download için hemen tıkla!!!) (0.01 MB)
KPSS karışık sorular (Download için hemen tıkla!!!) (10.20 MB)
KPSS deneme sınavı 9 (Download için hemen tıkla!!!) (0.12 MB)

Bu pakette Tarih,Coğrafya ve Vatandaşlık KPSS Eğitimleri bulunmaktadır.
http://rapidshare.com/files/248103367/ihtiya_.rar
Çeşitli Kaynaklar
Kpss Coğrafya
http://rapidshare.com/files/65755802/Kpss_Co_rafya.rar
Kpss Matematik
http://rapidshare.com/files/65759656/Kpss_Matematik.rar
Kpss Türkçe - Uluslararası İlişkiler - Vatandaşlık Bilgileri - İnkilap Tarihi
http://rapidshare.com/files/65765138/Kpss_Tuerk_e-Uluslararas__305____304_li__351_kiler-Vatanda__351_l__305_k-__304_nkilap_Tarihi.rar
Kpss Tarih - Kamu Yönetim
http://rapidshare.com/files/65759801/Kpss_Tarih_-_Kamu_Yoenetimi.rar
Kpss Maliye
http://rapidshare.com/files/65759112/Kpss_Maliye.rar
Kpss İktisat
http://rapidshare.com/files/65758829/Kpss__ktisat.rar
Kpss Hukuk
http://rapidshare.com/files/65758328/Kpss_Hukuk.rar
Kpss Eğitim Bilimleri
http://rapidshare.com/files/65758136/Kpss_E_itim_Bilimleri.rar
Kpss Yabancı Dil
http://rapidshare.com/files/65771031/Kpss_Yabanc__Dil.rar
2010 Haziranda yapılacak olan kpss sınavına hazırlana arkadaşlar için bir miktar soru ve yaprak test. Sorular gayet kaliteli bir şekilde hazırlanmış.
21 Ekim 2009 Çarşamba
Bilimsel Bir Makale Nasıl Yazılır ve Yayımlanır?

NASIL YAZILIR
VE YAYIMLANIR?
ROBERT A. DAY
‚EVÜRÜ
GÜLAY AŞKAR ALTAY
Bilimsel Bir Makale Nasıl Yazılır ve Yayımlanır?
Orjinal isim: An "ISI" Publication "How to Write and Publish A Scientific Paper"
Robert A. Day
TÜBİTAK Yayınları / Bilgi Dizisi
linkler: (3 alternatif)
http://www.turboupload.com/9nyztky5wvau/Bilimsel_Bir_Makale_Nasıl_Yazılır_ve_Yayımlanır_(kitap-indir.blogspot.com).pdf.html
http://www.2shared.com/file/8452745/f03653a3/Bilimsel_Bir_Makale_Nasl_Yazlr_ve_Yaymlanr__kitap-indirblogspotcom_.html
http://www.filefactory.com/file/a0hg982/n/Bilimsel_Bir_Makale_Nas_l_Yaz_l_r_ve_Yay_mlan_r_kitap-indir_blogspot_com_pdf
15 Ekim 2009 Perşembe
Bilimsel Bir Makale Nasıl Yazılır ve Yayımlanır?

NASIL YAZILIR
VE YAYIMLANIR?
ROBERT A. DAY
‚EVÜRÜ
GÜLAY AŞKAR ALTAY
Bilimsel Bir Makale Nasıl Yazılır ve Yayımlanır?
Orjinal isim: An "ISI" Publication "How to Write and Publish A Scientific Paper"
Robert A. Day
TÜBİTAK Yayınları / Bilgi Dizisi
linkler: (3 alternatif)
http://www.turboupload.com/9nyztky5wvau/Bilimsel_Bir_Makale_Nasıl_Yazılır_ve_Yayımlanır_(kitap-indir.blogspot.com).pdf.html
http://www.2shared.com/file/8452745/f03653a3/Bilimsel_Bir_Makale_Nasl_Yazlr_ve_Yaymlanr__kitap-indirblogspotcom_.html
http://www.filefactory.com/file/a0hg982/n/Bilimsel_Bir_Makale_Nas_l_Yaz_l_r_ve_Yay_mlan_r_kitap-indir_blogspot_com_pdf
12 Haziran 2009 Cuma
Öğrencilerin Karne Heyecanı...
2008-2009 eğitim-öğretim yılı bugün sona erecek. İlköğretim ve liselerde öğrenim gören 15 milyona yakın öğrenci, 8 Eylül 2008'de başlayan eğitim-öğretim maratonunu tamamlayarak, yaklaşık 3.5 ay sürecek tatile başlayacak. İlköğretim 6. sınıf öğrencileri ise karne heyecanıyla sınav heyecanını ard arda yaşayacak. İlköğretim 6. sınıfta okuyan yaklaşık 1 milyon 100 bin aday, 13 Haziran Cumartesi günü Seviye Belirleme Sınavı'na (SBS) katılacak. SBS, tüm il merkezleri ile yurt dışında Lefkoşa, Trablusgarp, Riyad, Medine, Cidde, Aşgabat, Bakü ve Bişkek'de gerçekleştirilecek. SBS tüm sınav merkezlerinde Türkiye saatiyle 10.00'da merkezi sistemle aynı anda yapılacak. Sınavda adaylara 80 soru yöneltilecek ve 90 dakika süre verilecek. Lise son sınıf öğrencileri de hem mezun olmanın hem de 14 Haziran Pazar günü gerçekleştirilecek Öğrenci Seçme Sınavı'nın (ÖSS) heyecanını bir arada yaşayacak. Katılacakları sınavı kazanacak ilköğretim ve lise mezunları, kayıt ve tercih işlemleri dolayısıyla tatilde de yoğun tempoyu sürdürecek. 2009-2010 eğitim-öğretim yılı, Ramazan Bayramı'nın ardından 24 Eylül 2009 Perşembe günü başlayacak.
