Biyoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Biyoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Aralık 2009 Çarşamba

Lise 4 Biyoloji konu anlatımı

Metabolizma nedir :hücrede gerçekleşen biyokimyasal reaksiyonların tümüdür.A-Anabolizma nedir dış ortamdan alınan veya hücredeki reaksiyonlar sonucu oluşan basit moleküllerden hücrenin ihtiyaç duyduğu kompleks veya diğer moleküllerin sentezlenmesidir.Protein,RNA,Fotosentez,Kemosentez vb.B-Katabolizma nedir dış ortamdan alınan veya hücrede daha önce üretilip işlevlerini kaybetmiş kompleks moleküllerin enerji üretimi veya yapıtaşı üretimi için daha basit moleküllere parçalanmasıdır.Hücre içi ve dışı sindirim,O2 li ve O2 siz solunumATP(Adenozintrifosfat):Yapısı:1-Adenin nucleotid 2-Riboz 3- 3(Üç) fosforik asitÖzellikleri nelerdir:1-Yapısında iki yüksek enerjili fosfat bağları bulunur2-Canlının tüm yaşamsal olaylarında kullandığı enerji kaynağıdır3-Kolayca başka enerji formlarına dönüştürülebilir.(Elektrik,ısı,kimyasal bağ ,osmotik,ışık vb.)4-Bütün reaksiyonlara katılabilir5-Her hücre kendi ATP sini kendi sentezler6-Hücrede sitoplazma,mitokondri ve kloroplastlarda sentezlenir7-Hücre yaşamsal olaylarında sitoplazmada veya mitokondride üretilen ATP kullanılır8-Kloroplastlarda sentezlenen ATP organik madde sentezi ve kloroplastlardaki diğer yaşamsal olaylarda kullanılır9-Yüksek enerjili son fosfat bağının kopması ile ortama 7300 cal enerji verilir.Hücrelerde ADP nin sistemden enerji alarak kendine bir fosforik asit bağlayıp ATP haline gelmesine fosforilasyon denir.EnerjiADP+P -------------- ATP(Fosforilasyon)Fosforilasyonda kullanılan enerji kaynağına göre 4 (Dört) tip fosforilasyon vardır.1-Sübstrat düzeyde fosforilasyon:a-Bütün canlılarda görülürb-Sitoplazmik solunum enzimleri kullanılarak organik maddelerin yapısında bulunan bağ enerjisinin ATP enerjisi haline dönüşmesidir2-Oksidatif-fosforilasyon:a-Oksijenli solunum enzimi bulunduran canlılarda gerçekleşirb-Organik maddeler oksijenli solunum enzimleri ile inorganik yapılara dönüştürülürken açığa çıkan H lerin O2 ye aktarılırken gerçekleşirc- e.t.s. görev alır3-Foto-fosforilasyona-Klorofil taşıyan canlılarda gerçekleşir.b-Klorofil ve e.t.s etkisi ile güneş ışık enerjisinin dönüşümü ile gerçekleşirc-Enzim görev almaz4-Kemosentetik-fosforilasyon:a-Oksidasyon enzimi taşıyan bakterilerce gerçekleştirilirb-İnorganik maddelerin (H,Fe,N,NH3 vb.) oksidasyon enzimleri ile oksitlenmesi ile açığa çıkan kimyasal enerji ile gerçekleşirBütün canlılar güneşin ışık enerjisini kullanırlar.Işık enerjisinin canlıların kullanabileceği enerji formuna dönüşmesinde fotosentez ve solunum mekanizmaları rol alır.Fotosentez Solunum nasıl gerçekleşirIşık -------ATP-------- Glikoz --------- ATP ------------- ( Biyolojik iş)Biyolojik iş:Isı,elektrik,osmotik basınç,kimyasal bağ,ışık, mekanik,aktif taşıma vb.OKSİJEN VE HAYATNot: Fotosentezden önce (ozon oluşmadan) organik madde sentezi için gerekli enerji u.v , şimşek , yıldırımlarla gerçekleşirken , fotosentezde madde sentezi için gerekli enerji güneşin görünür ışınları (450-760n.m) ile gerçekleşir .Ozon bu ışınların geçişine engel değildir.Not: Bugün yaşayan bütün canlılar (Kemosentetik ler hariç) ihtiyaç duydukları organik besini ve oksijeni fotosentezden karşılarlar.O2 nin önemi:A-Ozon oluşumunu sağlar.B-Oksidatiffosforilasyonla yüksek ATP üretimi sağlar.Not:Oksijen aynı zamanda öldürücü olabilir. Obligat-anaerop bakteriler buna örnektir. Atmosferde O2 oranının artması solunumu engeller. Canlılar O2 nin bu olumsuz etkilerinden sahip oldukları enzimlerle korunur.Ozon oluşumu fotosentezle başlamıştır.EnerjiO2--------- O+O (Stratosferde) Oluşan O daha yükseklere çıkarak O2 ile birleşir ve ozon (200 n.m Küçük güneş ışınları)oluşur.Enerji(200-300 n.m)O+O2--------- O3 + Enerji -------------- Azotlu bileşikler.