e-kitap indir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
e-kitap indir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ekim 2008 Cumartesi

BBC günlük yaşamda ingilizce eğitim seti





Geçtiğimiz yıllarda BBC Türkçe Yayınlar Servisi'nin radyo programlarında yayınlanan, İngilizcenizi geliştirmeye yönelik Günlük Yaşamda İngilizce program dizisini BBCTurkish.com'da dinleyebilirsiniz.




Günlük Yaşamda İngilizce dizisi BBC Eğitim Dairesi'yle BBC Türkçe Yayınlar Bölümü'nün ortak çalışmasının ürünü.

Nevsal Baylas tarafından hazırlanan ve sunulan dizi toplam 20 bölüm ve 259 dersten oluşuyor.

Programların amacı, günlük yaşamınızda karşılaşabileceğiniz İngilizce sözcük ve kalıpların kullanımlarını örnekleyerek anlatıp, duyduğunuz kalıpları tekrarlayarak öğrenmenizi sağlamak.

Geçtiğimiz dönemde haftalık olarak yayınlanan derslerin tamamına bu sayfalardan ulaşabileceksiniz.




8 Kasım'da yayınladığımız son derslerle Günlük yaşamda İngilizce dizimizi sona erdirdik.

Dersleri dinleyebilmek için bilgisayarınızda Real Player programının yüklü olması gerekli.

Bilgisayarınızda bu program yoksa aşağıdaki linke tıklayarak programı ücretsiz olarak yükleyebilirsiniz.

Real Player programını yüklemek için tıklayın

Program bilgisayarınızda yüklü olduğu halde dersleri dinleyemiyorsanız tıklayın

İngilizcenizi geliştirmeye yönelik bir diğer programımız da "Haberlerle İngilizce" adını taşıyor.

Bu programın sayfalarına ulaşmak için tıklayın

Ayrıca İngilizcenizi sınamanız için hazırladığımız çoktan seçmeli sorulardan oluşan kısa testler hazırlıyoruz.

Bu testlere ulaşmak için tıklayın















4 Eylül 2008 Perşembe

Orhan Kemal (Baba evi)


Orhan Kemal , Baba evi

Kurtuluş Savaşı'na gönüllü olarak katılmış olan hukukçu baba, savaştan sonra iktidarla çatışınca, kalabalık ailesiyle birlikte Beyrut'a kaçmak zorunda kalmıştır. Orada ufak bir lokanta açar ve iki oğluyla birlikte çalışmaya başlar. Ancak işler kötü gider ve aile geçinemez hale gelir; üstelik baba ağır bir hastalığa yakalanmıştır. Aile çocukların kazandığı üç-beş kuruşla hayatını sürdürmeye çalışırken, babasının baskısından bunalan -aslında çok genç yaştaki- büyük oğul işten atılır, bir türlü yeni iş bulamaz, ailenin yükünü tek başına taşıyan kardeşiyle çatışmaya başlar. Sonunda babasını razı ederek yurda -Adana'ya- geri döner. Hala yoksuldur ama baskıdan kurtulmuş, yaşama sevincini yakalamıştır; arkadaş edinir, futbolda başarı kazanır ve hayatına kızlar girer... Tıkanmış yaşamlarında bireysel çıkış arayan küçük insanları anlatan "Küçük Adam'ın Romanı" dizisinin birinci kitabı olan 'Baba Evi', Orhan Kemal'in yokluk içinde, aile baskısıyla geçen çocukluğunun, ilkgençliğinin öyküsü.

