8 Temmuz 2009 Çarşamba

MONTE KRİSTO

Bu kitabın elimde bu kadar uzun zaman kalmasının sebebi kesinlikle kitaptan kaynaklanmıyor. Son günlerde yaşamış olduğum yoğunluktan, iş yerindeki işler, evdeki işler derken kitapla bulıuşma zamanımız kısıtlandı doğal olarak. Yanlış bir zaman seçmişim okumak için. O kadar güzel ve sürükleyici bir konusu var ki, kitabı elinizden bırakmak istemiyorsunuz. Bir ticaret gemisinde kaptan olan Edmond Dantes, güzel ve mutlu bir hayatı vardır. Hayattaki en büyük amacı nişanlısı Mercedes ile evlenmektir. Güzel nişanlısının kuzeni olan Fernand da bu ilişkiyi kıskanmaktadır ve Mercedes de gözü vardır. Düğün törenlerinin olduğu gün Dantes kötü bir süprizle karşılaşır. Fernad Dantes'e iftira atar ve hapse girer Mercedes'in nişanlısı. Tam 14 yıl hapishanede kalır ve kendisini bu duruma düşürenlerden intikan alma planları yapar. Hapishanede tanıştığı, yan hücresinde bulunan yaşlı bir rahip sayesinde hem hapishaneden kaçar, hemde bir servet sahibi olur. Ve Monte Kristo adıyla yeni ve zengin hayatına başlar. Bundan sonraki amacı intikam almak ve Mercedes'i bulmaktır. Bundan sonraki mutlu yaşantısını kitaptan okuyun derim. 19 yüzyılın en sevilen Fransız yazarlarından olan Alexandre Dumas bu en bilinen romanlarından biri olan "Monte Kristo", su gibi akan ve oldukça basit cümlelerle yazılmış bu klasik romanı kesinlikle tavsiye ediyorum sizlere.


Kitabın Arkasındaki Not:
Andrea Cavalcanti, iki kişilik, iki tekerlekli hafif arabasına bineceği sırada omzuna bir elin dokunduğunu hissetti. Danglars yahut Monte Kristo, kendisine söylemeyi unuttukları bir şeyi söyleyecekler zannı ile döndüğü zaman, güneş yanığı yüzlü, sakallı, parlak gözlü, kurt yahut çakal gibi sivri, keskin otuz iki dişini meydana çıkartan bir gülümseyişle kendisine bakan birisi ile karşı karşıya geldi. Bu yüzü tanıdığı için mi, yoksa sadece adamın korkunç görünüşünden irkildiği için mi bilinmez, şaşırarak geri çekildi: - Ne istiyorsunuz? diye sordu.-Beni tekrar Paris'e kadar yürümekten kurtarmanı istiyorum. Çok yorgunum. Bu akşam, sizin gibi iyi bir yemek yemediğim için ayakta zor duruyorum. Beni arabanıza alıp Paris'e götürmenizi istiyorum.


Kitabın Adı: Monte Kristo Kontu
Yazar: Alexandre Dumas
Çeviren: Mustafa Bahar
Yayınevi: Kumsaati Yayınları
Sayfa Sayısı: 599

'Kürt Kadını Kongresi'

Hakkâri Üniversitesi Türkiye'de bir ilke imza atarak, Doğu ve Güneydoğu Bölge Kadınlarının sorunları kongrede tartışılıcak.Hakkâri Üniversitesi Türkiye'de bir ilke imza atarak, Doğu ve Güneydoğu Bölge Kadınlarının sorunlarını tartışmak amacıyla 25-27 Eylül tarihleri arasında, 'Kürt Kadını Kongresi' düzenleyecek. Kürt Kadını Kongresi'nin gelecek yıllarda da devamlılığını sağlamak hedefleniyor. Kongre kapsamında, Kürt kadınının aile içindeki yeri, maruz kaldığı şiddet ve töre olayları, ekonomik güçleri, siyasete karşı duruşları, toplum içerisindeki sosyal statüsü, bir Kürt kadınının anne olarak fotoğrafı, adli süreçlerdeki durumları ve tutumları, yoklukla baş etme yolları, zorunlu ve gönüllü göçte yaşadıkları ve uyum becerileri gibi konular kapsamlı bir şekilde ele alınacak. Kongrede Kürt katılımcılar için simultane Kürtçe çeviri yapılacak, ayrıca katılımcılar Kürtçe bildiri de sunabilecek. Hakkâri Üniversitesi tarafından 25-27 Eylül 2009 tarihlerinde gerçekleştirilecek olan kongredeki oturumlarda ele alınacak konulardan bazıları şöyle: * Kürt Kadının Sosyal Statüsü * Bölge Ekonomisi ve Kadın ( Kadınların Ekonomik Özgürlükleri) * Kürt Sorunu Kürt Kadını ve Etnik Kimlik * Kürt Kadını, Töre ve Şiddet * Aile İçi İletişim Becerileri * İnsan Hakları, Demokrasi ve Bölge Kadınına Yansımaları * Sosyal Hizmetler, Sosyal Yardımlar ve Yoksulluk Sürecinde Kadın * Siyaset-Kadın Etkileşimi * Kadınların Siyasi Tercihleri ve Bu Tercihleri Yönlendiren Etkenler * Hukuki Adli İdari Süreçlerde Kürt Kadını * Bölge Kadının Anne Yüzü (Çocuk Yetiştirme Tarzları) * Göç Etkisiyle Kentsel Uyum ve Sosyal İlişkilerde Kadın * Kürt Kadını, Erken Yaşta Evlilik ve Çok Eşlilik * Kürt Kadını ve Sanat * Tarihte Kürt Kadını * Diğer Kürt Kadınını İlgilendiren Benzer Konular

