Adana etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Adana etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Mayıs 2009 Cuma

Genç Hukukçu Hız Kurbanı Oldu

Özge Can Turna, 23 yaşında genç bir üniversite öğrencisiydi. 1 ay sonra diplomasını alacaktı.

Özge Can Turna, 23 yaşında genç bir üniversite öğrencisiydi. 1 ay sonra diplomasını alacak ve hayalini kurduğu avukatlık mesleğine adım atacaktı. Ancak hayalleri önceki gün Ankara Eskişehir yolunda sona erdi. Başkent Üniversitesi'ne ait servis aracı, aşırı hız sebebiyle Hacettepe Üniversitesi'nin servisine çarptı. Araç yaklaşık 100 metre sürüklendi. Çarpmanın etkisiyle servisten fırlayan Özge, olay yerinde feci şekilde hayatını kaybetti. Genç kız, aşırı hız kurbanı olmasaydı bugün mezuniyeti için cübbe ve kepiyle fotoğraf çektirecekti. Özge, sınıfının en başarılı öğrencilerindendi. Arkadaşları onu, 'gözleri her zaman gülen, sevimli kız' olarak tanıyordu. Adana'da yaşayan annesini arayan yetkililer, 'Kızınız kaza geçirdi' deyince zaten hasta olan kadın fenalaştı. Acılı anne, evladıyla en son Anneler Günü'nde konuşmuştu.

28 Nisan 2009 Salı

Eğitim Fuarları Başlıyor...

Yurtdışında eğitim almak isteyenler için 100'den fazla okulun katılacağı eğitim fuarları başlıyor.

Yurtdışında üniversite, master, sertifika, lise veya dil eğitimi almak isteyenler için 100'ün üzerinde saygın okulların katılacağı Akare Yurtdışı Eğitim Fuarları düzenleniyor. 30 Nisan'a kadar sürecek olan fuar, Kıbrıs, İstanbul, Adana ve Antalya'da gerçekleşti. Bugün Ankara Sheraton Otel'de 14.00-19.00 saatleri arasında düzenlenecek fuar, 30 Nisan'da da İzmir Hilton'da gerçekleşecek. Ücretsiz organizasyonla, yurtdışında eğitim görmek isteyenlere direk bilgi almalarının kolaylığı sağlanıyor.

25 Mart 2009 Çarşamba

Kurusıkı Tabancalı Kız Kavgası...

Adana'da, iki öğrenci grubu arasında ‘kız meselesi’ yüzünden çıkan kavgada, 1 öğrenci kurusıkı tabancanın kabzasının başına vurulması sonucu yaralandı.

Adana'da, iki öğrenci grubu arasında 'kız meselesi' yüzünden çıkan kavgada, 1 öğrenci kurusıkı tabancanın kabzasının başına vurulması sonucu yaralandı. Kavgaya karışan bir kişinin, kuru sıkı tabancayla 4 el ateş de etmesi, okulda büyük korkuya neden oldu. Olay, saat 07.00 sıralarında Yeşilyuva Mahallesi'ndeki 5 Ocak Lisesi'nde meydana geldi. Okulun 12'nci sınıf öğrencisi 19 yaşındaki K. G., bahçede ders zilini beklerken kız meselesi yüzünden önceden aralarında husumet bulunan bir okul arkadaşıyla tartıştı. Diğer öğrencilerin ayırdığı 2 öğrenci, bu kez okul dışına çıkıp, tartışmayı sürdürdü. Öğrencilerin arkadaşlarının da katılmasıyla birlikte tartışma büyüyüp döner bıçağı ve kuru sıkı tabancanın da kullanıldığı kavgaya dönüştü. Bu sırada, kimliği belirlenemeyen bir öğrenci, K. G.'ye, tabanca kabzasıyla vurup, yaraladı. Aynı kişi, tabancayla 4 el ateş ederek, arkadaşlarıyla birlikte kaçtı. Çağrılan ambulansla Adana Devlet Hastanesi'ne götürülen K.G., acil serviste tedaviye alındı. Görgü tanıklarının da ifadelerine başvuran polis, adı açıklanmayan 19 yaşlarındaki bir öğrenciyi gözaltına aldı. Polis soruşturmayı sürdürürken, bağırtılar üzerine evinden dışarı çıktığını belirten bir kişi, “Yola baktığımda öğrenciler kavga ediyordu. Birinin elinde döner bıçağı gördüm. Sonra öğrenci kıyafetli bir kişi tabancayla ateş ederek kaçtı” dedi.