7 Haziran 2009 Pazar
Özel Okul Rekabeti
Okul seçimi heyecan verici olduğu kadar karmaşık ve zorlayıcı bir süreçtir. Anne babaların birçoğu basından, politikacılardan ve eğitimcilerden aldıkları mesajlarla, eğitimin çocuklarının yaşamını şekillendireceğini bilir. Bu bilgi doğrultusunda en doğru seçimi yapma baskısı büyür. Ancak anne ve babaların kendi çocukları için en iyi seçimin yani en doğru okulun hangisi olduğu hakkında bilgileri azdır. Çocuğum için en iyi okul hangisidir? Hangi okul çocuğumun geleceğini şekillendirecek? Okul beklentilerimi karşılıyor mu? soruları bu süreçte büyük önem kazanır. Çocuğunuz için en doğru okulu seçerken pek çok etkeni göz önünde bulundurmanız gerekir. Çocuğunuzu herhangi bir nedenden dolayı başka bir okula mı yollamayı düşünüyorsunuz? Yoksa çocuğunuz okula yeni mi başlayacak? Neden ne olursa olsun, okul seçimi son derece dikkatli yapılması gereken bir seçim. Çocuğunuz için en iyi okulu seçerken onun görüşlerini de dikkate alarak aşağıdaki etkenleri göz önünde bulundurun.
- Okulun öğrenci seçimindeki kriterleri nelerdir?
- Eğitimci kadrosunun yetkinliği ne?
- Yönetici ve öğretmenlerin yaklaşımları nasıl?
- Okulun eğitim felsefesi ne?
- Okulun akademik başarısı ne?
- Sosyal etkinliklerde başarısı ne?
- Yabancı dil eğitimi nasıl?
- Okul kent içinde mi?
- Dış çevre güvenli mi? (Zira son günlerde okullarda artan şiddet olayları dikkate alındığında özellikle bu soru daha da büyük önem kazanıyor)
- Okul evime ne kadar uzaklıkta?
- Ulusal ve uluslar arası başarıları neler?
- Akademik programların yanı sıra, sanatsal, sportif ve kültürel boyutta çocuğuma neler katabilir?
- Öğrencilerine ulusal değerler katabiliyor mu?
- Çağdaş mı?
- Anaokulundan lise sona kadar eğitim öğretim programları bir bütünlük içinde ele alınıyor mu?
- Okulun bir üst eğitim kurumuna hazırlık çalışmaları neler?
- Okulun disiplin kuralları ne?
- Okul yöneticilerine kolay ulaşabiliyor muyum?
- Öğretmen - öğrenci ilişkili nasıl?
- Öğrenci - veli önerileri dikkate almıyor mu?
- Veli memnuniyet oranı nedir?
- Çevre koruma stratejileri var mı?
- Okulun kalite standartları ne?
- Kamuoyunda itibar gören bir kurum mu?
işte bu soruların yanıtlarının bileşkesi, çocuğunuz için doğru okul seçiminde en doğru kararı vermenize yardımcı olacaktır.
Unutmayalım ki okul hayatı kişiyi belirli öğretilerden geçirerek hayat okuluna hazırlar. İster resmi ister özel okul olsun, her öğrenciye uygun bir okul vardır. Önemli olan kişinin; mutlu olacağı, öğrenmeyi öğreneceği, yetkinliklerini kullanabileceği bir okulda ulusal ve uluslar arası değerlere sahip, başarmayı hedeflemiş, iletişimi güçlü bireyler olarak hayat okuluna hazırlanmasıdır. Bu arada oluşturduğunuz soruları "soru" olmaktan çıkarıp, bilgi almaya yönelik sıcak bir sohbete dönüştürmelisiniz. Unutmayın ki her yönetici, kurumu hakkında bilgi aktarmaya hevesli ve isteklidir; ama hiçbir yönetici "sorgulanmak" tan hoşlanmaz. İhtiyaç ve beklentilerinizde değişiklikler yapar mı? Tüm bu konularda bilgi alışverişiniz bittikten sonra büyük olasılıkla fark edeceksiniz ki; beklenti ve ihtiyaçlarınızda değişiklikler olmuş. Bu durumda listenizi yeniden gözden geçirmelisiniz.
6 Haziran 2009 Cumartesi
İtibar Yönetimi Kapsamında Sosyal Sorumluluk
Medyanın çalışma biçimini anlayamamak,
Korku ve güvensizlik,
Zaman yetersizliği,
ilgi eksikliği,
Medyanın ne kadar önemli olduğunu anlayamamak.
İtibar Yönetiminin Temel Değerleri
İnsanlar kurumla ilgili olarak ne kadar çok düşünce üretirlerse, süregelen uygulamalara daha etkili ve fırsat yaratan yenilikleri ekleme fırsatlarını da yaratabilirler. Zayıf itibar insanlarda güven eksikliği uyandıran olumsuz bir etki oluşturmaktadır, iyi itibar ise, hem operasyonel hem de finansal anlamda kuruma getiri sağlamaktadır. İyi itibarın kuruma getirilen şöyle sıralanabilir.
1. Ürünlere ve hizmetlere fazladan psikolojik değer ekler.
2. Tüketicilerin ürün veya hizmet satın alırken algıladıkları riskin azalmasına yardım eder.
3. Tüketicilerin fonksiyonel anlamda benzer şekilde algıladıkları ürünler ve hizmetler arasında seçim yapmalarına yardımcı olur.
4. Çalışanların iş tatminlerini artırır.
5. işe alımlarda nitelikli eleman seçiminde yararlı olur.
6. Satış gücünü ve reklam etkinliğini artırır. (Olumlu itibar, kurumun reklamlarının güvenilirliğini artırır.)
7. Yeni ürün tanıtımlarını destekler. (Microsoft Windows 95 işletim sisteminin piyasaya sürülme tarihini defalarca geciktirmiş, fakat tüketiciler sabırla Windows 95 işletim sisteminin piyasaya sürüleceği tarihi beklemişlerdir). Rakiplere karşı kullanılabilecek en kuvvetli silahlardan biridir.(Procter & Gamble kimi zaman rakiplerine karşı fiyat kırma ve yeni ürün tanıtımında saldırgan tepkiler verebilmektedir.)
8. En iyi profesyonel hizmet sağlayıcılara erişimi sağlar. (En iyi reklam ajansı sizinle birlikte çalışmak isteyecektir.)
9. Bir kriz anında ürün veya hizmetlere yeni olanaklar sağlar.
10. Eşit şansların olduğu pazarda satışların artmasına yardımcı olur.
11. Dağıtım kanallarında pazarlık gücünü artırır.
12. Tedarikçiler ve reklam ajansları gibi diğer iş kollarıyla sözleşme yaptığı zaman performans zinciri faaliyetini gerçekleştirir.
