26 Kasım 2009 Perşembe

Tüm Zamanların En İyi Filmleri - 3 (1990-1994)


1- Reservoir Dogs
Yönetmen: Quentin Tarantino

Yazar: Quentin Tarantino

Oyuncular: Harvey Keitel, Michael Madsen, Steve Buscemi, Tim Roth, Quentin Tarantino

Tür: Suç|Dram|Gizem|Gerilim

Yapım yılı: 1992

Süre: 99 dk.

Ülke: ABD

Dil: İngilizce

IMDB Puanı: 8.4/10


2- Léon [The Professional]
Yönetmen: Luc Besson

Yazar: Luc Besson

Oyuncular: Jean Reno, Natalie Portman, Gary Oldman

Tür: Suç|Dram|Gerilim

Yapım yılı: 1994

Süre: 136 dk.

Ülke: Fransa

Dil: İngilizce

IMDB Puanı: 8.6/10



3- Edward Scissorhands
Yönetmen: Tim Burton

Yazar: Tim Burton & Caroline Thompson

Oyuncular: Johnny Depp, Dianne Wiest, Winona Ryder

Tür: Komedi|Dram|Romantik|Fantastik

Yapım yılı: 1990

Süre: 105 dk.

Ülke: ABD

Dil: İngilizce

IMDB Puanı: 8/10



4- Bitter Moon
Yönetmen: Roman Polanski

Yazar: Gérard Brach, John Brownjohn ve Roman Polanski (senaryo), Pascal Bruckner (roman)

Oyuncular: Peter Coyote, Emmanuelle Seigner, Hugh Grant, Kristin Scott Thomas

Tür: Dram

Yapım yılı: 1992

Süre: 139 dk.

Ülke: Fransa|İngiltere|ABD

Dil: İngilizce|Fransızca

IMDB Puanı: 6.8/10


5- Naked
Yönetmen: Mike Leigh

Yazar: Mike Leigh

Oyuncular: David Thewlis, Lesley Sharp, Greg Cruttwell, Katrin Cartlidge

Tür: Dram|Komedi

Yapım yılı: 1993

Süre: 131 dk.

Ülke: İngiltere

Dil: İngilizce

IMDB Puanı: 7.9/10



6- Arizona Dream
Yönetmen: Emir Kusturica
Yazar: Emir Kusturica & David Atkins
Oyuncular: Johnny Depp, Faye Dunaway, Jerry Lewis, Lili Taylor, Vincent Gallo
Tür: Dram|Komedi|Fantastik
Yapım yılı: 1993
Süre: 142 dk.
Ülke: ABD|Fransa
Dil: İngilizce
IMDB Puanı: 7.3/10

7- Groundhog Day
Yönetmen: Harold Ramis
Yazar: Danny Rubin & Harold Ramis
Oyuncular: Bill Murray, Andie MacDowell
Tür: Komedi|Fantastik|Romantik
Yapım yılı: 1993
Süre: 101 dk.
Ülke: ABD
Dil: İngilizce
IMDB Puanı: 8.1/10


8- Les Amants du Pont-Neuf [The Lovers on the Bridge]
Yönetmen: Leos Carax
Yazar: Leos Carax
Oyuncular: Juliette Binoche, Denis Lavant
Tür: Dram|Romantik
Yapım yılı: 1991
Süre: 125 dk.
Ülke: Fransa
Dil: Fransızca
IMDB Puanı: 7.3/10


9- Nikita [La Femme Nikita]
Yönetmen: Luc Besson
Yazar: Luc Besson
Oyuncular: Anne Parillaud, Tchéky Karyo, Jean-Hugues Anglade, Jean Reno
Tür: Suç|Dram|Romantik|Gerilim
Yapım yılı: 1990
Süre: 115 dk.
Ülke: Fransa
Dil: Fransızca
IMDB Puanı: 7.5/10