(Ozon)Ozonun önemini açıklayınız :A-Zararlı U.V ışınları tutarak karasal yaşamın başlamasına nede olmuştur. Buda canlıların sayı ve çeşitliliklerinde artmaya neden olmuştur.B-İlkel atmosferde organik madde sentezi bitmiş ve canlılar için organik madde sentez biçimi olarak fotosentez önem kazanmıştır.Oksijenli solunum ve solunum kat sayısı:O2 li solunumda organik moleküldeki (C6H12O6) C ve H ler koparılır. Karbon molekülden CO2 olarak ayrılırken , H ler dışarıdan alınan O2 ile birleşerek H2O olarak ayrılır. Bu nedenle glikoz yıkımında CO2 in ayrılımında izlediği yola karbon yolu, su ve ATP oluşumum ile sonuçlanan H ayrılışınada H yolu denir. Oksijenli solunumda e.t.s H yolunda görev alır.Solunum tipleri:A-Oksijensiz solunum (Fermantasyon.)1-Gerçek fermantasyon:EnzimC6H12O6 -------------2C2H5OH + CO2 + 2ATPGlikoz Etil alkol2-Oksidatif fermantasyon:EnzimC2H5OH + O2 ---------------CH3COOH + H2O+ ATPEtil alkol Asetik asitB-Oksijenli solunum:Enzim + etsC6H12O6 + 6O2 --------------------6CO2 + 6H2O + 38 ATPGlikozO2 siz SOLUNUM:1-Bazı bakteri ve mayalarda temel enerji üretim biçimi olmakla beraber, Bitki ve bazı hayvanlarında özel durumlarda başvurduğu enerji üretim biçimidir.2-Glikoliz ve fermantasyon olmak üzere iki evrede gerçekleşir.3-Glikolizde temel amaç enerji üretimidir. Fermantasyonda ise temel amaç glikoliz sonucu oluşan artık ürünlerin hücreye zarar vermesinin önlenmesidir.4-Glikoliz bütün canlılarda ortaktır.Fermantasyon ise canlının kullandığı enzime göre oluşum biçiminde ve son ürünlerde farklılıklar görülür.5-Fermantasyon son ürüne göre adlandırılır;Alkolik,Laktik asit,Asetik asit vb.6-Fermantasyonda O2 kullanılmaz ancak asetik asit fermantasyonunda O2 kullanılır.Oksijensiz solunumun evreleri:A-Glikoliz (Oksijensiz ve oksijenli solunum)Bütün solunum tipleri glikolizle başlar. Glikoliz bağımsız metabolizmaya sahip bütün hücrelerde görülen bir reaksiyondur. Genel özellikleri:1-Sitoplazmada gerçekleşir. (Mitokondri ye ihtiyaç yoktur.)2-Enzimatik reaksiyonlar dizisidir.3-Bir mol glikozun reaksiyona girmesi için ; İki mol ATP (Aktivasyon enerjisi için) harcanır.4-Bir mol glikozdan ;a) İki mol piruvatb) Dört mol ATPc) İki mol NADH2 , açığa çıkar.5-O2 li ve O2 siz solunumların ortak özellikleridir.6-Temel amaç enerji üretimidir.B-Fermantasyon nedir nasıl gerçekleşir1-Sitoplazmada gerçekleşir2-Enzimatik reaksiyonlardır3-Temel amaç glikolizde açığa çıkan son ürünlerin hücreye zarar vermesini önlemektir4-Kullanılan enzime göre son ürünler değişir5-Son ürüne göre adlandırılması yapılır6-Bakteri ,mantar ve omurgalılarda çoğunlukla çizgili kaslarda görülürFermantasyon için gerekli koşullar nelerdir:1-Uygun ısı2-Gerekli enzimler3-Organik madde(Glikoz vb.)4-Biyokimyasal ortam (Sitoplazma)Fermantasyonda açığa çıkanlar:1-Son ürün (Alkol,Aseton vb.) 2-ATP 3-CO2 4-IsıOksijenli solunum:Oksijenli solunum üç kademede gerçekleşir.1-Glikoliz: (Sitoplazmada gerçekleşir)EnzimGlikoz ------------ 2Piruvat + 2ATP+ 2NADPH22-Kreps döngüsü: (Mitokondri matriksinde)EnzimPiruvat ------------ 3CO2 + 4NADH2 +1FADH2 + ATP (Bir pürivat için)3-Oksidatiffosforilasyon: (Mitokondri krista zarlarında)e.t.sNADPH2 + 1/2 O2 ---------------- H2O + NAD+ 3 