Sakarya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sakarya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Mayıs 2009 Cuma

'Akran Danışmanlığı' Projesi

Sakarya Milli Eğitim Müdürlüğü "Akran Danışmanlığı" adlı projeyle okuldaki şiddet ve madde bağımlılığını önlemeyi başardı.

'Öğrenciden öğrenciye dayanışma' programı olarak nitelendirilen proje kapsamında öğrencilerin rehber öğretmen ve okul idarecileri ile paylaşamadığı sorunlarını kendi arkadaşıyla paylaşması sağlandı. Proje, öğrenciler arasındaki tüm gelişmelerden haberdar olan Milli Eğitime olumsuz gelişmelere karşı önceden tedbir alma imkanı da verdi. 2008-2009 eğitim öğretim yılı başında uygulamaya başlanan 'Akran danışmanlığı projesi' çerçevesinde 30 lisede başarılı, iletişimi kuvvetli, anlama ve ikna kabiliyeti yüksek herkesin arkadaş olmak istediği gönüllü öğrenciler belirlendi. 4 ay boyunca bu öğrencilere konunun uzmanları tarafından şiddet, madde bağımlılığı, aile içi iletişim, çok kültürlülük, meslekî eğitim, okul idare, okul öğrenci ve okul aile iletişimi konularında eğitim verildi. Eğitim alan öğrenciler kendi okullarında sorunu olduğunu hissettikleri öğrencilerle konuşup sıkıntılarına çözüm üretti. Ciddi, halledilemeyen büyük sorunların ise okul idaresiyle paylaşılarak çözüm yoluna gidildi. Projenin uygulandığı okullarda şiddet içerikli bir olay yaşanmadı. Sakarya Milli Eğitim Müdürü Murat Yazıcı, projenin 30 okulda uygulandığını ve başarılı sonuçlar aldıklarını söyledi. Öğrencilerin rehber öğretmen ve okul idaresi ile paylaşmaktan çekindiği sorunları rahatlıkla Akran Projesi eğitimi almış öğrenciyle paylaştığını belirterek, "Öğrencinin halinden en iyi öğrenci anlar. Biz bu sebeple Akran Projesi'ne aynı zamanda öğrenciden öğrenciye dayanışma programı diyoruz." dedi. Proje içerisinde yer alan öğrencilerin gerçekten okulun takdir edilen, sosyal yönü kuvvetli, arkadaşlarıyla iletişimi çok iyi olan öğrenciler olduğunu kaydeden Yazıcı şu bilgileri verdi: "Öğrencilerimiz aldıkları eğitimle çözüm önerileri de sundu. Bu proje sayesinde okullarda şiddet ve kötü alışkanlıkların büyük ölçüde önüne geçildi. Gelecek eğitim yılında projenin daha da yaygınlaşması için çalışmalar yapacağız. Bu proje ile okul idaresi, öğretmenlerin fark edemediği sorunları fark etme imkanı buldu." Gerginlikleri şiddete dönüşmeden çözdük Akran Projesi içerisinde yer alan Ali Dilmen Anadolu Lisesi öğrencisi Ali Taşvuran, çok iyi bir eğitim aldıklarını belirterek şunları söyledi: "Bu proje içerisinde yer almaktan çok mutluyum. Okulumuzda öğrenciler arasındaki gerginlikleri uzlaşmayla şiddete dönüşmeden çözümlüyoruz. Zararlı alışkanlıkları olan arkadaşlarımızı gördüğümüzde kendisine ne kadar büyük bir kötülük yaptığını anlatıyor, uzman yardımı almasını sağlıyoruz." Kız lisesi öğrencisi Şeymanur Köklükaya ise proje ile öğrencinin de okul yönetimine ciddi bir şekilde dahil edildiğini ifade ederek, "Bugüne kadar çok sayıda akranım benimle sorununu paylaştı. Aslında öğrencilerin konuşarak halledilmeyecek meseleleri yok. Ancak bütün öğrenciler okul idaresi ile konuşmaktan çekiniyor. Bir manada biz onlara aracı oluyoruz." diye konuştu. Anadolu imam hatip lisesi öğrencisi Süleyman Baş da projede yer almakla arkadaşlarına yardımcı olmanın yanında hayatta önemli deneyimler kazanma imkanı da bulduğunu kaydetti.

10 Mart 2009 Salı

Yüzde 86.9 Tacize Uğruyor

Sakarya Üniversitesi'nde (SAÜ) yapılan Uluslararası Disiplinlerarası Kadın Kongresi'nde konuşan Prof. Dr. Serpil Aytaç, üniversitede cinsel tacizle ilgili yaptığı anketin çarpıcı sonuçlarını açıkladı.