Zayıf itibarın kuruma olan zararları ise şöyle sıralanabilir.
1. Kurumlarının değeri pazar analistleri tarafından anlaşılmayabilir ve hisse fiyatları düşebilir.
2. Medya zayıf itibara sahip kurumlarla daha fazla ilgilenir. Kurum iyi bir şeyler yapsa bile, medya halka kurumun kötü geçmişini hatırlatabilir.
3. Zayıf itibara sahip kurumlara karşı tüketiciler daha kuşkulu yaklaşabilir ve fiyat konusunda hassasiyetleri artabilir.
4. Zayıf itibar (dışa karşı) çalışanlarda moral düşüklüğü yaratabilir.
İtibar yönetiminin temel değerleri olarak ortaya çıkan unsurlar ve etkili itibar yönetiminin boyutları ve kazanımları önce aşağıdaki şekilde (Şekil 1) gösterilmiş; sonra da ayrı ayrı açıklanmıştır.
Ürünler & Hizmetler
Rekabetçi ortamda müşterilerini daha kârlı hale dönüştürmek isteyen İşletmeler hizmet maliyetlerini düşürmek ya da müşterilere daha fazla satış yapmak zorundadırlar. Fazla satış yapmak ise öncelikle müşterilerle yakın ve güçlü ilişkiler kurarak onların ihtiyaçlarını çok iyi tanımayı gerektirmektedir.
Müşteriler, geçmişe oranla, daha iyi ürün ve hizmet bekleyen eğilimi yükselmekte olan insanlardan oluşmakta, daha Önce hiç olmamış oranda sorgulayıcı, değişik gereksinimlerini gidermek için çok değişik seçenekleri olan ve isteklerini rakip işletmelerle de karşılaştırma olanağı bulunan topluluğu temsil etmekte ve kişiselleştirilmiş ürün/hizmet istemektedirler.
Bir müşterinin ürün/hizmet satın alma sürecinde pek çok faktör etkilidir. Ürün/hizmetin müşterinin beklentilerini karşılaması ya da beklentilerinin üzerinde olması, bu faktörlerin temelini oluşturmaktadır. İşletme-müşteri arasındaki ilişkilerin olumlu ve uzun süreli olması işletmenin sürekliliği açısından büyük Önem taşımaktadır.
Müşteriyle uzun vadeli, kârlı ilişki kurmak ve ilişkinin devamlılığını sağlayarak sadık müşteri yapmak amacıyla, strateji belirleme sürecinde önemli gelişmeler sağlanmıştır. Bilgisayar, internet ve iletişim teknolojilerindeki ilerlemeler sonucunda, müşteri ilişkilerini daha verimli ve etkin yönetmek; sadece kısıtlı sayıda müşteriyle değil, çok fazla sayıda müşteriyle birebir ilişki kurma olanağı elde edilmiştir.
4 Haziran 2009 Perşembe
Yapı Kredi'den Eğitime Destek
400 öğrenci kapasiteli okulda 24 derslik bulunuyor. Çocuk gelişimi ve eğitim, grafik ve fotoğraf, yiyecek ve içecek hizmetleri ile giyim ve üretim teknolojisi branşlannda mesleki eğitimlerin verildiği okulda uygulamalı eğitim amacıyla 3-6 yaş arası çocuklara hizmet verilen bir anasınıfı da yer alıyor. Koç Holding Yonetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, "Yaşadığım sorunları hafifletmek, ülkemize ve ülkemizin geleceğine sahip çıkmak, bir umut hissi vermek bu dönemde daha da önemli hale gelmiştir" dedi.
Türkiye Finans - ISO İşbirliği
Türkiye Finans, İstanbul Sanayi Odası (ISO) ile özel bir kredi protokolü imzaladı. Buna göre Türkiye Finans, İSO üyelerine 10 bin ile 250 bin TL arasında değişen miktarda toplamda 200 milyon TL'lik kredi kullandıracak. Krediler, vade sonuna kadar sabit, aylık taksit ödemeli üretim desteği ve leasing şeklinde, TL ve dövize endeksli kullanımlarda ise azami 24 ay vadeli olarak kullandırılacak. Türkiye Finans Genel Müdürü Yunus Nacar, 'Türkiye Finans olarak kurulduğumuz günden bugüne hep üreticimizin, KOBl'mizin yanında olduk. Bu kredinin İstanbullu iş adamlarımızın likitide ihtiyacına çözüm olmasını umut edivoruz" dedi.
26 Mayıs 2009 Salı
Atıl ile Münhal
Türk dil kurumuna göre
1. tembel
2. işsiz, aylak
3. etkisiz, işe yaramaz
4. süreduran
anlamlarına geliyor atıl kelimesi. dikkat edilecek bir özelliği de şu, sözcüktaki "a" harfi uzatılarak okunuyor. bilgisayar dilindeki idle sözcüğü tamda bu anlamı karşılıyor. uzun süre bilgisayar başında olmayınca idle oluyorsunuz.
Münhal ise yine TDK'ya göre;
boş olan açıkta bulunan anlamlarına geliyor.
Boş sınıfı görünce anlamış olmalısınız. Anlayın artık halimi, ahvalimi.
Biraz hazırlıksız yakalandım iş bu hale. Yoksa bir dizi plan yapılırdı. Bir yerlere gidilirdi.
Ara sıra sınıfa girip bakınıyorum. Haritalar düştü düşecek yere. Şu arka sırada uyuyan çocuğu dahi özledim desem. Başının hemen üzerindeki haritanın asya kıtasına ait olduğunu öğrenmeden gitti ya ona yanarım.
22 Mayıs 2009 Cuma
E-Okul Veli Bilgilendirme Sayesinde Yapabilecekleriniz
Sınav Bilgileri bölümünden, öğrencinin sınav bilgilerine bakabilirsiniz.
Duyurular bölümünden, duyuruları okuyabilirsiniz.
Devamsızlık Bilgisi bölümünden, öğrencinin devamsızlık bilgisine bakabilir, okula gitmediği günleri görebilirsiniz.