ÂTPe.t.sFADH2 +1/2 O2 ------------------ H2O + FAD + 2 ATPGlikoliz:Oksijensiz solunumdaki glikolizle aynı temel özellikler gösterir.Kreps döngüsü:Özellikleri1-Eukaryotlarda mitokondride , prokaryotlarda sitoplazmada mesezom denen zar kıvrımlarında gerçekleşir2-Pirüvatla başlar3-Mitokondriye geçen her piruvata karşılık 3 CO2 , (substrat düzeyde) 1 ATP, 1 FADH2 ve 4 NADH2 oluşur.4-Enzimatik reaksiyonlardır5-Isı,PH,aktivatör ve inhibitörlerden etkilenir.6-O2 varlığında gerçekleşen reaksiyonlardır.7-Diğer organik moleküllerin solunum reaksiyonuna katıldığı evredir.Oksidatif fosforilasyon:Oksidatif fosforilasyon özellikleri1-Mitokondri zarları (Bakterilerde mesezom denen zar kıvrımlarında gerçekleşir2-Piruvat tan ayrılan H lerin O2 ye aktarımıdır3-NAD,FAD,CoQ,Sitokromlar ve O2 görev alır4-NAD+ ile taşınan her 2H çiftine karşılık e.t.s de 3 ATP sentezlenir5-FAD+ ile taşınan her 2H çiftine karşılık e.t.s de 2 ATP sentezlenir6-1 Glikozun yıkımından e.t.s üzerinden toplam 34 ATP sentezlenir7-1 Glikoz için e.t.s de O2 ye aktarılan H lerden 24 H2O üretilir:Değişik organik moleküllerde oksijen kullanımı ve enerji üretimi durumuCO2Solunum kat sayısı: R.Q=---------- Sonuç kullanılan maddeye göre değişir.O2CO2Karbonhidratlarda RQ =---------- =1 olur.O26CO2Örnek: Glikoz (C6H12O6) için: RQ=------------ = 16O2CO2Yağlarda RQ = ----------- = X X > 1 çıkar,.buda daha fazla oksijen tüketmek demektirO2Yağlarda oksijen oranı az olduğu için solunumda yağların yıkımı için çok O2 kullanılır ve diğer organik maddelere oranla daha fazla ATP üretilir.36 CO2Örnek: Oleik asit (2C18H34O2) + 51 O2 =-----------= 0,751 O2CO2Alkol vb maddelerde RQ=--------- = X X<1 çıkar . Çünkü alkollerde oksijen oranı fazladır.O24CO2 4Örnek: C4H4O8 + O2 =--------------= --------= 4O2 1Solunum hızına etki eden faktörler:1- Isı 2 - O2 yoğunluğu 3- PH 4 -CO2 miktarı 5-Ket vurucular (Zehirler) 6 - Uyaranlar.Solunum hızı: Bitkilerde ; farklı organ ve dokularda solunum hızları farklıdır. Bitkisel organlarda solunum hızı şu şekilde sıralanır: Yaprak – Kök – Gövde. Doku olarak en hızlı solunum kambiyumda görülür.Bitkilerde solunum hızını artıran faktörler.1-Köklenme2-Yaralanma3-Tohum ıslanması4-TomurcuklanmaOksijenli ve oksijensiz solunumun ortak özellikleri:1-Glikoliz evresi ile başlamaları2-Glikozun aktivasyonu için ATP kullanılması3-Reaksiyonlar sonunda ATP sentezlenmesi4-Isının açığa cıkması5-CO2 nin açığa çıkması (Laktik asit fermantasyonu hariç)6-Substrat düzeyde fosforilasyonun gerçekleşmesi7-Enzim kullanılırOksijenli solunumu Oksijensiz solunumdan ayıran farklar:1- O2 kullanılması2- H2O nun açığa çıkması3- e.t.s nin görev alması4- Oksidatif fosforilasyonun gerçekleşmesi5- Glikozun CO2 ve H2O ya kadar parçalanması6-Yüksek ATP üretimi (Bir glikozdan 38 ATP)Oksijenli solunumun karşılaştırılmasıA-Fotosenteze özgü özellikler1-Klorofile ihtiyaç duyulması2-Işıkta gerçekleşmesi3-Organik madde sentezlenmesi4-CO2 ve H2O tüketilmesi5-Ağırlık artışı olması6-Endotermik olması7-Işık enerjisini ATP ve Kimyasal bağ enerjisine çevirmesiB-Oksijenli solunuma özgü özellikler1- Oksijenli solunum enzimlerine (Mitokondri) ihtiyaç duyması2- Besin ve O2 nin tüketilmesi3-CO2 ve H2O nun açığa çıkması4-Ağırlık azalması olması5-Ekzotermik olması6-Kimyasal bağ enerjisini ATP enerjisi haline çevirmesiC-Fotosentez ve O2 li solunumun ortak özellikleri1-Enzim kullanılması2- e.t.s kullanılmasıa-Solunumda: NAD-FAD-sitokromb-Fotosentezde:NADP-ferrodoksin-plastokinon-sitokrom3-Isının açığa çıkması4-ATP üretilmesi

