Hayata Dair etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hayata Dair etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Kasım 2008 Perşembe

KAHVE

Her kahve aynı tadı taşımaz...
Nerede içiyorsan, kiminle içiyorsan ona gore degişir...

Sahilde oturduğun rüzgarlı bir sonbahar günü, en sevdiğin dostun ağlarken içtigin kahvenin tadı kederlidir... Kahve telvesine yüreginin acısı karışır.

Bir pazar öğle sonrası annenin "hadi bir kahve yap da içelim" dediği kahve huzurludur... Köpükler annenin göz bebeklerine yansır... Dudağının kıyısında kalan küçük bir gülümsemedir...

Bir gece vakti zil zurna sarhoş birinin içtiği kahve düşülen kuyudan çıkma cabasıdır... Koyu kıvamlı kahverengi bir ipe tutunur çıkarsın ... çıktığın an uyuyakalırsın... ferahlıktır!!!

Dostlarla içilen kahve neşedir... Kahkahalar köpüklerin üzerinde yüzer...

Tek başına gece vakti balkonda içtiğin kahve yalnızlıktır...Acıdır tadı... Ama garip de bir keyfi, lezzeti vardır...

Baban için yaptığın kahve sevgi doludur... çay bardağında, az şekerli...Kahve gibi görünmez sana... Ama sıcaktır dumanı tüter ve kokusu büyülüdür...

Beklemediğin bir anda sana uzatılan kahve baskadır... Isıtır insanın içini...

Yorgun olduğunda içtigin kahve hafifletir seni... Kendine getirir, unutturur günün ağırlığını...

Kahve aynı kahvedir belki... köpüğüyle, rengiyle, dumanıyla aynı kahvedir ama icilen kahveler ruhunun süzgecinden geçer ve tadlari degişir... Her kahve aynı değildir bu yüzden...

13 Kasım 2008 Perşembe

YAŞAMAK, SEVMEK VE ÖĞRENMEK

Her gün, kendi kendime, tüm yaşam sorunlarımı aynı anda çözmeye çalışmayacağıma ve sizden de bunu yapmanızı beklemeyeceğime söz vereceğim.

Her güne, kendim, siz ve içinde yaşadığım dünyaya ilişkin yeni şeyler öğrenmeye çalışarak başlayacağım. Böylece herşeyi yenidoğmuş gibi duyumsayacağım.

Her güne, birbirimizi daha iyi tanıyabilmemiz için, size üzüntümün yanısıra sevincimi de iletmeyi düşünerek başlayacağım.

Her güne, her ikimizin de yüzlerce farklı biçimde gelişip değiştiğimizi anımsayarak, sizi can kulağıyla dinleyip görüş açınızı öğrenmeye çalışmayı ve kendi görüş açımı sizi en az korkutacak biçimde aktarma yolunu bulmayı kendime anımsatarak başlayacağım.

Her güne, bir insan olduğumu ve ben kusursuz oluncaya deksizin kusursuz olmanızı istemeyeceğimi kendime anımsatarak başlayacağım.

Her güne, dünyamızdaki güzellikleri daha çok fark etmeye çalışarak başlayacağım.

Her güne, ellerimi uzatıp sevecenlikle size dokunmayı kendime anımsatarak başlayacağım. Çünkü sizi duyumsamaktan yoksun kalmak istemiyorum.

Her güne, yeniden seven insan olma sürecine giderek başlayacağım ve sonra neler olacağını izleyeceğim.

LEO BUSCAGLİA

23 Ekim 2008 Perşembe

EMİN MİSİN?

Yağmurun birgün dinmeyeceğinden, hiç bitmez görünen yaşam ırmağının bir gün kurumayacağından, seni alıp diyardan diyara gezdiren rüzgarın duruvermeyeceğinden emin misin?

Hep atan yüreğinin duruvermeyeceğinden, gören gözünün hep göreceğinden, duyan kulağının hep duyacağından emin misin?


"Ben olmazsam olmaz" dediğin işlerin hiç bir zaman sensiz yapılamayacağından, sen olmazsan dünyanın duruvereceğinden, seslendiğinde titrettiğini sandığın şu dağların hep emrinde olacağından emin misin?


Sana uzanan ellerin hep yanında olacağından, yüreğini verdiklerinin birgün sırtlarını dönüp gitmeyeceğinden emin misin?


Boynuzsuz koyunun, boynuzlu koyundan hakkını alacağı günde; balıklardan kuşlara, ağaçlardan güneşe, üzerindeki mesajları okuyup anlamadığın yaratılmışların senden şikayetçi olmayacağından emin misin?


Karanlığın içinde kaybolup giden çığlıkları duyabildiğinden, yüreğindeki ışıktanbaşkalarına da verebildiğinden emin misin?


Güzel bir yaşam yaşadığından, yapabileceğin herşeyi yaptığından emin misin?


Tüm bunlar için bir kez daha fırsatın olacağından gerçekten emin misin?


(İnternetten Alıntı)