10- Pulp Fiction
Yönetmen: Quentin Tarantino
Yazar: Quentin Tarantino & Roger Avary
Oyuncular: John Travolta, Bruce Willis, Uma Thurman, Samuel L. Jackson
Tür: Suç|Gerilim
Yapım yılı: 1994
Süre: 154 dk.
Ülke: ABD
Dil: İngilizce
IMDB Puanı: 8.9/10




11- Damage (1992)
12- Interview with the Vampire (1994)
13- The House of the Spirits (1993)
14- Da Hong Deng Long Gao Gao Gua [Raise the Red Lantern] (1991)
15- Terminator 2: Judgment Day (1991)
16- The Silence of the Lambs (1991)
17- Bram Stoker's Dracula (1992)
18- The Crying Game (1992)
19- Misery (1990)
20- The Shawshank Redemption (1994)
21-
Trois couleurs: Bleu [Three Colors: Blue] (1993)
22- The Sheltering Sky (1990)
23- Tacones Lejanos [High Heels] (1991)
24- The Piano (1993)
25- Heavenly Creatures (1994)
26- La Double Vie De Veronique [The Double Life of Veronique] (1991)
27- Muriel's Wedding (1994)
28- Jacob's Ladder (1990)
29- Boxing Helena (1993)
30- Kalifornia (1993)

ATA SPORU OKÇULUK BURSA' DA İLGİ BEKLİYOR

Ata Sporu Okçuluğa İlgi Gösteren Gençler İlgisizlikten Yakınıyor. Bursa'da Okçuluk Sporu Yapmak İsteyen Gençler İçin En Yakın Adresin İnegöl Olması Tepkilere Sebep Oluyor.
Ata sporu okçuluğa ilgi gösteren gençler ilgisizlikten yakınıyor. Bursa'da okçuluk sporu yapmak isteyen gençler için en yakın adresin İnegöl olması tepkilere sebep oluyor.

Okçulukta kurumsallaşmanın olmamasından yakınan okçuluk meraklıları, "Bursa'da bir okçuluk kulübümüz bile yok. Biz bu sporu yapmak istiyoruz. İnegöl'e gidip gelmeye ne vaktimiz ne de ekonomik durumumuz var" diyerek tepkilerini dile getirdiler.

Halen bünyesinde 46 branş barındıran Bursa Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü yeni yılın başında okçuluğa merak salan gençlere rehberlik yapacak. TEDAŞ Spor Kulübü'nün müracaatını değerlendiren Gençlik Spor İl Müdürlüğü, Yılbaşı sonrası okçuluk faaliyetlerinin resmen başlayacağını açıkladı.

Tarihimizde büyük öneme sahip olan okçuluğa Bursa'da yeterince ilgi gösterilmemesi gençlerin tepkisine sebep oluyor. Okçuluk sporuna merak salan bir Grup Genç, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'ne müracaat etti. Gençlere 'En yakın yer İnegöl' cevabı verildi. Ata sporu okçuluğa merak salan Cüneyt Öztürk, Semih Kocabıyık, Hilmi Gazioğlu ve Gökhan Baran bu kez Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü'nü aradı. Aynı cevabı alınca gençler çaresizce gelişmeleri beklemeye başladı.
Gençlere sevindirici müjde ise TEDAŞ Spor Kulübü'nden geldi. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne başvuran kulüp okçuluk branşını açmak istediğini dile getirdi. Müdürlüğün onayı ile 2010 Ocak ayında okçuluk sporu resmen Bursa'da başlamış olacak. TEDAŞ Spor Kulübü Yöneticisi İhsan Özen, "Biz müracaatımızı yaptık, değerlendirmeler sürüyor. Önümüzdeki Ocak en geç Şubat ayında okçuluk branşının açılacağını söylediler." dedi.

