A etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
A etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ocak 2008 Pazartesi

Anne Frank'ın Hatıra Defteri (Anne Frank)

Anne Frank'ın Hatıra Defteri (Anne Frank)

anne frank 12 haziran 1929'da yahudi bir anne babanın cocugu olarak frankfurt am main'da dogmustur.1933'te nazilerden kacarak ailesiyle birlikte amsterdam'a gelir. nazi askerlerinin 1940'ta hollanda'ya saldırıp işgal etmelerinden, ayrıca 1942'de yahudi halkı icin agır yaptırımların uygulanmaya baslamasından sonra, frank ailesi dostlarıyla birlikte amsterdam'ın prinsengracht semtinde bir arka eve saklanırlar. bu insanlar agustos 1944'de naziler tarafından tutuklanıp auschschwitz'e götürülürler. anne frank mart 1945'te bergen-belsen'de ölür ve ölüm tarihi belli değildir.ölümünden sonra 12 haziran 1942'den 1 agustos 1944'e kadar tuttugu anı defteri kitap haline getirildi. ayrıca ekim ayı içersinde schneidertempel sanat merkezinde anne frank'ın günümüz için bir tarih adlı sergisi bulunuyordu. sergide çok sayıda resim ve yaklaşık bir saatlik bir film gosterimi vardı tum resimler hollandadaki gercek evden getirilmiş ve altındaki yazılar turkceye cevirilerek panolara konmuş.


27 Ocak 2008 Pazar

Akrep ve Semender (Ahmet Karcılılar )



Akrep ve Semender (Ahmet Karcılılar )

Dördüncü romanı "Akrep ve Semender"de Ahmet Karcılılar, kadın ve erkeğin on birlerce yıldır sürdürdüğü "öbür yarısını bulma" arayışını anlatıyor. Konu aşk, tutku ve kadın-erkek ilişkisi olduğunda, "Yazılacak yeni bir şey kaldı mı ki" sorusu elbette yersiz. "Akrep ve Semender", aşkın tutkuyla harmanlandığında nerelere varabileceğini göstermesi bakımından da zevkle okunacak bir roman.



Sayfa sayısı: 272
word belgesi halinde




Ten Yükü (Attila Şenkon)



Her şey, kitaba adını veren ilk öykünün yazılmasıyla başladı. Öyküyü tamamladığımda daha önce başıma gelmeyen garip bir huzursuzluk yaşadım. Öykü bitmişti, ama benim iç hesaplaşmam bitmemişti. Kahramanlarıma haksızlık ettiğimi, onları orta yerde bıraktığımı düşünüyor; Mine, Sedat ve Tamer'in yaşadıkları parçalanıştan sonra ne yaptıklarını, iki çocukluk arkadaşının aradan geçen yıllarda nasıl bu denli değişebildiğini merak ediyordum. Bir süre sonra, yeni bir öykü yazmak için masaya oturduğumda, kâğıdın üzerinde kahramanlarımın çocukluklarıyla karşılaştım. Beni, geçmişlerini araştırmaya onlar zorladı. Sedat ile Tamer arasında eşcinsel bir ilişki var mıydı, müsveddeye benzetilen bir yaşam temize çekilebilir miydi, Mine'nin inandığı gibi ihanetin ilacı karşı ihanet miydi gerçekten? Bu sorulara yanıt ararken, kahramanlarımın değişik dönemlerini anlattığım bir dizi öykü çıktı ortaya. Her biri tek başına da okunabilen öyküler; tıpkı yap-boz parçaları gibi belli ipuçlarıyla birbirlerine bağlandılar. Bu açıdan, aslında bir öyküler toplamı olan Ten Yükü'ne, dikkatli okura karışık sunulmuş bir roman gözüyle de bakılabilir. Her ne kadar, parçaların yanlış yerleştirilmesinin, farklı okumalara açık bir kurguya sahip olan kitabın özüne zedelemeyeceğine inanıyorsam da, gönlüm, okurun Ten Yükü'ne kırılacak bir eşya duyarlılığıyla yaklaşmasından, doğru tabloyu oluşturabilmesinden yana.