Not Bilgisi bölümünden, öğrencinin aldığı yazılı, sözlü ve ödev notlarını görebilirsiniz.
Haftalık ders programı bölümünden, haftalık ders programına bakabilirsiniz.
Sınav tarihleri bölümünden, öğrencinin ne zaman hangi sınavı olabileceğine bakabilirsiniz.
Öğrencinin Aldığı Belgeler bölümünden, öğrencinin aldığı belgelere bakabilirsiniz.
Öğrencinin Okuduğu Kitaplar bölümünden, öğrencinin hangi kitapları okuduğunu görebilirsiniz.
Öğrenci Davranış Notu bölümünden, öğrencinin davranış notunu görebilirsiniz.
Öğrencinin diploma puanını ve yıl sonu notunu da e-okul üzerinden görebilirsiniz.
18 Mayıs 2009 Pazartesi
E-Okul Veli Bilgilendirme Sistemi
16 Mayıs 2009 Cumartesi
E-Okul Türkiye'de Neden Daha Önce Yapılmadı
— Kısmetlisiniz demek?
— Balık bakımından öyle. Balığa çıkıp da eli boş döndüğüm pek olmaz. Kendi yiyeceğimizi olsun çıkartırım.
— Kardeşiniz size yardım ediyor mu? Nazlı biraz kızardı, düşündükten sonra:
— Bizim köy çok iyidir efendim, dedi. Ama köyden olmayanlar, karşı kıyıdakiler rahat vermezler insana. Kardeşimi yanıma alırım. O olmayınca karşıya geçmem. Geçsem bile yolcu götürürüm.
— Yolcu mu?
— Evet efendim. Vapuru kaçıranlar, acele işi olanlar bulunur. Hastalık var, sağlık var. Köydeki kayıkçılar halden anlamazlar. Kırk yılda bir iş düştü diye, bir yerine on isterler. Zaten sandal diye birşey kalmadı.
— Biraz tehlikeli bir iş değil mi?
— Hangi işte tehlike yok ki e-okul. Sonra mecburum.
— Allah yardımcınız olsun, nerde oturuyorsunuz?
— Bostan sokağında kulübe gibi bir evimiz var. Sandalı yalılardan birinin kayıkhanesine çekerim.
— Kızım istediğiniz kadar bizim kayıkhaneyi kullanabilirsiniz.
— Ben de düşünmüştüm e-okul. Ama karşıdan gelen bazı balıkçılar vardır. Bunlar bizim koyda ağ atar, voli çevirirler. Onlar boş bulmuşlar burasını, benimsemişler. Köy-dekiler biraz çekiştiler.
— Onları savdık yavrum. Halat gibi bir ip germişler, ağlarını asmışlar. Sonra kayıkhanede kayık omurgaları, halatları, kayık demirleri dolu. Ne ise, güzellikle söyledik, toparlanıp gittiler.
— Bizimkiler yapmazlar bunu e-okul. Karşının ba-lıkçılarıyla az kavga olmadı köyde.
— Evet, ama bizi tanıyan pek yok.
— Siz de ayrılalı epeyce olmuştur e-okul. Ben onaltı yaşındayım. Sizi tanımamıştım.
Kerime Hanım:
— Biz köyden ayrılırken anneniz Nesibe Hanım hamileydi, dedi. Bir iki defa yalıyı yoklamağa geldik.
Nazlı giderken Kerime Hanım:
— Kızım, dedi. Eski varlığımız kalmadı. Bir emekli aylığı ile geçinmek zorundayız. İkram edecek halimiz yok. Ama annesi ara sıra olsun bize gelirse çok memnun olurum.
— Söylerim e-okul, mutlaka gelir.
Nazlı yine çıplak ayaklarıyla yürümüş, kayıkhaneden sandalını çıkartarak rıhtımdan açılmış, uzaktan elini sallamıştı.
Kerime Hanım:
— Çok şeker şey, dedi. Değil mi?
— Evet Hanımcığım, öyle.
— Nasıl yani?
— Şeker şey, dedin ya.
— Yalnız o kadar mı?
— Şunu bunu bilmem Kerime Hanım, bu zamana kadar bir kız evladı bu kadar şiddetle hiç özlememiştim. Ne çare ki Yüce Tanrı vermedi bize.
— Belki bir başka kadın alsaydın çocuğun olurdu?
— Sen bir başka erkekle evlenseydin çocuğun olmaz mıydı? İki verimsiz insan birbirimizi bulmuşuz.
Kenan Bey sigarasını yaktı. Gözlerini durmadan akıp geçen sulara ve yer yer rıhtım taşlarına doğru sıçrayan sulara dikti. Uzun uzun içini çekti.
Boğaziçi'nin bu dullar ve emekliler köyünde güzel bir yaz başlamıştı. Gösterişten uzak, kendi halinde, sabaha, akşama, ne yiyeceklerini düşünen bu insanlar, yazın güzelliğinden faydalanmak istiyor:
— Aman iyi ısınalım, kışa faydası olur, diyorlardı.
Önlerinde bir koy ve çoğu zaman sakin bir deniz vardı. Rüzgâr esmez ve vapurlar geçmezse deniz çarşaf gibi dümdüz ve gökkubbenin maviliğini içine çekmiş gibi gözükürdü.
13 Mayıs 2009 Çarşamba
Bir Yabancının E-Okul Hakkındaki Görüşleri
Genel lise çevrimiçi için iki seçenek - mesaj çevrimiçi okul veya çevrimiçi Lisesi var. Mesaj çevrimiçi okullar bağımsız özel okullar olarak çalışmasına. Özel okul çevrimiçi de, gerekli değildir, ulusal makamlar ve devlet ve kamu hizmetleri, okullar. Çünkü kamu kaynaklarından değil Bu özel okul online izleme için bir Crown şirketi bulunuyor. Lise mesaj ve felsefe olan bir okulda başka bir farklılık öğrenme vardır. Burada ücretler ve özel okulun yapısı çok çeşitleri bulabilirsiniz. Birçok özel okullarda bazı geleneksel değil sunuyoruz.