Okullarda Önlük Yerine Etek Dönemi

Milli Eğitim Bakanlığı’ndaki ‘kıyafet’ çalışmasının ayrıntıları netleşiyor.Milli Eğitim Bakanlığı'ndaki 'kıyafet' çalışmasının ayrıntıları netleşiyor.?Buna göre ilköğretimde haftanın bir günü kıyafet 'serbest' olacak, diğer günlerde de etek veya pantolon giyilebilecek Öğrencilerin okul kıyafetlerini yeniden düzenlemek için harekete geçen Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), öğretmen, öğrenci, veli, bürokrat ve sendikaların katılımıyla düzenlenen çalıştayın ardından, mevzuat değişikliği çalışmalarına başladı. Bu konuda henüz yazılı bir metin oluşturulmazken, ilk olarak bazı ayrıntılar öne çıktı. İlköğretimdeki kız öğrencilerin önlük yerine diz kapağını örtecek şekilde etek veya pantolon giyebileceği, okullarda haftanın bir günü de serbest kıyafet uygulamasına geçileceği belirtildi. Mevzuatta etek boyu! Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun açılışını yaptığı Okul Kıyafetlerini Değerlendirme Çalıştayı'nda görev alan komisyonların raporlarında, özetle kılık kıyafetin bir cumhuriyet projesi olduğu vurgulanarak, herhangi bir dini, ideolojik, etnik sembol ve renkleri içermemesi gerektiği belirtilmişti. Ayrıca, “Kıyafet, öğrenciler için aidiyet duygusu yaratır. Kılık kıyafet bir Cumhuriyet projesidir” denilmişti. Çalıştay sonrası gerçekleştirilen çalışmalarda, MEB ile Diğer Bakanlıklara Bağlı Okullardaki Görevlilerle Öğrencilerin Kılık Kıyafetlerine İlişkin Yönetmelik'te düzenleme yapılması gündeme geldi. Yönetmeliğin 12. maddesinde, lise ve dengi okullardaki kız öğrencilerin okul kıyafetlerinin etek boyuyla ilgili olarak “diz kapağını örtecek boyda forma giyerler” deniliyor. İlköğretimdeki kız öğrencilerle ilgili 11. maddede ise etek boylarıyla ilgili herhangi bir ifade yer almıyor. Kulislerde, 11. maddede kız öğrenciler için belirlenen “önlük giyerler, beyaz yaka takarlar” ifadesinin, “pantolon veya diz kapağını örtecek boyda etek giyebilirler” şeklinde değiştirileceği konuşuluyor. 2010'da başlayacak Yönetmelik taslağının kısa sürede hazırlanması planlanıyor. Mevzuat çalışmalarının tamamlanmasının ardından, son kararı Çubukçu verecek. Uygulamanın, 2010-2011 eğitim-öğretim yılında başlaması hedefleniyor. Günlük kıyafet serbest oluyor Edinilen bilgiye göre, 1-8. sınıf ilköğretim öğrencilerinin yeni kıyafetlerinin belirlenmesine ilişkin ayrıntılar şöyle olacak: * Kıyafet seçimini, okul aile birlikleri yapabilecek. * Her okulun kıyafeti farklı olacak. İklim ve yöresel şartlara göre çeşitlilik gösterebilecek. * Kıyafetlerin renk, desen, kumaş gibi özelliklerine okul aile birlikleri karar verebilecek. * Etek ve pantolonlar kadife, kanvas olabilecek, mevsimine göre ceket, yakalı tişört, kazak, hırka, süveter, mont giyilebilecek. Örneğin, erkekler kış aylarında kumaş ceket yerine polar ceket, kızlar yaz aylarında kumaş gömlek yerine penye tişört tercih edebilecek. Kot ve benzeri kumaşların kullaımı yasak olacak. * Erkek öğrencilere kravat zorunluluğu kaldırılabilecek. * Okullarda haftada bir gün okula günlük kıyafetle gelinebilecek. * Kıyafetler dini, etnik, ideolojik sembol ve renkleri taşımayacak. * Sandalet ve terlik gibi, ayağı açıkta bırakan ayakkabılar giyilemeyecek.