İNDİR(4shared)

İNDİR(Rapidshare)


Orhan Kemal (Baba evi)


Orhan Kemal , Baba evi

Kurtuluş Savaşı'na gönüllü olarak katılmış olan hukukçu baba, savaştan sonra iktidarla çatışınca, kalabalık ailesiyle birlikte Beyrut'a kaçmak zorunda kalmıştır. Orada ufak bir lokanta açar ve iki oğluyla birlikte çalışmaya başlar. Ancak işler kötü gider ve aile geçinemez hale gelir; üstelik baba ağır bir hastalığa yakalanmıştır. Aile çocukların kazandığı üç-beş kuruşla hayatını sürdürmeye çalışırken, babasının baskısından bunalan -aslında çok genç yaştaki- büyük oğul işten atılır, bir türlü yeni iş bulamaz, ailenin yükünü tek başına taşıyan kardeşiyle çatışmaya başlar. Sonunda babasını razı ederek yurda -Adana'ya- geri döner. Hala yoksuldur ama baskıdan kurtulmuş, yaşama sevincini yakalamıştır; arkadaş edinir, futbolda başarı kazanır ve hayatına kızlar girer... Tıkanmış yaşamlarında bireysel çıkış arayan küçük insanları anlatan "Küçük Adam'ın Romanı" dizisinin birinci kitabı olan 'Baba Evi', Orhan Kemal'in yokluk içinde, aile baskısıyla geçen çocukluğunun, ilkgençliğinin öyküsü.

İNDİR(4shared)

İNDİR(Rapidshare)


11 Haziran 2008 Çarşamba

Vur Emri / Bir Asteğmenin Tunceli Anıları (Ümit Zileli )

Vur Emri / Bir Asteğmenin Tunceli Anıları (Ümit Zileli )
Ümit Zileli
DHARMA YAYINLARI


Tanık olduğu acıları, öfkeleri, hüzünleri daha Tunceli’deyken kaleme almaya başladı. Bir belge niteliğindeki bu kitap, üzerinden uzun yıllar geçse de unutulmayacak gözlemleri ve tanıklıkları içeriyor. Vur Emri, gelecek için tarihe not düşürüyor..
Ümit Zileli’nin yüraktan dileği ise şu: "Topun, tüfeğin ve hatta askerliğin olmadığı, bir baştan diğerine sevda türkülerinin söylendiği bir dünya.."







Yayın Yılı: 2006
144 sayfa
İthal Kağıt
13,5x19,5 cm
Karton Kapak
ISBN:9944986569
Dili: TÜRKÇE

kitabı aşağıdaki linklerden indirebilirsiniz..

İNDİR(Rapidshare)


İNDİR(4shared)


İNDİR(Box)




Vur Emri / Bir Asteğmenin Tunceli Anıları (Ümit Zileli )

Vur Emri / Bir Asteğmenin Tunceli Anıları (Ümit Zileli )
Ümit Zileli
DHARMA YAYINLARI


Tanık olduğu acıları, öfkeleri, hüzünleri daha Tunceli’deyken kaleme almaya başladı. Bir belge niteliğindeki bu kitap, üzerinden uzun yıllar geçse de unutulmayacak gözlemleri ve tanıklıkları içeriyor. Vur Emri, gelecek için tarihe not düşürüyor..
Ümit Zileli’nin yüraktan dileği ise şu: "Topun, tüfeğin ve hatta askerliğin olmadığı, bir baştan diğerine sevda türkülerinin söylendiği bir dünya.."







Yayın Yılı: 2006
144 sayfa
İthal Kağıt
13,5x19,5 cm
Karton Kapak
ISBN:9944986569
Dili: TÜRKÇE

kitabı aşağıdaki linklerden indirebilirsiniz..

İNDİR(Rapidshare)


İNDİR(4shared)


İNDİR(Box)




Binboğalar Efsanesi (Yaşar Kemal)


Yaşar Kemal
YAPI KREDİ YAYINLARI


Yüzyıllarca yerleşik düzene geçmemek için direnen Türkmenler'in romanı Binboğalar Efsanesi Hıdrellez şenliklerinde, göeçerlerin kış için sığınacak topraklar bulma dilekleriyle başlar. Ancak, kış onlar için bir yok oluş öyküsüne dönüşecektir.

Yörüklerin yok oluşuna yıkılmış bir ağıt.

"Yaşar Kemal bir kültürün nasıl yittiğini Binboğalar Efsanesi ile sarsıcı bir biçimde betimledi."