Online okulların ulusal düzeyde akredite olan çoğu kişi. Bu, tüm özel okul için aynı değildir. Eğer özel okul tercih Eğer okul zamanında sertifikalı sonra, size, iyi bir kaydı var kontrol etmelisiniz. Özel okul İyi bir öğrenci ve öğretmenler için erişim gibi özellikler sunuyor kolay ve hızlı. Genel olarak, masraflar için özel okullar yüksek devlet okullarında karşılaştırılır. Yüksek Maliyeti-Okul çalışmada bir okulda başka bir farklılık. Ama ücretleri pek çok özel okul indirim.
Çevrimiçi mesaj Lisesi Avantajları
Öğrenci başına • Çok bireysel gereksinimleri.
• birkaç sigara geleneksel ders
• Daha fazla oy Etkinlikler
• 24 / 7 destek güvenli web erişimi
Olan normal sınıf mümkün olmayan kişiler için iyi bir seçenek •.
Özel veya kamu, önemlidir tarafından çevrimiçi lise Whether yapmak ne olursa olsun, kabul edin. Size kaçınmak Bu şekilde, kurum tarafından yaktılar. Sizin Lisesi-çalışma için eğitim temelinde ve daha fazla sizin için fırsat için yeni kapılar açmak için. Olmak Lisesi-Online akademik başarı için uygun ve pratik bir moda. Kurs iyi öğrenciler için sorumluluğundadır. Çok çalışma ve düzenli çalışması gerekir.
11 Mayıs 2009 Pazartesi
E-okul neden açılmıyor?
Kenan Bey ayağa kalkmıştı. Kerime Hanım biraz yana çekildi:
— Buyurunuz kızım, dedi. Balıklarınızı yedik. Çok da lezzetliydi.
Kız oturdu:
— Size de yer var bey amca, dedi.
Kenan Bey eşinin yanına ilişti. Kerime Hanım:
— Kızım, dedi. Siz kimlerdensiniz? Kız içini çekti:
— Ben balıkçı Ahmet'in kızıyım, dedi. Babam sizlere ömür. Bu köyün yerlisiyiz. Buraya geldiğinizden anneme söz ettim. Bilmem doğru tahmin etti mi? "Belki Kerime Hanım'la Kenan Bey gelmişlerdir" dedi.
Kenan Bey tutamadı kendisini:
— Biziz yavrum, biziz, dedi. Döndük dolaştık, kürkçü dükkânına geldik. Baba ocağı işte. Eh, ben de emekli oldum. Başımızı dinleyelim dedik.
Kız: '
— İyi ettiniz bey amca, dedi. Köy ıssız, ama her tarafa yakın. Bir ihtiyacınız olursa ben yardım ederim size.
Kerime Hanım:
— Kızım, dedi. Anneniz Nesibe Hanım mı?
— Evet, dedi kız. Demek tanıyorsunuz?
— Hatırladım, dedi Kerime Hanım. Kayınpederim Hulusi Bey hayatta idi. O zaman babanız Ahmet Bey'in bir sandalı vardı. Hulusi Bey'i ara sıra karşı sahile çıkartırdı. Vapurlar pek sık değildi o günlerde. Köyde bir düğün oldu, Ahmet Nesibe Hanım'la evlendi. Anneniz bize sık sık gelirdi. Marifetli bir hanımdı. Bana gelir, diktiği elbisenin makinesini çekerdi. Sonra biz ayrıldık buradan. Dünya işleri işte. Sizin adınız?
Kız:
— Benim adım Nazlı, dedi.
— Güzel isim doğrusu. Sandalda bir oğlan çocuk vardı. O kim?
— Kardeşim Cemil, dedi kız. Benden sonra o dünyaya gelmiş. Ona dedemin adını koydurmuş babam.
Kenan Bey:
— Cemil Kaptan olacak, dedi.
— Evet, dedi kız. Dedem Karadeniz'de birçok limana gider, kereste filan getirirmiş. Armalı filan bir teknede kaptanlık yaparmış. Ama ben o zamanlara yetişmedim. Dedemi de hatırlamıyorum.
Kerime Hanım:
— Hiç okudunuz mu kızım? dedi. Nazlı:
— Ortayı bitirdim teyzeciğim, dedi. Daha da okurdum ama dul bir kadın olan anneme yüklenmek istemedim. Kardeşim de vardı. Kadıncağız, el dikişi dikecek de bizi okutacak.
— Anneler gayretlidir evladım.
— Evet ama, genç yaşında dul kalan bir kadına ben yüklenmek istemedim.
— Peki ama, ne yaptınız yavrum?
— Ne yapabilirdim teyzeciğim, balıkçılık, kayıkçılık.
— Sen mi kızım? Ama bu erkek işi.
— Kardeşim yetişsin, ne yaparsa yapsın. Şimdilik ben annemi idare etmeğe çalışıyorum.
— Kayıkçılık mı yapıyorsunuz?
— Evet, daha doğrusu balık tutarım, karşıda bir iki balık lokantası vardır, çoğu zaman tuttuğumu onlara götürürüm.
— Kazanç oluyor mu?
— Eh, işte akmazsa da damlıyor.
— Her zaman balık olur mu?
— Ben çoğu zaman eli boş kalmam.
— Başka balıkçılar size engel olmuyorlar mı?
— Teyzeciğim, artık öyle kıyı balıkçısı mı kaldı. Kayıklarını motorların peşine takar, büyük işler peşine koşarlar.. Boğaz'da işini bilen daima istavrit ve izmarit bulabilir.
9 Mayıs 2009 Cumartesi
E-okul Basit Türkçe Diyaloglar
— Neden vazgeçtin? Benden mi?
— Ayol, senden vazgeçsem ne olacak ki. Yaş yetmiş, iş bitmiş.
— Erkek milletinin işi kolay kolay bitmez.
Kenan Bey, bayat bir gazeteyi kimbilir kaçıncı defa okumak için eline alınca Kerime Hanım seslendi:
— Kenan Bey?
— Buyur.
— Bana ne söyleyecektin?
— Vazgeçtim, dedim a.
— Söyle Allahını seversen, merak ettim.
— Yalıya gidelim, bir dolaşalım diyecektim.
— Ne zaman?
— Ne zaman olacak, bugün, yarın.
— Peki neden gitmiyoruz?
— Söylemeğe meydan verdin mi?
— Kuzum tekrar başlama. Madem ki gidelim diyorsun, gideriz. Ama biraz da masraflı olmaz mı?
— Otobüs parası, vapur parası.