TÜM ZAMANLARIN EN İYİ 100 KİTABI



1.Savaş ve Barış / Lev Tolstoy
2.1984 / George Orwell
3.Ulysses / James Joyce
4.Lolita / Vladimir Nabokov
5.Ses ve Öfke / William Faulkner
6.Görünmez Adam / Ralph Ellison
7.Deniz Feneri / Virginia Woolf
8.İlyada ve Odysseia / Homeros
9.Gurur ve Önyargı / Jane Austen
10.İlahi Komedya / Dante Alighieri
11.Canterbury Hikayeleri / Geoffrey Chaucer
12.Gulliver'in Gezileri / Jonathan Swift
13.Middlemarch / George Elliot
14.Ruhum Yeniden Doğacak / Chinua Achebe
15.Çavdar Tarlasında Çocuklar (Gönülçelen) / J.D.Salinger
16.Rüzgar Gibi Geçti / Margaret Mitchell
17.Yüzyıllık Yalnızlık / Gabriel Garcia Marquez
18.Muhteşem Gatsby / F.Scott Fitzgerald
19.Madde 22 / Joseph Heller
20.Sevgili / Toni Morrison
21.Gazap Üzümleri / John Steinbeck
22.Geceyarısı Çocukları / Salman Rüşdi
23.Cesur Yeni Dünya / Aldous Huxley
24.Mrs. Dalloway / Virginia Wool
25.Native Son / Richard Wright
26.Amerika'da Demokrasi / Alexis de Tocqueville
27.Türlerin Kökeni / Charles Darwin
28.Heredot Tarihi / Heredot
29.Toplum Sözleşmesi / Jean-Jacques Rousseau
30.Kapital / Karl Marx
31.Prens / Niccolo Machiavelli
32.İtiraflar / St. Augustine
33.Leviathan / Thomas Hobbes
34.Pelopponnes Savaşlarının Tarihi / Tukididis
35.Yüzüklerin Efendisi / J.R.R. Tolkien
36.Winnie The Pooh / A.A Milne
37.Aslan, Cadı ve Dolap / C.S Lewis
38.Hindistan'a Bir Geçit / E.M. Forster
39.Yolda / Jack Kerouac
40.Bülbülü Öldürmek / Harper Lee
41.İncil
42.Otomatik Portakal / Anhtony Burgess
43.Ağustos Işığı / William Faulkner
44.Siyah İnsanların Ruhları / W.E.B.Du Bois
45.Engin Sargossa Denizi / Jean Rhys
46.Madam Bovary / Gustave Flaubert
47.Kayıp Cennet / John Milton
48.Anna Karenina / Leo Tolstoy
49.Hamlet / William Shakespeare
50.Kral Lear / William Shakespeare
51.Othello / William Shakespeare
52.Soneler / William Shakespeare
53.Çimen Yaprakları / Walt Whitman
54.Huckleberry Finn'in Maceraları / Mark Twain
55.Kim / Rudyard Kipling
56.Frankestein / Mary Shelley
57.Süleyman'ın Şarkısı / Toni Morrison
58.Guguk Kuşu / Ken Kesey
59.Çanlar Kimin İçin Çalıyor / Ernest Hemingway
60.Mezbaha 5 / Kurt Vonnegut
61.Hayvan Çiftliği / George Orwell
62.Sineklerin Tanrısı / William Golding
63.Soğukkanlılıkla / Truman Capote
64.Altın Defter / Doris Lessing
65.Kayıp Zamanın İzinde / Marcel Proust
66.Büyük Uyku / Raymond Chandler
67.Döşeğimde Ölürken / William Faulkner
68.Güneş de Doğar / Ernest Hemingway
69.Ben, Claudius / Robert Graves
70.Yalnız Bir Avcıdır Yürek / Carson Mc Cullers
71.Oğullar ve Sevgililer / D.H. Lawrence
72.Kralın Adamları / Robert Penn Warren
73.Git Onu Dağda Anlat / James Baldwin
74.Charlotte'un Sevgi Ağı / E.B. White
75.Karanlığın Yüreği / Joseph Conrad
76.Gece / Elie Wiesel
77.Tavşan Kaç / John Updike
78.Masumiyet Çağı / Edith Warton
79.Portnoy'un Feryadı / Philip Roth
80.Bir Amerikan Trajedisi / Theodore Dreiser
81.The Day of the Locust / Nathanael West
82.Yengeç Dönencesi / Henry Miller
83.Malta Şahini / Dashiell Hammett
84.Kuzey Işıkları Üçlemesi / Philip Pullman
85.Death Comes for the Archbishop / Willa Cather
86.Düşlerin Yorumu / Sigmund Freud
87.Henry Adams'ın Eğitimi / Henry Adams
88.Mao'dan Sözler / Mao Zedong
89.Dinsel Deneyim Çeşitleri / William James
90.Brideshead Revisited / Evelyn Waugh
91.Sessiz Bahar / Rachel Carson
92.İstihdam, Kazanç ve Para Genel Teorisi / John Manyard Keynes
93.Lord Jim / Joseph Conrad
94.Goodbye to All That / Robert Graves
95.The Affluent Society / John Kenneth Galbraith
96.Söğüt Ağaçlarındaki Rüzgar / Kenneth Grahame
97.Malcolm X'in Otobiyografisi / Alex Haley ve Malcolm X
98.Eminent Victorians / Lytton Strachey
99.Renklerden Mor / Alice Walker
100.İkinci Dünya Savaşı / Winston Churchill


Bol kitaplı günler, keyifli okumalar dilerim :)

7 Temmuz 2009 Salı

Basını Susturmak İçin Para Teklifi

Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Rektörü Zehra Seyfikli’nin, aleyhinde haber yapan yerel gazetecileri susturmak için para teklif ettiği ortaya çıktı.