Ata sporu okçuluğa merak salmalarına rağmen yeterince destek görmediklerini söyleyen Cüneyt Öztürk, "Kısa bir zaman olmasına rağmen yaptığımız araştırmalarda gördük ki, Bursa'da okçuluk gerçekten zor durumda. Geçmişte bazı kulüplerde okçuluk branşı varmış ama şuanda faal olarak İnegöl'de okçuluk branşı var. Herkesin meraklı olduğu bir spor dalının böylesine yetim bırakılmasına oldukça şaşırdık. Şimdi duyuyoruz ki TEDAŞ Spor Kulübü branş açıyormuş. Bu sevindirici bir haber. Biraz tarihimizin tozlu sayfalarına dönüp okçuluğu hatırlayalım." dedi.

- Kaynak : http://spor.haberler.com/ata-sporu-okculuk-ilgi-bekliyor-haberi/

İYİ BAYRAMLAR

Sevdiklerinizle birlikte geçireceğiniz nice sağlıklı, huzurlu ve mutlu bayramlar diliyorum. Kurban bayramınız kutlu olsun. Bayramlarınız kitapsız geçmesin :)))

25 Kasım 2009 Çarşamba

Mim


Umut'un kaleminden:
Iıı merhaba, bu postu nasıl sınıflandırırız bilmiyorum. Bence Çavlan açıklasın. Evet evet, söz Çavlan'da.

Çavlan'ın klavyesinden:
Mimlendik mirim. Ben mimlenmenin ne olduğunu bile bilmiyordum, Umut açıkladı. Bir blogcu kendisine de aynı şekilde gelen soruları yanıtladıktan sonra seni mimliyormuş, sana düşen de o soruları cevaplamak, sonra mimleyecek bir başka blog bulmakmış. Mimleyen şahıs Umut'un ablası olduğundan ve bu mimleme işini çok güzel bir kitap fuarı yazısının sonlarında gerçekleştirdiğinden, ayrıca gene o yazıda bizim reklamımızı yaptığından, üstüne üstlük söz konusu yazıda benden pek bir tatlı bahsettiğinden, her ne kadar Umut sallamaya meyilli olsa da bu oto-röportajı gerçekleştirmeyi boynumun borcu biliyor, üstelik soruları müstesna blogumuzun iki yazarına da cevaplatıyorum (kendime de, evet. ilginç). Ve fakat blog camiasına çok yabancı (ya da 'yeni' mi desek) olduğumdan bunu paslayacak blog bulamıyorum. Mimlenme tamam da mimleme eksik kalıyor. Kalıversin.

1. Şu an okumakta olduğunuz kitap nedir? Kısaca konusunu anlatır mısınız?
Umut: Şu an okuduğum kitap SecureSWF kullanım kılavuzu. Bence kullanım kılavuzlarını da kitaptan sayalım, hayat daha güzel olsun. :) O olmuyorsa Marc Levy'den "Keşke Gerçek Olsa" diycem ama ona da bir haftadır el sürmedim. Konusu tripten tribe koşan hayalet kadınla anne fetişi tavan yapmış romantik mimarın ilişkisi üzerine.
Çavlan: Valla utanıyorum açıklarken ama Kapital Manga. En azından para verip almadığımı, bir şekilde elime geçtiğini söylesem utancım azalır mı? Azaldı azıcık. Okumakta olduğum değil de birkaç saat önce bitirdiğim şey aslında (şey, evet). Zaten boktan mı boktan çizimler ve az mı az baloncukla dolu olduğu için yarım saat dahi sürmedi okuması, kusa kusa okudum.

2. En son aldığınız kitap?
Umut: Zaman Makinesi diye saatler üzerine bir kitap, bir de Tübitak (Emrah Ablak'ın çizgi hikayeleri olan).
Çavlan: Otisabi'nin 2. ve 3. ciltleri.. Bunlar kitap sayılıyor mu? Sayılmıyorlarsa (!) Neil Gaiman'ın Mezarlık Kitabı.