— Sen niye gidelim diyorsun?
— Bir kere vergisini vereceğiz. Sonra düşünüyorum yalının artık bize bir yararı var mı? Satalım, gitsin.
— Bilmem ki bey, arada bir yalımız var diye övünüyoruz.
— Yalı değil karga yuvası artık.
— Bakalım para verirler mi?
— Binaya değil, ama rıhtım çok esaslıdır. Denize yirmi metre cephesi var. Satarsak son zamanımızda rahat ederiz.
— Bilmem ki. Eğer karar verdinse ben birşey hazırlı-yayım. Yarın erkenden kalkar gideriz. Allah vere de hava boz-masa.
— Mayıs'ın ortalarına geldik hanım, hava bozsa da ne olacak ki!
Ertesi gün, ıngıl ıkış yola çıkmış kendilerini boğaz vapurlarından birine atmışlardı. Vapur köyün iskelesinde durmadığı için komşu köyün iskelesine çıkıp yalıya kadar yürüdüler.
Yoldan duvarla ayrılan yalının bahçesinin kapısı yarı aralıktı. Demir kapı basmış, toprağa gömülmüştü. Bir insan zorlukla geçebiliyordu.
İçerinin manzarası da içler açışıydı. Sağlam kalan bir incir ağacından binanın kaplamasına bir ip bağlanmış, buraya balık ağları asılmıştı. Rıhtımda, yerde, boylu boyunca iki kayık küreği yatıyordu. Ayrıca bir balıkçı kayığını rıhtımdan yukarıya almışlardı.
Komşu yalıdan genç bir adam seslenmişti:
— Ne arıyorsunuz orada? Kenan Bey:
— Bana bak oğlum, dedi. Ben bu yalının sahibiyim. Rıhtımdaki adam:
— Öyle söylesene, dedi.
Rıhtım biraz esiyordu. Arka kapıdan içeriye girdiler. Yerler bir karış tozdu. Ama buraya girip çıkanlar olmalı ki tozların üzerinde iri iri ayak izleri vardı.
Alt kat, kalın duvarlardan yapılmıştı, kârgirdi. Tavanı da sağlam kalmıştı. Trabzanları tutunarak ikinci kata çıktılar, orası da toz içindeydi ve deniz tarafındaki camlardan bir kısmı kırılmıştı. Arka taraftaki odalar daha mazbuttu ve yolun karşısındaki yeşillik yalının içine vurmuştu.
Giderken, eskilikleri, sakatlıkları yüzünden götürülme-miş sedirler, ipek örtüleri yol yol dökülmüş kanepeler vardı.
Eski bir süpürge ile biraz temizledikleri yere oturdular. Kerime Hanım:
— Bey, dedi. Bittim ben. Kenan Bey sigarasını yakarken:
— Ben de yoruldum, dedi.
— Aklıma ne geldi bey, biliyor musun?
— Ne bileyim.
6 Mayıs 2009 Çarşamba
'Cep Telefonu GETİRMEYİN'
Hafta sonu yapılacak Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı (ALES) için adaylara gönderilen giriş belgesinde, sınavın yapılacağı binaya kesinlikle cep telefonu ile gelinmemesi yönünde 7 kez uyarıda bulunulduğu dikkati çekti. AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, 10 Mayıs Pazar günü yapılacak olan ALES'in ilkbahar dönemi için adaylara sınava giriş ve kimlik belgeleri gönderilmeye devam ediyor. ÖSYM tarafından hazırlanan, arkalı önlü tek sayfalık ''Sınava Giriş ve Kimlik Belgesi''nde, adaylara ''cep telefonu getirmemeleri'' istendi. Belgenin ön yüzündeki adayların fotoğrafının bulunduğu kısmın altında kırmızı harflerle ''cep telefonu yanında olan aday sınav binasına kesinlikle alınmayacaktır'' ifadesi yer alırken, adres bilgilerinin yazılı olduğu bölümün yanında da ''cep telefonu yanında olan aday sınav binasına kesinlikle alınmayacaktır'', ''yanında kapalı bile olsa cep telefonu olduğu tespit edilen adayların sınavları uyarı yapılmaksızın geçersiz sayılacaktır'' ve ''bina girişlerinde cep telefonu emanete alınmayacaktır'' yazıları yer aldı. Aynı yazılar, giriş belgesinin arka yüzünde bulunan ve 11 maddeden oluşan ''Önemli Uyarılar'' bölümünün son 3 maddesinde de bulunuyor.
7 Kıta Bir Çadırda Buluştu...
Çok sayıda yabancı ülke başkonsolosunun da katıldığı festivalde 70 farklı milletten genç, ülke ve kültürlerini arkadaşlarına yöresel kıyafetler içerisinde tanıtmanın mutluluğunu yaşadı. Gençler kurdukları stantlarla ülkelerindeki esintileri, sebze ve meyveleriyle İstanbul'a taşıdı. Bank Asya ana sponsorluğunda bu yıl 5.si gerçekleştirilen festivalde Kamboçya'dan Çin'e, Senegal'den Kanada'ya kadar dünyanın dört bir yanındaki kültürler birbiriyle tanıştı. Arkadaşlarının kültürünü merak eden diğer ülke öğrencileri için dünya barışı adına güzel örneklere sahne olan festival 3 gün sürecek. Bu süre boyunca yemekler, kıyafetler, danslar, gösteriler, eğlenceler, tanıtımlar ve kültürlerin sergileneceği organizasyonda dünyanın bütün renkleri bir arada yer alacak. Çok sayıda yabancı ülke başkonsolosu ve büyükelçisiyle birlikte öğrencilerin de katıldığı festival açılışında konuşma yapan Fatih Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oğuz Borat, dünyaya 'barış' mesajı vermek istediklerini söyledi. Etkinliğin kültürler arasında köprü vazifesi gördüğünü belirten Borat, "Umudumuz o ki bu gençler dünyaya da bu sayede evrensel barış mesajları vermiş olacaklar." dedi. Açılış programında yabancı öğrencilerden oluşan koro 'We are the World' isimli parçayı seslendirirken Afrikalı öğrencilerin 'tam tam dansı' ve Uzakdoğulu öğrencilerin 'Taiçi' gösterisi beğeni topladı.