Gaziosmanpaşa Üniversitesi Rektörü Zehra Seyfikli'nin, üniversite ile ilgili olumsuz yönde haber yapan yerel gazetecileri susturmak için para teklif ettiği belirtildi. Skandal iddiayı Gaziosmanpaşa Üniversitesi ile ilgili haberleri ile dikkat çeken Kanal 60 TV Program Yapımcısı Hüseyin Kömür ortaya attı. Kömür, yerel bir gazeteye verdiği röportajda inanılmaz ifadeler kullandı. Kömür, özellikle kendisine Gaziosmanpaşa Üniversitesi'ni hedef alan programlar yapmaması için para teklif edildiği iddiasında bulundu. “HABER YAPMAYIN PARA VERELİM” TEKLİFİ Hüseyin Kömür, Tokathaber isimli gazeteye şu ifadeleri kullandı: Biz Sayın Rektöre, siz yönetici olarak çevrenizdeki insanlarla beraber üniversiteyi iyi yönetemiyorsunuz dedik. Bizim derdimiz Dr. Zehra Seyfikli değil, Gaziosmanpaşa Üniversitesi yönetimi usûlsüzlükle, yolsuzlukla, ya da belli mahkemeye sevkedilmiş tutuklamalarla anılıyor. Bakınız biz bazı şeyleri biliyoruz ama burada açıklamıyoruz. İki programdan sonra Sayın Rektör Hanım mı gönderdi, başka birileri mi gönderdi bilmiyorum; buraya gelerek bu programları yapmayınız, bizim çok ciddi paralarımız var, bizden para alınız gibi bize çok ciddi paralar teklif edildi. Biz bunu kamuoyuyla paylaşmadık Ekrem Bey. Açıkça bu programları yapmayın, bu programlar zarar veriyor, bu programlardan vazgeçin, bizde çok büyük paralar dönüyor, bu paralardan pasta payınızı alın misali şeyler söylendi. Biz o paraların ne olduğunu çok iyi biliyoruz Ekrem Bey. O paralar Tokat'ın parası, o paralar Gaziosmanpaşa Üniversitesi'nin parası... Ne rektör hanımın parası, ne rektörün çevresindeki yönetimin parası, ne de rektörlükten faydalanmaya çalışan Tokat'ta belli firmalar var onların parasıdır...” REKTÖR, CUMHURBAŞKANI VE BAŞBAKAN HAKKINDA İLERİ GERİ KONUŞUYOR Rektörün Gaziosmanpaşa Üniversitesi'nin gelişmesi için çalışmadığını ve Tokat'ı sevmediğini söyleyen Hüseyin Kömür, Rektörün belli toplantılara katılıp Başbakan ve Cumhurbaşkanı hakkında ileri geri konuştuğunu söyledi. Kömür şunları söyledi: “...Yoksa belli toplantılarda gidip bu Başbakan'ı düşürmek lazım, bu Cumhurbaşkanı'nı istememek lazım türü Ana Muhalefet Partisi gibi çalışıp iktidarın Gaziosmanpaşa Üniversitesi'ne vermesi gereken destekleri, ödenekleri nasıl kesmiş. Bunları söylesin. Bugün tekrar söylüyorum. Tokatımızda üst seviyede görev yapan bir bürokrata, o bürokratın ismini söylemiş olsam yer yerinden oynar; gerizekalı, aptal adam diye hakaret eden ben değil, Sayın Rektördür. Profesör Dr. Zehra Seyfikli ediyor bu hakareti. Tokat'ı seven bir kişi bunları nasıl yapıyor. İktidardan gelen ödeneklerin hepsini engelliyorsun, belediyeyle küssün, bürokratla küssün, hakaret ediyorsun, milletvekilleriyle küssün, Tokat halkına Gaziosmanpaşa Üniversitesi'ni tamamen kapatmışsın, daha sonra da diyorsun ki; 'Gaziosmanpaşa Üniversitesi olarak, Rektör olarak Tokat'ı çok seviyorum.' Şimdi bu nasıl sevmek? Tokat'ın basını program yapıyor; bilmiyorum kendisi mi gönderiyor, altındaki elemanlar mı gönderiyor, basına sen para teklif ettiriyorsun.

Olimpiyata Türk Lisesi Damgasını Vurdu

Güney Afrika Cumhuriyeti'nde her yıl 20 bin öğrencinin katıldığı SAASTA bilim olimpiyatlarına bu yıl bir Türk okulu damgasını vurdu.

Johannesburg Sema Türk Lisesi 45. Güney Afrika Ulusal Bilim Olimpiyatları'nda ilk dört dereceyi elde ederek büyük başarı elde etti. Olimpiyat birincisi Sema Lisesi öğrencisi Fatime Mansoor da Londra Bilim Forumu'na davet edildi. Güney Afrika'nın en prestijli bilim olimpiyatı SAASTA olimpiyatları bu yıl başkent Johannesburg'da gerçekleşti. 20 bin öğrencinin katıldığı olimpiyatlarda Sema Türk Lisesi ilk beşe dört öğrenci sokma başarısı gösterdi. Olimpiyatın en başarılısı seçilen okul, Güney Afrika Bilim ve Teknoloji Bakanı Ms Naledi Pandor ve ülkenin önde gelen bilim kurumları ve akademisyenlerin katıldığı törenle ödüllendirildi. 'En başarılı okul' ödülüne layık görülen Sema Koleji'nin ödülünü okul müdürü Yavuz Aydın aldı. Aydın, yakalanan başarıyı 'olağanüstü' olarak nitelendirirken, "Başarı başta biyoloji öğretmeni Ayşe Veli ve sınıf öğretmenleri Remzi Hasanlı olmak üzere tüm okulun kolektif çalışması sonunda Allah'ın bize lütfudur. Çok çalıştık, sonuçta mutlu sona ulaştık." ifadesini kullandı. Aydın, başarılarının her geçen yıl arttığına dikkat çekti. Sema Koleji öğrencisi Fatime Mansoor, en başarılı öğrenci seçilerek bir haftalık Londra Bilim Forumu'na davet edildi. Bilim ve Teknoloji Bakanı Naledi Pandor, Bilim Olimpiyatları Müdiresi Beverly Damonse, koordinatör Dr. J Jabu Nukeri'nin de katıldığı ödül töreninde Türk okulu öğrencileri büyük mutluluk yaşadı.