8 Nisan 2009 Çarşamba

ANAEROBİK SOLUNUM (Fermantasyon, Mayalanma, Oksijensiz Solunum)

Solunum: Organik bileşiklerdeki kimyasal bağ enerjisinin açığa çıkarılarak ATP molekülündeki kimyasal bağ enerjisine dönüştürülmesine solunum denir.

Canlılarda inorganik maddeden organik madde üretme dışındaki tüm reaksiyonlarda solunumda üretilen ATP kullanılır.

İki çeşit solunum vardır: Oksijenli ve Oksijensiz…

1) Oksijensiz Solunum:

Oksijen yokluğunda ya da azlığında organik molekülü (Karbonhidrat, yağ, protein) etil alkole (C2H5OH) ya da laktik aside kadar parçalayarak ATP elde edilmesi olayına “fermantasyon” denir.

Glikozun fermantasyonu sonucu CO2 ve alkol açığa çıkar. Parçalanmada sitoplazmadaki enzimler aktiftir ve sitoplazmada gerçekleşir.

Bazı ökaryotlarda da ortamda yeterince O2 olmadığında enerji sağlamanın yoludur.

O2 olmayan ortamda organik bileşikler CO2 ve H2O ya kadar parçalanmadıkları için ATP miktarı O2’li solunumda üretilenden daha azdır.

Oksijensiz solunum iki aşamada gerçekleşir:

1) Glikoliz:

Glikozun enzimler yardımıyla prüvat ya da prüvik aside kadar parçalanmasıdır. Enerji gereksinimi az olan canlılarda görülür.

Gerçekleştiği An:

1) 6 C’lu glikoz 2 ATP harcayarak aktif olur. Bu arada glikoz fruktozmonofosfata dönüşmüş olur.

2) 6 C’lu bileşiğin her iki yanına fosfat grubu bağlanmış olur.

3) 6 C’lu bileşik birer fosfat taşıyacak şekilde 3 C’lu iki bileşiğe ayrılır.

4) Bu 3C’lulardan bir tanesi PGAL (fosfogliseraldehit) diğeri ise dehidroksinasetonfosfattır.

Dehidroksinasetonfosfat PGAL’e dönüşebileceği için bu aşamadan sonra tüm tepkimeler 2 mol üzerinden yürür.



5) NAD, ETS’nin elektron ve hidrojan tutan maddelerinden birisidir.

NAD, hidrojan ve elektron tutar

PGAL’den 2H alıp NADH2 olarak indirgenir. PGAL de ortamdan bir fosfat alıp DPGA’yı oluşturur.

(Parantez içinde belirtmek isterizz ki biyoloji tıp ve benzeri meslek istemeyenler için çok gereksiz bir derstir. Buradan Milli Eğitim Bakanlığı’nı kınamak istiyoruz.)

ATP (Adenozin Tri Phosfat)

Besinlerdeki organik moleküllerin kimyasal bağlarına ayrılması sonucunda ortaya çıkar.
İlk iki fosfat bağının enerjisi çok yüksektir. Fosfat grubu ayrılınca bir başka moleküle bağlanır. Böylece enerji de bu moleküle geçer.
Fosforilasyon Yöntemleri:
1) Substrat Düzeyinde Fosforilasyon (Glikoz ve Krepste)
2) Oksidatif Fosforilasyon (O2’li Solunum ETS Kademesi)
3) Fotofosforilasyon (Fotosentezin ışık devresinde olması)
4) Kemofosforilasyon (Kemosentez)
ATP Üretildiği Yerler:
-Fermantasyon, (Aerobik solunum)
-Oksijenli solunum,
-Fotosentez,
-Kemosentez
ATP Tüketilen Yerler:
-Fermantasyon,
-Oksijenli Solunum,
-Fotosentez,
-Kemosentez.
-Protein Sentezi,
-Hücre Bölünmesi.