Yayın Yılı: 2008
İthal Kağıt
281 sayfa
13,5x21 cm
Karton Kapak
ISBN:9750807014
Dili: TÜRKÇE

kitabı indirmek için aşağıdaki linkleri kullanın

İNDİR(Rapidshare)


İNDİR(4shared)


İNDİR(Box)




Binboğalar Efsanesi (Yaşar Kemal)


Yaşar Kemal
YAPI KREDİ YAYINLARI


Yüzyıllarca yerleşik düzene geçmemek için direnen Türkmenler'in romanı Binboğalar Efsanesi Hıdrellez şenliklerinde, göeçerlerin kış için sığınacak topraklar bulma dilekleriyle başlar. Ancak, kış onlar için bir yok oluş öyküsüne dönüşecektir.

Yörüklerin yok oluşuna yıkılmış bir ağıt.

"Yaşar Kemal bir kültürün nasıl yittiğini Binboğalar Efsanesi ile sarsıcı bir biçimde betimledi."

Yayın Yılı: 2008
İthal Kağıt
281 sayfa
13,5x21 cm
Karton Kapak
ISBN:9750807014
Dili: TÜRKÇE

kitabı indirmek için aşağıdaki linkleri kullanın

İNDİR(Rapidshare)


İNDİR(4shared)


İNDİR(Box)




Yaban Bütün Eserleri 1 (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

Yaban Bütün Eserleri 1

Yakup Kadri Karaosmanoğlu
İLETİŞİM YAYINLARI



Kendi dönemi içindeki gerçekçilik anlayışına uygun olarak yazılmış olan Yaban'da Yakup Kadri, I. Dünya Savaşı'nın bitimiyle birlikte Sakarya Savaşı'nın sonuna kadar olan sürede bir Anadolu köyünde, köylüleri, köyün durumunu, Milli Mücadeleye ilişkin tavırlarını bir aydının gözüyle verir. Yaban için "bu eser benliğimin çok derinliklerinden adeta kendi kendine sökülüp, koparak gelmiş bir şeydir" diyen yazar, bu romanda ortaya koyduğu birçok soruna daha sonra yazacağı Ankara'da cevap bulmaya çalışacaktır.




Kitabı indirmek için aşağıdaki resimlere tıklayın.İstediğiniz siteden indirebilirsiniz.








Yaban Bütün Eserleri 1 (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

Yaban Bütün Eserleri 1

Yakup Kadri Karaosmanoğlu
İLETİŞİM YAYINLARI



Kendi dönemi içindeki gerçekçilik anlayışına uygun olarak yazılmış olan Yaban'da Yakup Kadri, I. Dünya Savaşı'nın bitimiyle birlikte Sakarya Savaşı'nın sonuna kadar olan sürede bir Anadolu köyünde, köylüleri, köyün durumunu, Milli Mücadeleye ilişkin tavırlarını bir aydının gözüyle verir. Yaban için "bu eser benliğimin çok derinliklerinden adeta kendi kendine sökülüp, koparak gelmiş bir şeydir" diyen yazar, bu romanda ortaya koyduğu birçok soruna daha sonra yazacağı Ankara'da cevap bulmaya çalışacaktır.




Kitabı indirmek için aşağıdaki resimlere tıklayın.İstediğiniz siteden indirebilirsiniz.








10 Haziran 2008 Salı

Telefon Kulübesi (Andrey Voznesenski )


Andrey Voznesenski
BROY YAYINEVİ


Çağdaş Rus şiirinin özgün adlarından Voznesenski, Pasternac'ı izleyen şairlerdendir. 'Ben, şiirlerimi ayaklarımla yazarım. Adımlarımla dizeleri oluşturuyorum ya da daha doğrusu onlar beni' diyerek ritme verdiği önemi vurguluyor. Ondaki ritm duygusu, geleneksel Rus çizgisinden çağdaş yaşamın çeşitliliğine yayılan bir şiirin güç kaynağıdır. Şiirinin temalarını ise şöyle belirtiyor: 'Benim şiirlerim günce gibidir. Bir günceye insan hissettiği, gördüğü her şeyi yazar. Sevgiyi, aşkı... Bu günlük yaşam içinde politika da size dokunur ve onu da yazarsınız.'