6 Temmuz 2009 Pazartesi

Dünya Gençler Şampiyonası - (USA) - 12-19 Haziran 2009

- SPORCULARIMIZA BAŞARILAR - - - - - - - - - - - - - -Resim : FITA' dan

YARIŞMA SONUÇLARI : RESULTS

- Bu Yarışma da Türk Okçuluğu Olarak Yine Derece Alamadık. Kimse Bize 4.'lüğü Başarı Olarak Göstermesin. -Kimse de Kızmasın, Seyahatler Bitsin; Puan Barajlarını Aşan Sporcularımızı, Faydalı Olacak Antrenör ve İdarecilerimizi Yarışmalara Götürelim, Başarı Getirecek Sistemimizi Kuralım. Herkese Sağlıklı Seyehatler Dilerim. Çünkü; Sonuçlara Bakılınca Başarı İçin Değil Seyehat İçin Uğraşılıyor Gibi Gözüküyor ! -Ya da Sporcularımızı Milli Takımda Çalıştıran Antrenörlerimiz (Baş Antrenör Dahil) Gerçekten Bir Şeyler Yapmaya Çalışıyorlar Ama Bu İşi Beceremiyorlar. Alınacak Önlemleri Yetkililer Mutlaka Alacaktır, Kanaatindeyim.
- Kota hakkında federasyonun sitesinde bilgi yok, aşağıdaki yorumu yazan arkadaştan da fırça yedikten sonra, FITA' nın haberlerine baktım oradan biraz bilgi edindim. Her ülkeden maksimum bir erkek ve bir bayan sporcu yer hakkı kazanabilirmiş, sporcular 1 Ocak 1992 ve 31 Aralık 1993 arasında doğmuş olması gerekiyormuş.Gençlik olimpiyatlarına 32 bayan ve 32 erkek katılacakmış. Türkiye adına başarılı sporcularımızdan Özge Tozer yer kazanmış.(More...)

- http://www.gsgm.gov.tr/ , GSGM sitesine bir bakalım, bir çok branşta bir çok başarılar var ama bizim yok. İnanın hem üzülüyorum, hemde eziliyorum. Diğer branştaki idarecilerle konuşurken başarılarımızdan söz edemiyorum, başım önde eğik. Daha öncede hep söyledim, yemeği lezzetli yapan ustadır. Çocuklarımızı biz yetiştirip başarılı yapacağız. Bizi kim eğitip, usta bir eğitimci yapacak ? Çocuklarımıza nasıl destek olacağız ?

World Archery Youth Championships
Ogden (USA) - 12-19 July 2009


Youth World Championships going for Youth Olympic Games qualifications
Lausanne – 10 July 2009
Nearly 450 young athletes from 58 countries will go for honour and glory at the upcoming World Archery Youth Championships in Ogden, Utah (USA) from 12-19 July. And some of these gold diggers will even go for more, trying to qualify for the Singapore -2010 Youth Olympic Games.

World Archery Youth Championships
Ogden (USA) - 12-19 July 2009

- YARIŞMAYI AŞAĞIDAKİ LİNKLERDEN TAKİP EDEBİLİRSİNİZ :
NEWS - RESULTS - PHOTOS

Live Results System "Unoffical Results" Resim Ekle

- http://www.ogdenywc.com/ -Kaynak : fıta
- Team Captains' Booklet -Kaynak : fıta
- Tuesday’s World Archery Youth Championships
- Bu yarışmaya katılacak antrenör ve sporcularımızın kampta olduğunu öğrendim, isim listesini öğrenince hemen sizinle paylaşacağım inşaallah.
Sporcularımızın isimlerini internetteki bir haber kaynağından öğrendim :
-
ABD'nin Utah eyaletinde yapılacak olan Dünya Şampiyonasında Türkiye'yi, sadece recurve yay kategorisinde şu isimler temsil edecek:
Recurve Genç Erkekler:
Yusuf Çorba, Sermet Çınar ve Fatih Bozlar
Recurve Genç Bayanlar:
Özge Tozer, Cansın Aznevi ve Zeynep Işılsu Ünal
Recurve Yıldız Erkekler:
Osman Ekşi, Mehmet Seyit Zor ve Yağız Yılmaz
Recurve Yıldız Bayanlar:

Aybüke Aktuna, Begümhan Ünsal ve Neslihan Çakıroğlu
Baş antrenör Jeongho Kim, Recurve Yay Antrenörler; İzzet Tekeli,Vedat Erbay ve Alper Aytaçoğlu. - İDARECİLER :
ALI SIRER AYDIN
(Other Function)
Hakan CAKIROGLU Officials
(Team Captain)
Husnu Kocaoglu Officials
(Delegation Official) -Kaynak : http://www.ogdenywc.com/pdf/2009_competitor_list.pdf

- Yarışma; compound yay ve recurve yay olarak iki sınıfta yapılacak, sporcular 16 yaşına kadar kadetler kategorisinde, 16-18 yaş arası gençler kategorisinde yarışacaklardır.