3. Şimdiye kadar aldığınız kitaplar içinde en sevdiğiniz hangisidir?
Umut: Öeh, bilmiyorum.
Çavlan: Çok garip bir soru bu, sadece satın aldığım kitaplar arasından mı en sevdiğimi seçmek zorundayım şimdi, bulduğum/hacıladığım/babamdan geçen/arkadaşımdan kalan/kütüphaneden bulunan kitapların arasında olamaz mı şu beni en çok etkileyen kitap? Ayrıca çocukken Cinali, büyükken de Stephen King'den başka bir şey okumamış kütüklerin dışında bu soruyu tek bir kitapla yanıtlayabilecek olan var mıdır? Adama en sevdiği şarkı ya da en sevdiği filmin sorulması kadar abes bu, bu liste dönem dönem değişeceği gibi, hiçbir zaman da tek kitapla sınırlı kalamaz ki. Ama işte, mimlenmişiz, el mahkum :) İlle de tek bir kitap seçmek gerekiyorsa John Fowles'ın Büyücü'sünü seçiyorum, beni en çok etkilemiş kitap budur zamanında.

4. Bir türlü bitiremediğiniz, bitirseniz de sizi illallah ettiren kitap hangisidir?
Umut: Neuromancer'ın Türkçe çevirisi. Hiçbir şey anlamamıştım. Bir de heyecanlanıp arkadaşa da hediye etmiştim bundan ama sonra fark etmişim çevirinin dandik olduğunu.

Çavlan: Umberto Eco'nun Foucault Sarkacı ve Georges Perec'in Yaşam Kullanma Kılavuzu. Yaşam Kullanma Kılavuzu'nu uzun kasışlar sonucu bitirebilmiş, bitirince de aslında gereksiz yere gözümde büyüttüğümü düşünmüştüm.. Foucault Sarkacı'nı ise lisede okumaya yeltenmiştim, ortalarında kafamın almadığını fark edip bırakmıştım, hâlâ bir rafta durup bakar bana arada. Belki zekam gelişmiştir, tekrar denemenin zamanı gelmiştir..

5. Elinizdeki kitap bitince okumayı düşündüğünüz kitap nedir?
Umut: En son satın aldığım kitaplar işte. Bu sorular kısır döngü içine girdi yalnız. Neyse bunu da atlattık.
Çavlan: Eee.. Yani buna nasıl bir yanıt verilir bilmiyorum, Tüyap'tan eşek yükü kadar (o kadar utanç verici ki sayıyı telaffuz edemiyorum) kitapla dönmüş olduğum ve o kitapların -henüz okunmamış olanlarının- tümünü de deli gibi okumak istediğim için, büyük ihtimal hepsinin kucak kucağa durduğu rafa gidip elime geleni alıp okumaya başlayacağım. Öyle işte.

23 Kasım 2009 Pazartesi

Kesişmeyen Yollar Çizin!



Resimde 1 den 1 e,2 den 2 ye,3 den 3 e öyle yollar çizeceksiniz ki yollar birbiri ile kesişmeyecek.Alanın dışına çıkılmayacak ve kenarlara değilmeycek.Cevabı resimle göstermeniz rica olunur..

KÜTÜPHANEM / ÖĞRETMENLER GÜNÜ





İşte bu da benim kütüphanem. Yıllardır severek aldığım ve kelimelerin o büyülü dünyasında kaybolduğum, çoğu zaman kendimi bulduğum kitaplarım benim. Şimdilik 700 kusur kitabım mevcut. Ömrüm yettiği sürece okumaya ve satın almaya devam edeceğim son hızla. Kitaplar benden hep önde koşsunlar, bende okumak için can atayım. Tam tersine düşünmek bile istemiyorum.

Bu arada bana okumayı sevdiren, elinden kitap düşürmeyen, benimle hep yarış halinde olan :) ilkokul öğretmeni olan canım annemin ve ilköğretim müfettişi olan rahmetli dedemin de öğretmenler gününü kutluyorum. Kitapların emin ellerde, rahat uyu dedeciğim.

Kansere Karşı Nano Savaş...

Metrenin 50 milyarda bir büyüklüğüne sahip altın nano kapsüllerin içine ilaç molekülleri yerleştirerek kanserli hücreyi yok etti.