30 Nisan 2009 Perşembe
Öğrenciler Temizlik Malzemesi Üretiyor
Okullarındaki atölyelerde ürettikleri ürünleri Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okullara satan öğrenciler, hem meslek öğreniyor hem de aile bütçelerine katkıda bulunuyor. Okul Müdürü Akif Kasımoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1998 yılında ilköğretim okulu olarak planlanan bir binada eğitim öğretime başlayan Yeşilyayla Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi'nde yetersiz şartlara rağmen en iyi eğitimi vermeye çalıştıklarını belirtti. Okulda bilişim teknolojileri, elektrik, elektrik teknolojileri ve kimya bölümlerinde bin 250 öğrencinin eğitim gördüğünü ifade eden Kasımoğlu, öğrencilerin meslek öğrenmek için atölyelerde çeşitli deneyler yaptıklarını belirtti. Kasımoğlu, şöyle konuştu: ''Kimya bölümü öğrencileri çeşitli deneyler yapıyor, sonra malzemeleri musluklara döküyordu. Deneylerde boşa giden ham maddeleri nasıl mamul haline getiririz diye düşündük. Arkadaşlar okulda üretime yönelik bir çalışma yapılabileceğini söylediler. Önce sabun ürettik. Ardından deterjan, çamaşır suyu, yüzey temizleyicisi ürettik ve bunları okulumuzun temizliğinde kullandık'' diye konuştu. Kasımoğlu, ürünlerin gayet kaliteli ve kullanışlı olduğunu, kimya bölümü öğrencilerinin atölyelerinde öğretmenlerinin gözetiminde ürettikleri bu ürünlerin piyasadakilerden bir eksiği bulunmadığını kaydetti. Öğrencilerin bu ürünler sayesinde hem meslek öğrendiklerine hem de aile bütçelerine küçük de olsa bir katkıda bulunduklarına değinen Kasımoğlu, şunları söyledi: ''Ürünlerimizi Mesleki ve Teknik Eğitim Fuarı'nda tanıttık. Fuarda numunelerini dağıttığımız ürünlerimiz oldukça ilgi gördü. Kullananlar memnuniyetlerini dile getirdiklerinde cesaretimiz ikiye katlandı. Bunun üzerine üretime geçtik. Etiketlerini kendimiz tasarladık. Ambalajlarını İstanbul'dan getirdik. Ürettiğimiz, yüzey temizleme, sıvı el sabunu, cam sil ve çamaşır suyunu Yıldırım ve Osmangazi'deki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okullara satıyoruz. Sipariş üzerine üretim yapıyoruz. Ürünlerimizin Yeşilyayla EML olarak marka tescilini yaptırdık. Türkiye'de tescil alan tek okuluz. Piyasadan da talepler var ancak TSE belgesi istiyorlar. Bunu almak için de çalışmalara başladık. Geçen yıl 7 ton kadar üretimimiz oldu. Okulumuzun bundan ciddi bir kazancı yok. Amacımız öğrencinin gerçek bir iş üzerinde çalışması, üretmesi ve öz güven kazanması. Bunu da başardığımıza inanıyoruz. Sağlık Müdürlüğü'nden onaylı ürünlerimizin üretimi, paketlenmesinde tamamen öğrenciler çalışıyor. Mezun olan öğrencilerimiz, kendilerine iş yeri açarak gayet başarılı işler yapıyorlar. Ayrıca ürünlerin yurt içi ve yurt dışı marketlerde de satışa sunulabilmesi için Global Numaralandırma Sistemi'ne üye olduk. Ürünlerimizin barkotları var.'' Kasımoğlu, okulun fiziki şartlarının yetersiz olduğuna dikkati çekerek, ''Yetersiz imkanlarımıza rağmen öğrencilerimiz son derece başarılılar. Çok güçlü bir eğitim kadromuz var. Okulumuzun yeni, endüstri meslek lisesine uygun bir binaya ihtiyacı var. Bu konuda hayırseverlerden destek bekliyoruz'' dedi.
29 Nisan 2009 Çarşamba
İşte Önümüzdeki Yılın Takvimi...
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik imzasıyla yayımlanan genelgeye göre, 2008–2009 eğitim ve öğretim yılı 12 Haziran 2009 Cuma günü sona erecek. Genelgede 2009–2010 eğitim öğretim yılının “Türkiye'nin coğrafi konumu ve bölgeler arası iklim farklılıkları ile turizm sezonunun değişkenlik göstermesi nedeniyle öğrencilerin ve velilerin olumsuz etkilenmemesi için'' 24 Eylül 2009 Perşembe günü başlamasının kararlaştırıldığı bildirildi. Genelgeye göre 2009–2010 eğitim öğretim yılı ise 18 Haziran 2010 Cuma günü sona erecek. 2009–2010 eğitim-öğretim yılının ilk dönemi, 22 Ocak 2010 Cuma günü sona erecek ve yarıyıl tatili, 25 Ocak–5 Şubat arasında yapılacak.
28 Nisan 2009 Salı
Gençler Fikrini Savunamıyor...
Bağımsız Eğitimciler Sendikası tarafından Pi Grup'a yaptırılan araştırma, Türk gençlerinin büyük bölümünün kendi işinin patronu olmayı planlamadığını ortaya koyarken, gençlerin iş kurmayı ve yürütmeyi “imkansız” ya da “çok zor” olarak değerlendirdiğini de gözler önüne serdi.