- Basında; http://365gunspor.com/haberdetay.php?id=16832

- Compound yay kategorisindeki sporcularımızın yarışmaya götürülmediği bu Dünya Gençler Okçuluk Şampiyonası' nda başarı şansımız ne kadar olabilir? Son Gençler Avrupa Okçuluk Kupası sonuçlarına bakarak kendimizi kıyaslayabiliriz , bu yarışmaya katılan Meksika ve 22 Avrupa ülkesi sporcuları Dünya şampiyonası öncesi kendilerini değerlendirdiler.
Results
Website:
www.archeryjuniorcup-sarzana2009.com/

Yorumlar :
Adsız dedi ki...
Son Gençler Avrupa Şampiyonasının sonuçlarına bakacak olursak Genç Olimpik Milli Takımın işi oldukça zor görünüyor açıkçası burdan derece çıkması tamamen sürpriz olur. Ayrıca Makaralı sistemde sporcu götürülmemesi tamamen saçmalık sırf Olimpik sistem Olimpiyatlara katılıyor diye Makaralı sistemin sürekli geri planda tutulmasınıda yadırgıyoruz eğer Türk Okçuluğu için başarı isteniyorsa sadece olimpik branş değil makaralı branşada ilgi gösterilmesi gerekir. Federasyon son yıllarda Makaralı Sistemdeki yükselişi malesef görmezden gelen bir tavır içinde bu yaklaşım tarzı birçok sporcuyuda bu spordan soğutmakta kimi sporcularda Makaralı sistemle ilgilenilmiyor diye Olimpik sisteme geçiş yapmak mecburiyetinde kalıyor. Sonrada neden başarı gelmiyor diye söylenip duruyoruz.
12 Temmuz 2009 Pazar 13:10

Adsız dedi ki...
Sonuclara baktım ama bizim sporcuları göremedim..
14 Temmuz 2009 Salı 16:12

Adsız dedi ki...
Oldukça enteresan bir nokta dikkatimi çekti bu şampiyonada 12 sporcu ve 7 idareci ve antrenörle temsil ediliyoruz diğer katılımcı ülkelerdeki kafile listelerinde sporcu sayısına oranla bu kadar idareci ve antrenör görmüyoruz sizcede arkadaşlar bu durum biraz tezat değilmi?
15 Temmuz 2009 Çarşamba 13:08

Adsız dedi ki...
Bu çocukların bu şampiyonaya gerçekten hazırlıklı gittiklerine hiç inanmıyorum bir kaç gündür alınan sonuçları takip ettim aldıkları puanlar oldukça düşük sadece Genç Bayanlarda biraz bir kıpırdanma var gibi ama eleme turlarında nasıl bir sonuç çıkar şimdiden kestirmek oldukça spekülatif bir yaklaşım olur. Ayrıca Kafilede nerdeyse sporcu sayısı ile idareci sayısı at başı gitmiş herhalde sporcuları motive etmek için neredeyse sporcu başına bir idareci görevlendirmeyi uygun görmüşler anlaşılan hayırlı olsun! ne diyelim.
15 Temmuz 2009 Çarşamba 13:25

Adsız dedi ki...
Makaralı Branştan sporcu götürmek yerine bol bol idareci ve antrenör götürmüşler bravo! yetkililere.
15 Temmuz 2009 Çarşamba 13:45

Adsız dedi ki...
Herhalde Kafilesinde en çok idareci ve antrenör bulunduran ülkeye derece verilse bizimkiler şampiyon olurdu kesin.
15 Temmuz 2009 Çarşamba 13:46

Adsız dedi ki...
herhal de idareci ve antrenörler yarışacak bu müsabakada baksanıza neredeyse sayıları sporcularla bir. Gülelim mi? Ağlayalım mı? anlayamadık.
15 Temmuz 2009 Çarşamba 17:37

Adsız dedi ki...
Bizlerin asıl merak ettiği konu bu müsabakadanda derecesiz dönülmesi durumunda faturanın nereye ve kimlere kesileceği 15/07/2009 itibarı ile alınan sonuç hiçte iç açıcı cinsten değil müsabakayı takip edenler çıkan puanlar ve eleme turlarındaki sonuçları görmüşlerdir herhalde. Gençler resmen dökülmüş Yıldız Gençlerdende bir sonuç alınamazsa hiç orda beklemesinler tası tarağı toplayıp dönsünler. Şu sonuçlar maalesef bu işi halen daha öğrenemediğimizin belgesidir.
16 Temmuz 2009 Perşembe 00:59

Adsız dedi ki...
Yazık olmuş gençlere ne puan atışlarında nede eleme turlarında atılan puanlarla iyi bir sonuç alınabilirdi demek ki teknik heyet ve antrenörler sporcuları ne iyi motive edebilmişler nede müsabakaya hazırlayabilmişler umarız bu müsabakadan iyi bir ders çıkartılır. Önümüzde önemli bir Dünya Şampiyonası kaldı yapılacak ordada sonuç böyle olursa söylenecek söz bulamayacağız.
16 Temmuz 2009 Perşembe 01:07