İNDİR(Rapidshare)


İNDİR(4shared)


Telefon Kulübesi (Andrey Voznesenski )


Andrey Voznesenski
BROY YAYINEVİ


Çağdaş Rus şiirinin özgün adlarından Voznesenski, Pasternac'ı izleyen şairlerdendir. 'Ben, şiirlerimi ayaklarımla yazarım. Adımlarımla dizeleri oluşturuyorum ya da daha doğrusu onlar beni' diyerek ritme verdiği önemi vurguluyor. Ondaki ritm duygusu, geleneksel Rus çizgisinden çağdaş yaşamın çeşitliliğine yayılan bir şiirin güç kaynağıdır. Şiirinin temalarını ise şöyle belirtiyor: 'Benim şiirlerim günce gibidir. Bir günceye insan hissettiği, gördüğü her şeyi yazar. Sevgiyi, aşkı... Bu günlük yaşam içinde politika da size dokunur ve onu da yazarsınız.'

İNDİR(Rapidshare)


İNDİR(4shared)


Başucumda Müzik (Kürşat Başar)

Başucumda Müzik (Kürşat Başar)


"Eğer hayatınızın bir an'ına gidip orada sonsuza dek kalacaksınız deseler yalnızca iki şeyden birini seçmek isterdim. Biri, o çocukluğun bahçesindeki ağacın dalına asılı salıncakta sallanırken... Öteki, bütün hayatım boyunca en çok sevdiğim adamla öpüştüğüm ilk gün... Herkes âşık olmanın ortak dilini bulup yazmaya çalışıyordu. Ama aslında bu kadar basitti işte: Birini öptüğünde salıncakta sallanır gibi hissediyorsan âşıksın." Başucumda Müzik, bizi "gerçekleşen bir rüya" ya götürüyor 50'li ve 60'lı yılların karmaşasında unutulup gitmiş gizli bir aşk öyküsünü anlatıyor. Orada, sokaktan akordiyon sesinin geldiği bir bahar sabahında, unutulmaz cumartesilerde, unutulmuş şarkılarda eşsiz bir duyguyu, tutmak isterken avucumuzdan kayıp giden o rüyayı okuyacaksınız. Hem de çok tanıdık bir yakın tarihin çarpıcı gerçeğinin içinde...


Nasıl olur da insan, dünya yüzünde, bütün bir ömür boyu hatta ondan bile sonra, sonsuza dek birlikte olmak istediği, her gördüğünde, hayır, yalnızca adını düşündüğünde bile kalbinin deli gibi çarpmasına engel olamadığı, belki de hayata geldiği an kaybedip sonra da çaresizce, farkında bile olmadan oradan oraya savrularak yıllar yılı arayıp durduğu parçasını bulmuşken mutsuz olur? Kimi zaman birini sevdiğini düşünür insan. Onu neden sevdiğini bir başkasına anlatabilir. Sözcüklerle, uzun cümlelerle, yaşanmış hatıralarla, örnekler vererek... Bazen birini sevdiğine kendisini inandırır. Onu sevmek için, daha çok sevebilmek için birşeyler yapar ya da bekler. Ama bazen birini delice sevdiğinizi bilirsiniz. Hissedersiniz. Bunun için hiçbir neden olmasa da sizin dışınızda bir güçle ona doğru çekilirsiniz. Yerçekimi gibi doğal, kendiliğinden... İsteseniz de engel olunamayan birşey... Evet işte onu bulmuştum ama mutsuzdum. Kendi kendime sabahlara kadar oturuyordum, neden deliler gibi gülmeyip ağladığımı anlayamıyordum. Onu bulmuştum ama alamıyordum. Bu yüzden mi? Sanki kaybolup gitmiş gölgeme bir yerde rastlamıştım ve yakalamaya çalıştığım anda yeniden elimden kaçıp gidiyordu. Uzağa değil, yakınımdaydı, görüyordum, ama dokununca yeniden gidiyordu. Belki de yıllar sonra, belki de hep böyle elle tutulamadağı için bunca değerli olduğunu mu düşünmeliyim? Biliyorum, öyle derler. Ama bu doğru değil. O günlerde de, şimdi de, bana sorarsanız aynı cevabı veririm. Masallardaki lambayı ovalayıp içinden çıkan cin, "Dile benden ne dilersen," diye sorsa, çocukluğumda bir türlü bulamadığım o cevabı hemen söylerim. Bütün bir hayat, onun kucağına yatmış, saçlarımı okşarken benimle konuşmasının yanında hiçbir anlam taşımaz.