Araştırma, gençlerin, karşı cins ile ilişkide reddedilme korkusu yaşarken en fazla, beğenilme ve sevilme konularından tedirgin olduğunu da ortaya çıkardı. Bağımsız Eğitimciler Sendikası (BES) tarafından Pi Grup'a yaptırılan araştırma, Türk gençlerinin büyük bölümünün kendi işinin patronu olmayı planlamadığını ortaya koyarken, gençlerin iş kurmayı ve yürütmeyi “imkansız” ya da “çok zor” olarak değerlendirdiğini de gözler önüne serdi. BES tarafından Pi Grup'a yaptırılan “Gençlik ve Gelecek Araştırması” Türk gençliğinin geleceğe yönelik beklentilerini ve kendine olan inancını ortaya koydu. Araştırmaya, 1719 genç arasında yapılırken, yüzde 46.7'sini bayanlar oluşturdu. Araştırmaya katılanların yüzde 57.4'ünü 18-24 yaş arası, yüzde 42.6'sını ise 25-30 yaş arası gençlerden oluştu. Gençlerin yüzde 22.7'si üniversite, yüzde 66.3'ü lise, yüzde 3.5'i lisansüstü, yüzde 7.5'i ise ilkokul mezunlarından oluştu. Araştırmaya göre, Türk gençlerinin yüzde 70.93'ü kendisine güvenirken, yüzde 11.32'si güvensiz, yüzde 17.85 ise bu konuda kararsız. Eğitim sisteminin “kendi kendime yeterim duygusu” aşıladığına inananların oranı ise yüzde 19.58 olurken, yüzde 66.51'i ise inanmıyor. Bu konuda fikri olmayanların oranı ise yüzde 13.91'i buluyor. Gençlerin yüzde 70.43'ü okulda, işte ve diğer ortamlarda fikirlerini rahatça dile getirdiğini belirtirken yüzde 16.51'i rahatça açıklayamadığını belirtiyor. Bu konuda da kararsızların oranı yüzde 13.06'yı buluyor. TÜRK GENCİ FİKRİNİ SAVUNMUYORAraştırmaya göre, Türk gençlerinin yüzde 44.80'i bir fikri savunduğunda yalnız kaldığını görse dahi fikrini savunmaya devam ederken, yüzde 33.64'ü savunmaktan vazgeçiyor. Yüzde 21.56'sı ise bu tür bir durumda ne yapacağını bilmiyor. Gençlerin yüzde 30.23'ü ise herhangi bir konuda karar alırken her şeyi kaybetme riskine girebileceğini belirtirken, yüzde 55.09'u riske girmiyor. Bu konuda da kararsız olanların oranı yüzde 14.68 oldu. Türk gençlerinin yüzde 25.62'si bir konuda kriz yaşandığında çözüme kavuşturmak için mücadele ederken, yüzde 46.07'si gibi önemli bir bölümü ise konuyu kapattığını açıkladı. Bu tür bir kriz ortamında kararsız olan gençlerin oranı ise yüzde 28.31'i buldu. GENÇLER “MADDİ GÜCE” İNANIYORTürk gençleri bir kişinin kuvvetli bir özgüvene sahip olabilmesi için maddi güç ve bilgi birikimi olması gerektiğine inanıyor. Gençlerin yüzde 19.01'i kuvvetli özgüven için maddi güç olması gerektiğine inanırken, yüzde 15.15'i bilgi birikimi olması gerektiğini, yüzde 12.94'ü güçlü aileye ihtiyaç olduğunu düşünüyor. Liderlik vasfına ihtiyaç olduğuna inananların oranı yüzde 12.06 olurken, yüzde 11.02'si cesarete inanıyor. Gençlerin yüzde 8.55'i ise bu konuda da kararsız. Araştırmaya göre gençlerin yüzde 57.69'unun ailesi, çocuklarının aldığı kararları genelde desteklerken, yüzde 31.04'ünün ailesi ise desteklemiyor. Gençlerin yüzde 74.12'sinin arkadaş çevresi ise aldığı kararları desteklerken yüzde 19.4'ünün arkadaş çevresi fikirlerini desteklemiyor. GENÇLER, KARŞI CİNSE BEĞENİLME VE SEVİLME KORKUSU YAŞIYOR Araştırma, genlerin karşı cinse yönelik olarak özellikle beğenilme ve sevilme korkusu yaşadığını da ortaya koydu. Gençlerin yüzde 27.95'i karşı cinsle arkadaşlık kurarken en çok sevilip sevilmeyeceği yönünde tedirgin olurken, yüzde 26.04'ü ise karşı cinsin isteklerini karşılama konusunda tedirgin oluyor. Yüzde 20.48'i beğenilme korkusu yaşarken, yüzde 14.95'i ise bir sorun yaşanıp yaşanmayacağından korku duyuyor. Araştırmaya göre, gençlerin yüzde 37.67'si ise karşı cinsle ilişkilerinden reddedilme korkusu yaşıyor. Reddedilme korkusu olmayan gençlerin oranı yüzde 48.55 olurken yüzde 13.78'i ise bu konuda kararsız. GENÇLER, BAŞARILI OLMAK İÇİN İŞ FİKRİ VE SERMAYEYE GÜVENİYORAraştırmaya göre, gençler iş kurmak ve başarılı olmak için iş fikrine ve sermayeye ihtiyaç olduğunu düşünüyor. Gençlerin yüzde 35.56'sı iş kurmak ve başarılı olmak için en önemli unsurun iş fikri olduğunu, yüzde 23.20'si sermaye olduğunu, yüzde 15.01'i tanıtım ve reklam, yüzde 11.82'si ise planlı ve sıkı çalışma olduğunu belirtiyor. Yüzde 10.29'u özgüvene ihtiyaç olduğunu kaydederken yüzde 4.12'si ise hazır müşteriyi en önemli unsur olarak görüyor. Buna karşın gençlerin yüzde 67.93'ü ilgilendiği bir konuda dünyadaki ve Türkiye'deki gelişmeleri takip etmezken, takip edenlerin oranı ise sadece yüzde 15.66'da kaldı. GENÇLER PATRONLUĞU DÜŞÜNMÜYORAraştırmaya göre, gençlerin büyük bir bölümü şimdi veya gelecekte patron olmayı düşünmüyor. Gençlerin yüzde 30.71'i patron olmayı düşündüğünü belirtirken yüzde 57.57'si ise patron olmayı ne şimdi ne de gelecekte hiç düşünmüyor. Gençlerin yüzde 11.72'si ise kararsız. Gençlerin yüzde 32.06'sı sıfırdan bir iş kurmayı “çok zor” olarak görürken yüzde 23.17'si ise “imkansız” olarak değerlendiriyor. Yüzde 19.08'i “olabilir” diye düşünürken, yüzde 11.15'i yapabileceği tek şeyin sıfırdan bir iş kurmak olduğunu belirtiyor. Bu konuda kararsız olanların oranı da yüzde 14.54'ü buluyor. Gençlerin yüzde 70.18'i ise başka bir ülkede yaşasaydı daha aktif olacağını ve konumunun daha iyi olacağını düşünüyor.