Adsız dedi ki...
Kimse alınıp darılmasın ama ne Takımların başına adam gibi işi bilen antrenörler getirildi ne sporculara destek çıkıldı hep vermeden sporcudan birşeyler beklendi halende aynı mantaliteye devam... Kimi zaman sözler verildi verilen o sözler tutulmadı daha çok şey var söylenebilecek ama yazık halen daha havanda su dövüyoruz bu gidişlede daha çok bekleyeceğiz AB kapısında beklediğimiz gibi 16 Temmuz 2009 Perşembe 01:16
Adsız dedi ki...
Evet arkadaşlar Yıldız gençlerde Osman ESKİCİ ilk dört sporcu arasına girmeyi başardı umarız finale çıkar.
16 Temmuz 2009 Perşembe 15:39
Adsız dedi ki...
Herhalde sürpriz bir sonuçla karşılaşacağız gibi görünüyor.
16 Temmuz 2009 Perşembe 15:40
Adsız dedi ki...
Gençlerden ferdi bir derece çıkmadı ama Yıldız gençlerde güzel bir fırsat yakaladı Osman ESKİCİ umarız bu fırsatı iyi değerlendirir. 16 Temmuz 2009 Perşembe 15:42
Adsız dedi ki...
Miniklerde Osman ESKİCİ elemelerde iyi bir yer yakalamış inşallah dereceye girer.
16 Temmuz 2009 Perşembe 15:45
Adsız dedi ki...
Maalesef Osman ESKİCİ'de ilk 8'e kadar geldi ve Hint'li sporcuya oldukça büyük farkla elendi. böylece ferdi dalda derece şansımızda bitti.
17 Temmuz 2009 Cuma 02:21
Adsız dedi ki...
Osman'dan ümitliydik ama olmadı daha çok müsabakalar olacak önünde yinede iyi mücadele etmiş.
17 Temmuz 2009 Cuma 02:23
Adsız dedi ki...
Evet arkadaşlar sonuçları hep beraber gördük biz gördükte asıl görmesi gerekenler gördülermi eksiklerini orası meçhul.
17 Temmuz 2009 Cuma 02:24
Rıdvan Uzuntaş ; dedi ki...
Valla tebrikler,benden hızlı çıktı arkadaşlar.Gece yarısında bile yarışmayı takip ediyorlar.
17 Temmuz 2009 Cuma 02:25

Adsız dedi ki...
Ya arkadaşlar bu nebiçim iş böyle 12 sporcudan biri bile bırakın dereceyi ilk 4'e giren sporcu yok nasıl çalışıldı nasıl hazırlanıldı bilen varsa yazsın şuraya bizde bilelim.
17 Temmuz 2009 Cuma 02:35

Adsız dedi ki...
arkadaşlar yorumlarınızda haklı olabilirsiniz.ançak lütfen sadece eleştirmek için eleştirmeyin.örnek için meksikada yapılan yarışmada kadet erkekler nasıl şampiyon oldu. 2004 gençler dünya şampiyonasına baktınızmı.bakmadınız.dedimya lütfen biraz bilgi sahibi olup eleştirin.yani biraz profesyonel eleştirin.bi kez daha söylüyorum . yorumlarınızda haklı olabilirsiniz.size katılıyorum. ama bişeyler yazayım işte mantığı ile yazmayın.yoksa haklı olduğunuz halde birilerini yüceltirsiniz.
17 Temmuz 2009 Cuma 03:33
Adsız dedi ki...
Bugün ki Takım elemelerinde Yıldız bayanlar Bronz madalya için Ukrayna ile mücadele edecekler umarız hiç değilse bari burdan bir teselli madalyası olsun alırlar.Burdanda bişey çıkmazsa yine elde var *0* durumu olacak.
17 Temmuz 2009 Cuma 19:42
Adsız dedi ki...
Ukrayna takımının puan ortalaması bizimkilerden daha yüksek ama kim daha çok isterse o kazanacak artık son turu oynayacaklar nede olsa.
17 Temmuz 2009 Cuma 19:43
Adsız dedi ki...
Bana sorarsanız bizimkilerin bu turu geçme şansları var. Ama kendilerine hakim olmayı becerebilirlerse.
17 Temmuz 2009 Cuma 19:45
Adsız dedi ki...
Ne oldu? Koreli Antrenördemiymiş keramet geleli 1,5 yılı geçti ne değişti kabahat Koreli Antrenördede değil bu sistemde Feriştahı gelse bundan öte yapabileceği hiçbir şey yok. Neden okçuluk ilerlemiyor olduğu yerde sayıyor biliyormusunuz? isterseniz biraz düşünün ve yazın düşüncelerinizi paylaşalım.
17 Temmuz 2009 Cuma 20:06

Adsız dedi ki...
Malesef Yıldız bayan takımda eline geçirdiği önemli bir fırsatı kaçırarak Ukrayna'ya 213-207 elenerek şampiyonada üçüncülük şansınıda kaybetti.Ben şahsen sporculara kabahat bulamıyorum ama bu duruma gelinmesine neden olan sebeplerin çok iyi tahlil edilmesi gerektiği kanaatindeyim.
19 Temmuz 2009 Pazar 13:02