Ejder Uçuşu (Anne McCaffrey)






Ejderlere binen adamlar farklı bir soydandı. Ejdeler yumurtadan ilk çıktıklarında seçilirlerdi ve kontrol ettikleri bu devasa, muhteşem hayvanlarla ömür boyu ruh arkadaşı olurlardı. Ejderler Pern gezegenini, kan kırmızı yıldızdan koruyabilecek tek yaratıklardı.Fakat Kraliçe olmazsa ejderlerin soyu tükenecekti. Yalnız dev, altın Kraliçe yeni kuşakları dünyaya getirebilirdi. Ve Kraliçe zayıflıyor... ölüyordu... Ardından büyük, altın bir yumurta bırakarak...Anne McCaffrey'in dünyaca ünlü Pern dizisinin ilk kitabı...






format türü:pdf
Ejder Uçuşu
Anne McCaffrey



23 Ocak 2008 Çarşamba

Türkiye-İsrail Gisli Savaşı (Armagedon)


Türkiye-İsrail Gisli Savaşı (Armagedon)

Beş ayrı davadan yargılanarak toplatılan ve neticede beraat eden bu kitap.Türkiye'nin gizli, fakat gerçek tarihidir. Körfez Savaşı'ndan Çekiç Güç'e, Kürt Devleti projesinden Susurluk'a, Uğur Mumcu suikastinden Eşref Bitlis cinayetine, Muavenet olayından ordu içindeki yapılanmaya değin bir çok konu bambaşka bir bakış açısıyla ve belgeleri ile birlikte. İrkilerek okuyacağınız bu kitabı asla unutamayacaksınız.
LİT FORMATINI AÇABİLMEK İÇİN MİCROSOFT READER PROGRAMINI YÜKLEYİN

Haarp / Kıyamet Teknolojisi (Aydoğan Vatandaş)



Haarp / Kıyamet Teknolojisi


17 Ağustos 1999'da yaşanan Gölcük depremi sonrasında birbirinden ilginç senaryolar ortaya atıldı. Bunlardan en ilginci ise ABD ordusu tarafından Alaska'da konuşlandırılan HAARP projesiyle ilgiliydi.Deprem olaylarından ani iklim değişikliklerine kadar birçok felakete sebep olabilecek bu proje nasıl gerçekleştirildi?Projenin amaçları ve etkileri nelerdir?Gölcük depremi suni bir deprem olabilir mi?Daha önce suni deprem deneyleri yapıldı mı?Elinizdeki kitap, bu akılalmaz projeyle ilgili iddia ve sorunların cevaplarını arıyor.






22 Ocak 2008 Salı

İsyan Günlerinde Aşk-Ahmet Altan

İsyan Günlerinde Aşk-Ahmet Altan


Yakın tarihimize damgasını vuran 31 Mart Vakası’nın çevresinde gelişen İsyan Günlerinde Aşk. insanın en derinlerinde saklı olan duyguları bile şaşırtıcı bir aydınlıkla gösteren bir roman.
İnsanları ustalıkla aydınlatırken tarihin de onlar gibi sırları, yalanları, ihanetleri, asla açığa çıkarmaya yanaşmadığı karanlık yanları olduğunu hatırlatıyor.
İsyan Günlerinde Aşk, bütün bir yüzyılı sarsan bir ayaklanmanın içinde yaşayanların aşkları, tutkuları, acılarıyla dokunmuş. Bu kitabı okuduktan sonra bir daha unutamayacaksınız.
Aşkı ve insanı pek az yazar onun gibi anlatabildi…








LİT Formatındaki kitapları okumak için Microsoft reader proğramını kullanın

İNDİR

18 Aralık 2007 Salı

Schrödinger’in Kedisi 1: Kabus (Alev Alatlı)