Yayın Yılı: 2003
456 sayfa
İthal Kağıt
13,5x20 cm
Karton Kapak
ISBN:9754584931
Dili: TÜRKÇE



İNDİR(Rapidshare)


İNDİR(4shared)


Başucumda Müzik (Kürşat Başar)

Başucumda Müzik (Kürşat Başar)


"Eğer hayatınızın bir an'ına gidip orada sonsuza dek kalacaksınız deseler yalnızca iki şeyden birini seçmek isterdim. Biri, o çocukluğun bahçesindeki ağacın dalına asılı salıncakta sallanırken... Öteki, bütün hayatım boyunca en çok sevdiğim adamla öpüştüğüm ilk gün... Herkes âşık olmanın ortak dilini bulup yazmaya çalışıyordu. Ama aslında bu kadar basitti işte: Birini öptüğünde salıncakta sallanır gibi hissediyorsan âşıksın." Başucumda Müzik, bizi "gerçekleşen bir rüya" ya götürüyor 50'li ve 60'lı yılların karmaşasında unutulup gitmiş gizli bir aşk öyküsünü anlatıyor. Orada, sokaktan akordiyon sesinin geldiği bir bahar sabahında, unutulmaz cumartesilerde, unutulmuş şarkılarda eşsiz bir duyguyu, tutmak isterken avucumuzdan kayıp giden o rüyayı okuyacaksınız. Hem de çok tanıdık bir yakın tarihin çarpıcı gerçeğinin içinde...


Nasıl olur da insan, dünya yüzünde, bütün bir ömür boyu hatta ondan bile sonra, sonsuza dek birlikte olmak istediği, her gördüğünde, hayır, yalnızca adını düşündüğünde bile kalbinin deli gibi çarpmasına engel olamadığı, belki de hayata geldiği an kaybedip sonra da çaresizce, farkında bile olmadan oradan oraya savrularak yıllar yılı arayıp durduğu parçasını bulmuşken mutsuz olur? Kimi zaman birini sevdiğini düşünür insan. Onu neden sevdiğini bir başkasına anlatabilir. Sözcüklerle, uzun cümlelerle, yaşanmış hatıralarla, örnekler vererek... Bazen birini sevdiğine kendisini inandırır. Onu sevmek için, daha çok sevebilmek için birşeyler yapar ya da bekler. Ama bazen birini delice sevdiğinizi bilirsiniz. Hissedersiniz. Bunun için hiçbir neden olmasa da sizin dışınızda bir güçle ona doğru çekilirsiniz. Yerçekimi gibi doğal, kendiliğinden... İsteseniz de engel olunamayan birşey... Evet işte onu bulmuştum ama mutsuzdum. Kendi kendime sabahlara kadar oturuyordum, neden deliler gibi gülmeyip ağladığımı anlayamıyordum. Onu bulmuştum ama alamıyordum. Bu yüzden mi? Sanki kaybolup gitmiş gölgeme bir yerde rastlamıştım ve yakalamaya çalıştığım anda yeniden elimden kaçıp gidiyordu. Uzağa değil, yakınımdaydı, görüyordum, ama dokununca yeniden gidiyordu. Belki de yıllar sonra, belki de hep böyle elle tutulamadağı için bunca değerli olduğunu mu düşünmeliyim? Biliyorum, öyle derler. Ama bu doğru değil. O günlerde de, şimdi de, bana sorarsanız aynı cevabı veririm. Masallardaki lambayı ovalayıp içinden çıkan cin, "Dile benden ne dilersen," diye sorsa, çocukluğumda bir türlü bulamadığım o cevabı hemen söylerim. Bütün bir hayat, onun kucağına yatmış, saçlarımı okşarken benimle konuşmasının yanında hiçbir anlam taşımaz.