Adsız dedi ki...
Bir Gençler Dünya Şampiyonasından daha derece alamadan elimiz boş dönüyoruz bu sonuça sebep olarak neyi bahane edecek sayın idareci ve antrenörler bilemiyoruz ama geçerli bir açıklama bekliyoruz. Hem okçuluk camiası hemde Kamuoyu adına.Saygılarımızla.
19 Temmuz 2009 Pazar 13:07

Adsız dedi ki...
burada genç sporcularımızın başarısızlıklarını bu kadar ayyuka çıkararak ve gerek sporcuları gereksede onların güvenerek birlikte çalıştıkları antrenörlerini yerden yere vurmanız sizlerin sporcu gelişimi hakkındaki engin bilgilerinizi gözler önüne sermektedir.. ayrıca bu sitede neden recurve yayla yarışan ve daha 15-16 yaşlarında olan sporcularımız bukadar yer kaplarken daha tecrübeli ve daha büyük bir yarışmaya katılmış olan üniversiteler olimpiyatlarından yeni döenen "makaralı yay" milli takımımız hakkında bir haber yok?
19 Temmuz 2009 Pazar 17:30

Adsız dedi ki...
Buradaki haklı eleştirilerden yücelecek birileri kimmiş? Acaba bu yorumu yapan arkadaş kimlerden bahsettiğinide açıklarsa kimi eleştiriyor kimi destekliyor anlarız belki.
20 Temmuz 2009 Pazartesi 12:40

Adsız dedi ki...
Arkadaşlar haksızlık etmeyin, bu yarışma da başarı gelmemiş olabilir ama bu sadece faturanın antrenörlere çıkartılmaması gereken bir bir durum...Artı daha önceleri sanki çooooooooooook başarılı idikte mi bu duruma düştük anlamıyorum. Hani Kore gibi her yarışmada şampiyonluk alırızda sonra hiç bir şey alamayız o zaman bu lafları ederiz. Bence şimdiye kadar hiç de yadsınmayacak sonuçlar aldık. Hatta bir Dünya şampiyonluğu bile var. Artı Koreli antrenörün de çok şey bildiğini sanmıyorum. Bizim sporcular üzerinde deneme yanılma yoluna gidiyor. Burada deneyerek öğreniyor başka ülkeye gittiğinde,öğrendiklerini uygulayarak başarı elde edeceğini sanıyor galiba...O gelmeden önce ki bir yarışma da 2007 Avrupa gençler Şampiyonasında Makaralı yaylarda bir sporcu Avrupa şampiyonu oldu. Olimpik yaydada bir sporcu Avrupa 2. si oldu. Bunlar hiç de yadsınacak sonuçlar değil. Ve Salon Avrupa şampiyonasında 5 takım gitti. 4 takım ilk 4 te yarıştı sonrasında da bir takım 3. oldu. Okadar takım arasından ilk dörte kalmak kötü değil bence... Ve son olarak aslında ne eksik biliyor musunuz? Sporculara mental antrenman ve kondüsyon antrenmanının yeterli verilmemesi hatta hiç verilmemesi... Eğer ki motivesi yüksek olsa bu sporcuların hepsinin derece yapmaması için bir neden yok. Yetenek konusun da diğer ülke sporcularından neleri eksik, tam tersi fazlaları var. Malzeme konusunda sporcular ağzını açmasın; gayet iyi ben ne gibi kötü malzemeyle şampiyon olan sporcular gördüm. hocam siz de ha bire benden yardım isterlerse ben sonuna kadar varım diyorsunuz o zaman o paha biçilmez bilgilerinizi sitenizde yayınlayında şampiyon olmak isteyen sporcular, milli takım antrenörlerinden yararlanamadıkları bilgileri madem ki sizden alsın. Bu konu da hassasum...
20 Temmuz 2009 Pazartesi 12:46

Adsız dedi ki...
Bu şampiyonada mücadele eden tüm genç sporcu arkadaşlarıma geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Üzülmesinler gün doğmadan neler doğar değilmi?
20 Temmuz 2009 Pazartesi 12:46

Adsız dedi ki...
Şunun şurasında 1 ay sonra Kore'de Büyükler Dünya Şampiyonası kaldı yapılacak bakalım ordan nasıl bir sonuç gelecek şahsen hiç umutlu değilim oradanda ama belki bir sürpriz çıkar mı? onu kestiremiyorum çıkarsada bunda ne federasyonun nede antrenörlerin bir payı olamayacağını ve böyle bir sonuç çıkarsa şayet bununda tamamen sporcuların kendi gayret ve azimleriyle olacağını net olarak belirtiyorum. İsteyen görüşüme katılır isteyen katılmaz.
20 Temmuz 2009 Pazartesi 13:24

Adsız dedi ki...
Bu saatten sonra sistem mistem kar etmez. Düzenin değişmesi lazım.
20 Temmuz 2009 Pazartesi 23:28

Adsız dedi ki...
3 kişilik kota falan alınmadı ki zaten gençler olimpiyatlarına 3 kişi katılamaz kuralları düzgün okursanız her ülke her kategoride maksimum 1 sporcuyla katılabilir. Türkiye adına da sadece Özge Tözer yer kazandı. burda haber yapıyoruz diyosunuz bari doğru haber yapın...
21 Temmuz 2009 Salı 00:36