2020′li yıllar… Potnişinde Yüce Pir’in oturduğu Yeni Dünya düzeni tarikatı iktidarını hızla güçlendirmektedir. Tarikatı oluşturan vasıl, salik, mürid ve talipler, “Son Hakikat” dedikleri dünya görüşlerini gezegenin bütününe tebliğ etmekle yükümlüdürler. Dünya halkları ya “Tekleşmiş Varoluş”ta eriyecekler ya da genleri yok edilmek suretiyle mutlak bir biyolojik ölümle karşı karşıya bırakılan Sömürülmezler’in ve Lanetliler’in kaderini paylaşacaklardır. Postmodern Faşizm, “Tek bir dünya, tek bir devlet, tek bir bayrak!” sloganıyla özetlenen çağdaş değerlerini, evrensel medyanın tüm olanaklarını kullanarak dayatır. Yüce Pir’in Kutsal Koalisyonu ile baş edebilecek tek bir güç vardır: Schrödinger’in Kedisi. Erwin Schrödinger’in kedisi, yeni fiziğin maskotudur. Aynı anda ölü ve diri olabilmek gibi akıl almaz bir bilimsel gerçekliği temsil eden Schrödinger’in Kedisi, Yüce Pir’in ve onun Kutsal Koalisyon’unun önündeki tek engeldir. Buna karşın, Schrödinger’in Kedisi bir bilim kurgu romanı değildir. Tersine, 1950-2035 yılları arasında yaşayan Çankırı doğumlu psikoterapist İmre Kadızade’nin yıldızların İblis’i recmetmekte kullanılan taşlar olarak göründükleri bir ortamdan, 21. Yüzyıla, yeni fiziğe, kaos teorisine, saçaklı mantığa uzanan zihinsel cenklerinin hikâyesidir. “Alev Alatlı’nın uzun yıllardır üzerinde çalıştığı dev romanı, ülkemiz edebiyatındaki ilk çaplı ‘Anti-Ütopya’ özelliğini altını çizdirecek bir tonlamayla okurun ve düşünebilen Türk insanının ilgisine sunuluyor. Bir gerilim romanının tempo ve heyecanını bir an bile elden kaçırmadan, ülke olarak neden ön-insanlar aşamasında kaldığımız çözümlemelerini yapıyor, acımasız gerçekleri birer tokat gibi yüzümüze çarpıyor… Schrödinger’in Kedisi’ni tokat yemekten bitap düşmüş, yenik fakat dersler almış bir insanın bilgeleşmiş, külçeleşmiş, felsefeyle kutsanmış ağırbaşlılığıyla bir kenara bırakırken, kendi yaşamınız ve ülkenin acınacak hali üzerine bin bir ant içerek yeni günlerinize başlıyorsunuz. 20. yüzyılın acılarla dolu yaşamında yer almış her Türk aydınının muhakkak okunması gereken görkemli bir yapıt, Schrödinger’in Kedisi.



21 Eylül 2007 Cuma

Destanlar (Afşar TİMUÇİN)





Afşar Timuçin'den Destansı şiirler(lit)





Bu konuya Yorum Gönder

İNDİR

18 Ağustos 2007 Cumartesi

Andrev Vodnesenski-Telefon Kulübesi



Andrev Vodnesenski

TELEFON KULÜBESİ






Kitap hakkındaki yorumlarınızı ,görüşlerinizi,eleştirilerinizi 0 yorum seçeneginden yapabilirsiniz..


12 Ağustos 2007 Pazar

Borçlu Olduklarımız (Aziz Nesin)


Yunan ordusu İmir’i işgal edince, düşmana karşı ilk toplu ve örgütlü direniş. Ayvalık - Burhaniye - Havran- Erdemit yöresinde başlamıştı.Yarbay Ali Bey komutasındaki Yüzyetmişikinci Alay Ayvalık’ta bulunuyordu. Yunan işgalcilerine karşı direnme kararı alınınca, Yüzyetmişkinci Alay Ayvalık’tan çekildi. Karaağaç köyüne geldi. Karaağaç öyü, Yüzyetmişkinci Alay’ın karargahı oldu.
O günlerde kurulmul olan Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti (Hakları Savunma Derneği), Yüzyetmişkinci Alay’dan başka bir de sivil gönüllülerden oluşacak milis alayının kurulmasına katrar vermişti. Milis alayı kuruldu. Eskiden savaşlarda bulumuş, askerliğini yapıp bitimiş, yani savaş deneyimleri olan siviller milis alayına gönüllü yazılmaya başladılar. (…)(Kitabın İçinden)
Aziz Nesin Adam Yayınları 87 sayfa