12 Mart 2009 Perşembe

'Kampüs Liseler' Kuruluyor...

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), birkaç lise türünün bir arada bulunduğu mesleki teknik ağırlıklı "lise kampüsleri" kurmaya başladı.

Bursa'da iki kampüsle başlatılan pilot proje, İstanbul, Ankara, İzmir, Gaziantep, Kahramanmaraş, Adana ve Kayseri'de deuygulanacak. MEB Müsteşar Yardımcısı Abdussamet Arslan, yaptığı açıklamada, üniversite kampüslerinin benzerlerinin liseler için de kurulmasını planladıklarını bildirdi. Bu çerçevede pilot proje uygulamasının başlatıldığını ifade eden Arslan, kampüslerde mekanlardan ve öğretmenlerden ortak yararlanılmasının verimlilik ve tasarruf açısından büyük avantaj sağlayacağını belirtti. Arslan, "kampüs lise" uygulamasının başlatılma nedenlerini şöyle anlattı: "Aslında kampüs lise projesi otomatik olarak ortaya çıktı. Özellikle şehir merkezlerinde, ilköğretim kademesinde okul ihtiyacını karşılayamıyoruz, çünkü arsa bulamıyoruz. Aslına bakarsanız buralarda okul yok mu? Var. Yetiyor mu? Biz memnun değiliz. Eskiden 60 kişilik sınıflarda ders görülüyordu. Bizim amacımız, bunu maksimum 30 kişiye indirmek. Bunun için de ekstra derslik yapmak gerekiyor. Ankara'nın, İstanbul'un merkezlerini düşünün. Şuraya ilköğretim okulu yapmak istesem yer bulabilir miyim? Bu imkansız. Mesela Ankara'daki Sarar İlköğretim Okulunun sınıf mevcudu 50 ise oranın mevcudunu 30'a düşürmek için ek derslik yapmak lazım, onun için de bana yer lazım. Yer bulamayınca biz de şöyle bir formül ürettik: Şehir merkezinde bulunan ortaöğretim kurumlarını şehrin dışına taşıyalım, arsa bulabildiğimiz yerlere, o ortaöğretim kurumlarını da ilköğretim okulu yapalım. Çünkü bizim için ilköğretim okulu ve okul öncesi eğitimin özelliği, çocuk evinden çıktığı zaman okula yürüyerek gidip yürüyerek gelebilmeli. Servis olmamalı. İlköğretim bunu gerektirir. Okul öncesi de aynı şekilde. Ortaöğretim öğrencisi ise otobüse, dolmuşa binebilir, kendi başına gidip gelebilir. Onun için ortaöğretimi şehir dışına taşımakta bir mahsur yok."Bunun yanı sıra personel istihdamında da sorun yaşandığını anlatan Arslan, bazı okullarda bir öğretmenin girdiği ders sayısının az olmasına karşın bazı okullarda ise tam tersi durum yaşandığını kaydetti. Özellikle müzik, beden eğitimi gibi derslerde öğretmenlerin diğer okullarda da derse girmesinin öğretmen sıkıntısını gidereceğini belirten Arslan, "Böyle bir modelde öğretmeni daha etkin kullanabileceğiz. Personel ve öğretmen ihtiyacını alt seviyeye düşüreceğiz. Örneğin bir kampüsün içinde dört ayrı okul olsa, kız meslek lisesi, endüstrimeslek lisesi, ticaret meslek lisesi, düz lise veya Anadolu lisesi, bu okullarınher biri için ayrı ayrı müzik, beden eğitimi veya bir başka branş öğretmeni olması yerine tümü için belki iki-üç öğretmenle yetinilecek" dedi. Kampüs modelinde cari giderlerin de en aza indirileceğini vurgulayan Arslan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Mevcut durumda temizlik, çevre ve yan tesislerle ilgili sorunlarımızvar. Biz her öğrencimizin spor yapmasını istiyoruz ama spor tesisleri ihtiyacıkarşılamaktan uzak. Çünkü şu anda bizim için birinci öncelik derslik ama böylebir kampüste yapacağınız spor tesisi ortak kullanılır. Bizde maalesef idarecilerde şöyle bir sıkıntı var: Bir mahalledeki lisedespor salonu vardır, bir başka okulun oradan faydalanmasında genellikle sıkıntı çıkarırlar. Neden? Buranın ısınmasını, elektriğini, suyunu o lise karşılıyor,öbürleri yararlanıyor. Kampüs modelinde böyle sıkıntılar olmaz. Yan tesisler,araç gereçler ortak kullanılır."Arslan, bu kampüslerde, bulundukları illerdeki sanayinin ihtiyaç duyduğuokul türlerinin yer alacağını kaydetti. Buralarda genellikle endüstri meslek, kızmeslek, ticaret ve düz lise türlerinin bulunacağını ifade eden Arslan, bundandolayı kampüslerin mesleki teknik ağırlıklı olacağını bildirdi. Kampüslerde spor kompleksleri, kütüphaneler, internet erişim yerleri, laboratuvarlar, atölyeler, personel için kreş, lojman ve park yerleri bulunacağını ayrıca bir sağlık birimide yapılacağını kaydeden Arslan, "Sağlık Bakanlığı ile temasa geçerek, buralarda sağlık il müdürlüklerinden uzman hekim olmasa bile bir pratisyen hekim bulunmasını sağlayacağız" diye konuştu. Mesleki ve teknik eğitimde okullaşma oranlarının arttığını belirten Arslan, bu alanda okul sayısında eksiklik bulunduğunu söyledi. Arslan, 2010'dan itibaren genel lise binalarından uygun olanların meslek lisesine dönüştürülerek, bu okulların yanına atölyeler ilave edileceğini bildirdi. KAMPÜS YAPILACAK İLLER Abdussamet Arslan, "kampüs lise" uygulamasının Bursa'nın Yıldırım ve Nilüfer ilçelerinde başladığını bildirdi. Arslan, kampüs lise yapmak için özellikle endüstrinin yoğun olduğu büyük şehirlerin tercih edildiğini belirtti. Kahramanmaraş ve Gaziantep'te de birer kampüs kurma çalışmalarının devam ettiği bilgisini veren Arslan, İstanbul'da Avrupa ve Anadolu yakasında olmak üzere iki, Ankara'da, Adana ve Kayseri'de de birer kampüs inşa edilmesinin planlandığını kaydetti.