Yayın Yılı: 2003
456 sayfa
İthal Kağıt
13,5x20 cm
Karton Kapak
ISBN:9754584931
Dili: TÜRKÇE



İNDİR(Rapidshare)


İNDİR(4shared)


8 Haziran 2008 Pazar

Hatırladıklarım (Zekeriya Sertel)


Hatirladiklarim
Yazar/Autor: Zekeriya Sertel
Verlag:
Titel No:2618

Kitap hakkinda aciklama:

Zekeriya Sertel, Türk basın ve siyaset tarihinin en önemli isimlerindendir. Gazeteciliğe 1911´de, Selanik´te başlayan Sertel´in meslek yaşamı özgürlük ve demokrasi mücadelesiyle geçti. Kurtuluş Savaşı´ndan sonra, Türkiye´nin en önemli basın-yayın kurumlarını yönlendirdi; pek çok yeniliğe imzasını attı. II. Dünya Savaşı yıllarında faşizme ve nazizme karşı, kalemiyle savaş açtı. Tek parti iktidarı döneminde verdiği demokrasi mücadelesi, başyazarı olduğu Tan gazetesinin yakılıp yıkılmasıyla sonuçlandı, can güvenliği olmadığından eşi Sabiha Sertel ile birlikte yurtdışına çıkmak zorunda kaldı.
1952´den 1977´ye kadar da, kendisine pasaport verilmediği için ülkesine dönemedi. Hatırladıklarım, Zekeriya Sertel´in bütün bu çetin yılları anlattığı bir anılar kitabı. Sertel´in de dediği gibi, bir gazetecinin hayatını memleketin hayatından ayırmak mümkün olmayacağı için, bu kitapta aynı zamanda memleketin tarihini ve insanlarını bulacaksınız.


İNDİR(rapidshare)

İNDİR(4Shared)

Hatırladıklarım (Zekeriya Sertel)


Hatirladiklarim
Yazar/Autor: Zekeriya Sertel
Verlag:
Titel No:2618

Kitap hakkinda aciklama:

Zekeriya Sertel, Türk basın ve siyaset tarihinin en önemli isimlerindendir. Gazeteciliğe 1911´de, Selanik´te başlayan Sertel´in meslek yaşamı özgürlük ve demokrasi mücadelesiyle geçti. Kurtuluş Savaşı´ndan sonra, Türkiye´nin en önemli basın-yayın kurumlarını yönlendirdi; pek çok yeniliğe imzasını attı. II. Dünya Savaşı yıllarında faşizme ve nazizme karşı, kalemiyle savaş açtı. Tek parti iktidarı döneminde verdiği demokrasi mücadelesi, başyazarı olduğu Tan gazetesinin yakılıp yıkılmasıyla sonuçlandı, can güvenliği olmadığından eşi Sabiha Sertel ile birlikte yurtdışına çıkmak zorunda kaldı.
1952´den 1977´ye kadar da, kendisine pasaport verilmediği için ülkesine dönemedi. Hatırladıklarım, Zekeriya Sertel´in bütün bu çetin yılları anlattığı bir anılar kitabı. Sertel´in de dediği gibi, bir gazetecinin hayatını memleketin hayatından ayırmak mümkün olmayacağı için, bu kitapta aynı zamanda memleketin tarihini ve insanlarını bulacaksınız.


İNDİR(rapidshare)

İNDİR(4Shared)