(LİT)

Aziz Nesin, Şimdi Avrupa



Aziz Nesin, Şimdi Avrupa

(DOC)

Aziz Nesin-Memleketin Birinde

Saray koruyucuları, deh demişler, çüş demişler, eşeği bitürlü atlatamayınca padişaha varıp,-Eşek kulunuz gelmiş, huzura çıkmak ister! demişler.Eşeği kabul buyuran padişah,-Ne dilersin ey eşek kulum?…deyince, eşek de dilediğini bildirmiş.Padişah, canı burnuna geliş kükremiş:…(Arka Kapak’tan)
Aziz Nesin Adam Yayınları 125 sayfa




(LİT)

Aziz Nesin (Şimdiki Çocuklar Harika)

Biz Yirmi Çocuk Olduk…23 Nisan 1986 tarihinde Nesin Vakfı’nda çocuklarımızın sayısı yirmi oldu. Dördü kız, onaltısı erkek. Çocuklarımız iki yaşından 19 yaşına dek değişik yaşlarda. Okul öncesi dört çocuğumuz var. Öğrenci olanlar, ilkokula, ortaokula, liseye gidiyor, biri de üniversite öğrencisi. Yirmi çocuğa sekiz işgören (personel) bakıyor. Yapı işlerimizde de sürekli olarak bir ustayla dört işçi çalışıyor. Gelecek yıl Nesin Vakfı’na on çocuk daha alacağız ve otuz çocuk olacağız.(Arka Kapak)
Aziz Nesin
Adam Yayınları 183 sayfa


(LİT)

Tatlı Betüş (Aziz Nesin)

Tatlı Betüş (Aziz Nesin)
Nesin Vakfı’nın yedi yapısı vardır. Bunlardan ikisi işçi evidir; biri Nesin Vakfı’nın yönetmenevidir. Birinin alt katı ahır, üst katı yine işgören evidir. Birinin altı işgören evi, üst katı Aziz Nesin’in evidir. Dört katlı büyük yapı Nesin Vakfı çocuklarının evidir…
Aziz Nesin’in 32 dile çevrilmiş kitapları sırasıyla en çok şu dillere çevrilmiştir: İran’da (70), Yunanistan’da (20), Almanya’da (16), Rusya Sovyet Cumhuriyeti’nde (yani Rusça 15), Bulgaristan’da (10) ve daha birçok dillere… Romenceye Aziz Nesin’in 7 kitabı çevrilmiş ve “Biraz Gelir misiniz” adlı oyunu da “Braila Devlet Tiyatrosu’nda oynamıştır…

Aziz Nesin, Türkiye’de ve başka ülkelerde yayımlanacak kitaplarının, sahnelenecek oyunlarının, filme alınacak eserlerinin telif haklarıyla, bütün eserlerinin iç ve dış radyo ve televizyonlarda temsil ve yayınlarından elde edilecek telif haklarını tümüyle Nesin Vakfı’na bağışlamıştır…
Aziz Nesin ADAM YAYINCILIK Yayın Yılı: 1998 327 sayfa
(DOC)

Aziz Nesin - Sizin Memlekette Eşek Yokmu


Aziz Nesin - Sizin Memlekette Eşek Yokmu
Sizin Memlekette Eşek Yok mu? dünyaca ünlü mizah ustası Aziz Nesin’in diğer kitapları arasında farklı bir yere sahip. Yarım yüzyıllık yazarlık hayatının bir özeti. Bir kitapta yer alan öykü, şiir ve anılar ölümünden önce bizzat Aziz Nesin tarafından seçildi. Bir anlamda, Aziz Nesin’ın Aziz Nesin’den seçtikleri bu kitap. Belki de Aziz Nesin’in en zor ve en anlamlı kitaplarından biri. Çünkü bir yazar için yazdıklarının tümü değerli ve anlamlıdır. Ancak Aziz Nesin Sizin Memlekette Eşek Yok mu?yla bu zorluğun üstesinden geliyor, her zamanki ustalığıyla. Sayısız baskı yapmış kitaplarından derlediği bu özgün seçkiyle bir kez daha okurlarının karşısına çıkıyor.(Arka Kapak)
Aziz Nesin
Doğan Kitapçılık
203 sayfa