Nano kapsüllerle kanseri yendiler Gazi Üniversitesi'nden 2 bilim adamı, kanserde düşük ilaç dozlarıyla yüksek tedavi başarısı elde etti. Bilim adamları, metrenin 50 milyarda bir büyüklüğüne sahip altın nano kapsüllerin içine ilaç molekülleri yerleştirerek kanserli hücreyi yok etti. Gazi Üniversitesi Nanotıp ve İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi'nden Türk bilim adamları, Washington Üniversitesi ile yürüttükleri çalışmada, nano-kapsüllerle kanser hücrelerini yok etti. Başkanlığını Yrd. Doç. Dr. Gürer G. Budak'ın yürüttüğü ekipte görev yapan Dr. Mustafa Selman Yavuz'un Washington Üniversitesi'nden Dr. Younan Wia'nın ekibi ile yaptığı çalışma, saygın bilim dergisi Nature Materials'in Kasım sayısında yayımlandıktan sonra, ABD'nin önde gelen gazetelerinden New York Times'a da konu oldu. YAN ETKİLERİ EN AZA İNDİRDİ Nanotıp ve İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Budak, son zamanlarda tümör hücrelerinin geliştiği bölgenin hedef alındığı “güdümlü” ilaç dağılım sistemleri üzerinde çok yoğun çalıştıklarını, böylece çok daha düşük ilaç dozlarıyla yüksek tedavi başarısı elde edilebileceğini belirtti. Budak, güdümlü ilaç dağılım sisteminde, alışılagelmiş yöntemlerdeki tedaviye uyumu azaltan sistemik yan etki riskinin de en aza indirgendiğini anlattı ÇOK UZUN TESTLER GEREKİYOR Yrd. Doç. Dr. Budak, tedavi amaçlı üretilen her molekülün insanlar üzerinde kullanılmadan önce çok uzun ve detaylı testlerden geçirilmesi gerektiğini bildirdi. Budak, bu çalışmada kullanılan taşıyıcı altın nano-kapsüllerin, ilk aşamada laboratuvar ortamında oluşturulan hücre kültürü ve serilerinde denendiğini ve çok başarılı sonuçlar elde edildiğini açıkladı. Dr. Budak, “Kanserin pek çok tipi olmasına rağmen, kansere yol açan patolojik süreçler henüz tam olarak aydınlatılamadı. Tüm kanser tiplerinde başarılı olabilecek bir tedavi bugün için mümkün değil. İleri teknoloji gerektiren nitelikli araştırmalar sayesinde kanser tedavisine adım adım yaklaşılıyor” diye konuştu. Metrenin 50 milyarda biri ABD'deki bilim çevrelerinde geniş yankı bulan çalışmayı yürüten Dr. Mustafa Selman Yavuz, kanser tedavisinde umut veren geliştirdikleri yöntem hakkında bilgi verdi. İlaç moleküllerini, metrenin 50 milyarda biri büyüklüğündeki altın nano-kapsüllerin içine yerleştirdiklerini belirten Yavuz, kapsüllerin yüzeylerindeki yine nanometrik çaptaki delikleri akıllı polimerlerle kapladıklarını söyledi. Yavuz, şunları anlattı: “İçi ilaç dolu nano-kapsüller hedef kanser hücresine immünolojik (bağışıklık sistemine özgü) yöntemlerle hedeflendikten sonra, yakın kızılötesi ışınlar kullanarak nano-kapsüller ısıtılıyor. Bu sayede polimerlerle kapatılan delikler açılarak nano-kapsül içindeki ilaç ortama salınıyor. Burada amaç, kanser dokusunu tek hücre düzeyinde hedefleyerek yok etmek.” Yavuz, yöntemin önemli bir üstünlüğünün de geliştirdikleri nano-kapsüller hedef dokuya gidinceye kadar içlerindeki ilacın serbestleşmesinin önlenebilmesi, böylece kontrolsüz ilaç salınımının önüne geçilebilmesi olduğunu bildirdi.