Prof. Dr. Aytaç, "Öğrencilerin yüzde 86.9'unun kampüs içerisinde cinsel tacize maruz kaldığını tespit ettik" dedi. Sakarya Üniversitesi'nde (SAÜ) yapılan Uluslararası Disiplinlerarası Kadın Kongresi'nin ikinci gününde konuşan Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serpil Aytaç, İdari Bilimler Fakültesi'nde eğitim gören 591 öğrenciyle yapılan anketten çarpıcı sonuçlar çıktığını açıkladı. Öğrencilerin kampüs içerisinde maruz kaldığı cinsel tacizi ortaya çıkarmak için böyle bir çalışma yaptıklarını belirten Prof. Dr. Serpil Aytaç, bu çalışmanın Türkiye'de kampüste cinsel tacizle ilgili yapılan ilk anket olduğunu ifade etti. Öğrencilerin kampüs içerisinde yoğun bir şekilde sözel, fiziksel, görsel ve psikolojik cinsel tacize maruz kaldığını kaydeden Aytaç, Batı toplumlarında üniversitelerde cinsel tacizin ağır bir suç olduğunu, kadına yapılan cinsiyete dayalı ayrımcılık olarak değerlendirildiğini belirterek, Türkiye'de ise durumun ciddiyetinin kavranamadığını söyledi. Aytaç, cinsel tacizle ilgili şikayete gelindiğinde Türk polisinin "Git işine" tavrı sergilediğini savunurken, anketle ilgili şu bilgileri verdi: "Hiç tacize maruz kaldınız mı" sorusuna öğrencilerin yüzde 86.9'u (512 kişi) "Evet" cevabı verdi. "Yaşanılan tacizin tipi nedir" sorusuna ise öğrencilerin yüzde 23.9'u (127) sözel, yüzde 7.3'ü (39) fiziksel, yüzde 5.3'ü psikolojik (28), yüzde 12.6'sı (67) görsel, yüzde 21.7 (114) hepsi, yüzde 29.5'i de (157) en az iki farklı şekilde cinsel tacize maruz kaldığını belirtti. "Kim tarafından tacize uğradınız" sorusuna ise öğrencilerin yüzde 15.3'ü (81) "kampüsteki herhangi bir öğrenci", yüzde 3.6'sı (19) "yakın arkadaşım", yüzde 54.3'ü (287) "halktan biri" (kampüste çalışan ya da gelip giden şoför, memur ve jandarma, kampüs alanında tıp fakültesi olması sebebiyle halkın yoğun bulunması), yüzde 2.3'ü (12) "üniversitedeki kendi hocam", yüzde 24.6 ise (130) kişi "hepsi" cevabını verdi. "Nerede tacize uğradınız" sorusuna ise öğrencilerin yüzde 41.5'i (145) "kampüs içerisinde her yerde", yüzde 35.7'si (168) "açık kampüs alanında", yüzde 22.8'i (107) "kapalı mekan" (sınıf, yemekhane, otobüs, yurt) alanlarında tacize uğradığı bilgisini verdi. "Tacizde bulunan kişinin cinsiyetiyle" ilgili soruya ise öğrencilerin, yüzde 91,9'u (488) erkek, yüzde 5.6'sı (30) kadın, yüzde 2.47'ü ise her iki cinsten taciz gördüğünü kaydetti. "Tacize uğrama sıklığınız nedir" sorusuna ise öğrencilerin yüzde 45.3'ü (234) "az sıklıkla", yüzde 17.6'sı (91) "ayda birkaç kez" tacize uğradığını belirtti. "Taciz olayını şikayet ettiniz mi" sorusuna ise öğrencilerin yüzde 76.8'i( 454) "hayır", yüzde 12.5 (74) "evet" cevabını verdi. "Tacizi kiminle paylaştınız" sorusuna yüzde 73.3'ü (324) "arkadaşımla", yüzde 25.3'ü (112) "ailemle", yüzde 1.4'ü ise "üniversite yöneticileriyle" paylaştığı karşılığını verdi. "Paylaştığınız kişinin taciz olayına bakışı ne oldu" şeklinde yöneltilen soruya ise öğrencilerin yüzde 44.5'i (167) ilgilendiğini, yüzde 42.4'ü (159) destek verdiğini ifade etti. "Taciz olayı sizi nasıl etkiledi" sorusuna ise öğrencilerin yüzde 54.5'i (280) "sürekli beni tedirgin etti", yüzde 21.8'i "karşı cinse olan güvenim kayboldu, sinirlendim, çaresiz hissettim" seçeneğini işaretledi.