(DOC)

Tünel (Andre Lacaze)



Tünel (Andre Lacaze)
Paulo törenin önemini hemen kavrayıvermişti. Jüri üyeleri önünden geçerken adalelerini kasarak Apollonvari bir poz aldı. Ama ne jüri! Elleri kırbaçlı, ayakları çizmeli SS subayları… Üç kişi başına çöküp orasını burasını mıncıklamaya başladılar. Kollar, baldırlar, kaslar. Sıra ağıza gelince Paulo kırbaç darbesinden önce davranıp ağzını açıverdi. Bembeyaz, pırıl pırıl, eksiksiz dişleri olanca güzellikleriyle ortaya çıktı.

Andre Lacaze
Altın KitaplaR
(LİT)

Abasiyanik - Alemdagda Var Bir Yilan


Abasiyanik - Alemdagda Var Bir Yilan
'Alemdağda Var Bir Yılan / Az Şekerli'de Sait Faik'in toplam yirmi beş öyküsünü birarada sunuyoruz. 'Alemdağda Var Bir Yılan', ölümünden önce yayımlanan son kitabı olması bakımından çok önemlidir. Sait Faik, milyonlar içindeki yalnızlığını anlatır. Toplumu eleştirmeye dönük öyküleri olmasına karşın, genellikle gerçeküstücü bir anlatım içindedir. 'Az Şekerli', Sait Faik'in ölümünden sonra yayımlanmıştır. Kitapta, son yazdığı öykülerle eski yıllarda yayımlanmış bazı öyküleri ve röportajları yer alıyor. Zaman zaman başkaldırma, zaman zaman kendini bırakış, öykülerin örgüsü içinde karşımıza çıkıyor ve onun yaşam savaşının acıklı anılarını izlememizi sağlıyor

(LİT)

11 Ağustos 2007 Cumartesi

Ahmet Ümit -Sis ve gece



Sis ve Gece Ahmet Ümit Evli ve çocuk sahibi, mesleğine aşkla bağlı bir istihbaratçı olan Sedat, çeşitli ayak oyunlarıyla örgütünden uzaklaştırılınca kendisini sudan çıkmış balık gibi hisseder. Onu yaşama bağlayacak, mesleği kadar tutkulu bir şey gereklidir hayatında. Bu arada Mine’yle karşılaşır ve hayatındaki ölümcül boşluğu aşk doldurur. Ancak Mine’nin ansızın ortadan kaybolması, her şeyi altüst eder ve Sedat da sevdiği kadını aramaya başlar. 'Sis ve Gece'de okur, bu arayış boyunca Sedat’la birlikte insan ilişkilerine doğru ilginç bir yolculuğa çıkar. İstanbul’un Tarlabaşı, Kurtuluş gibi unutulmuş semtlerinin ara sokaklarında süren bu arayış, kimisi geçmişin anılarına bağlı, kimisi değerlerini yitirmiş, para ve çıkar ekseninde gelişen trajik ve komik ilişkilerin insanlarını çıkartır karşımıza.


(pdf)

Ahmet Ümit- Agatha'nın Anahtarı




Agatha’nın Anahtarı (Ahmet Ümit)
Ahmet Ümit, ülkemizde de iyi polisiye roman yazılacağını kanıtlayan genç bir yazarımız. Sis ve Gece, Kar Kokusu, adlı romanlarıyla büyük ilgi çeken yazarımızın bu kez de polisiye öykülerini sunuyoruz.
Öyküler, günümüz Türkiye’sinde geçiyor. Köşklerden gecekondulara uzanan geniş bir sosyal yelpaze içindeki gizemli suçları anlatıyor yazarımız. Farklı konular, farklı tipler, farklı mekânlar içinde gelişen soluk soluğa okuyacağınız öyküler. Sağlam bir matematik, sıkı bir kurgu, yalın, hızlı bir dil. Kısacası polisiyelerde arayacağınız bütün nitelikler bu öykülerde.
Kapaktaki fotoğraf: Ahmet Ümit Pera Palas’ta
Ahmet Ümit

CAN YAYINLARI
160 sayfa
(pdf)