26 Şubat 2009 Perşembe

"Umudun Zaferi"

3 kentte iki gün 4 hastane dolaştırdılar 750 km. yoldan sonra doğuma aldılar.

Kahramanmaraş'ın Meymendi Köyü İlköğretim Okulu'nda öğretmenlik yapan ve ilk bebeğine 8 aylık hamile Ayşe Alçı, pazar günü fenalaşınca eşi Mustafa Alçı tarafından 20 kilometre uzaklıktaki Özel Elbistan Tıp Merkezi'ne götürüldü. Gebelik zehirlenmesi teşhisi konulan Ayşe Alçı, ambulansla 150 km. uzaktaki. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Hastanesi'ne sevk edildi. Hastanede boş kuvöz ve solunum cihazı bulunmadığı için öğretmen, bu kez 210 kilometre uzaklıktaki Malatya Turgut Özal Tıp Merkezi'ne sevk edildi. Bu hastanede kuvöz bulundu ancak solunum cihazı olmaması nedeniyle Ayşe Alçı, 370 kilometre uzaklıktaki Adana'ya sevk edildi. 750 kilometre süren yolculuğunun sonunda Adana'da Başkent Üniversitesi Hastanesi'nde yatışı yapılan Alçı, hemen ameliyata alındı. Alçı, 1 kilo 600 gram ağırlığında bir kız bebek dünyaya getirdi. Baba: Umudun zaferi Bir yıllık evli olduklarını bildiren Mustafa Alçı, “Kızımın adını Rumeysa koyduk. Dayısının isteğiydi. Rumeysa'nın doğuşunu umudun zaferi olarak değerlendiriyorum. Umudumuzu yitirseydik, bugün belki bebeğimizi toprağa vermiş olurduk” dedi. Kadın doğum servisinde tedavisi süren Ayşe Alçı da, “Çok stresli saatler geçirdik. Şu an benim durumum iyi. Bebeğimin yaşamasına da hayret ettim. Bize Kahramanmaraş'ta, 'Her ihtimale hazırlıklı ol, ya seni, ya bebeği kurtarırız' dediler. Şükürler olsun. Yaşatacağı varmış ki Allah ikimize de can verdi” dedi. Karışıklığın '112 Hastane Koordinasyon Ağı' sisteminin kullanılmamasından kaynaklandığı anlaşıldı.