Enerji Çeşitleri

1) Isı Enerjisi
Dışarıya verilen ısı vücut ısısını oluşturur ve buna entalpi denir. Bir canlı sisteminde dışarıya verilen ısı miktarı (entalpi) ne kadar azsa verim o kadar yüksektir. Gelişmiş organizmalarda entalpi minimumdur. Çünkü çevreye ısı verilir.
Isı Alıp Vermesine Göre Tepkime Çeşitleri
Ekzergonik:
-ATP elde edilen tepkimedir,
-Madde yıkılır,
-O2’li O2’siz ATP->ADP+P,
Endergonik:
-ATP (enerji) harcanır,
-Biyosentez tepkimeleridir.
-ADP+P->ATP
2) Işık Enerjisi
En uzun dalga boylu ışık kırmızı, en kısa dalga boylu ışık ise mordur. Kısa dalga boylu ışıkların enerjisi en yüksektir.
Klorofil molekülü en çok kırmızı, mavi-mor ışığı absorbe eder (emer). Bu yüzden fotosentez bu ışıklarda gerçekleşir.
Işık hem fotosentez hem de klorofil yapabilmesi için mutlaka gereklidir.
3) Kimyasal Bağ Enerjisi
İki atomu ya da molekülü bir arada tutan bağ kimyasal bağdır. Bağ oluşurken atomlar da enerjinin bir kısmı açığa çıkar ve başka bir enerjiye dönüşüp kullanılır.
Bağı yapmak için gereken enerji, yıkmak için gereken enerjiye eşittir.
Bilinen en yüksek kimyasal bağ enerjisine sahip molekül ATP’dir.

Enerji Dönüşümü

Canlılığın devamı için enerji mutlaka gereklidir ve güneş enerjisi dışındaki tüm enerji kaynakları dönüşüm halindedir. Üstelik güneş enerjisi tek yönlü olan enerji kaynağıdır. Bir canlının iş yapabilme yeteneğine enerji denir.
1) Güneşin ışık enerjisi yeşil bitkilerce fotosentezle organik bileşiklerdeki kimyasal bağ enerjisine dönüştürülür.
2) Bu kimyasal bağ enerjisi solunumla daha yüksek enerjiye sahip olan fosfat bağına dönüşür.
3) Bu enerji hücrenin tam faaliyetlerinde kullanılır.
4) Bu dönüşümler sırasında hücrenin kullandığı bir miktar enerji çevreye ısı olarak verilir.
5) Bitkilerde mitokondri, kloroplast, hayvanlarda mitokondri enerji dönüştürücüleridir.

7 Mart 2009 Cumartesi

Kan grubumuz nasıl belirleniyor?

Damarlarımızda dolaşan kan, yaşam kaynağımız. Kanın en önemli görevleri arasında, vücudumuzun her köşesine besin ve oksijen taşımak yer alıyor. Ayrıca hücrelerden çıkan karbondioksit ve diğer bazı zararlı atıklar da, yine kan dolaşımı sayesinde vücuttan uzaklaştırılmak üzere akciğer, böbrek, karaciğer gibi organlara taşınıyor. Kan dolaşımı, bağışıklık sistemi hücrelerinin ve hormonların taşınmasından, vücudun sıvı dengesinin sağlanmasına ve sıcaklığın ayarlanmasına kadar yaşamımızın devamı açısından önemli birçok görevi de üstleniyor. Bu nedenle, kan hücrelerinin sağlığını tehlikeye sokan hastalıklarda ve vücuttaki kan miktarının azalmasına yol açan yaralanmalarda yapılacak kan nakli, hastalar açısından yaşamsal önem taşıyor. Ancak hepimizin kanı aynı renk ve görünümde olmasına karşın, aslında insanlarda dört farklı kan grubu var. Kan grubumuz, hangi kan grubundan olan kişilerden kan alıp, hangilerine kan verebileceğimizi belirliyor. Peki, bu kan grubunun ne olduğunu, nasıl belirlendiğini ve farklı kan grupları arasında nasıl bir ilişki olduğunu hiç merak ettiniz mi?
Genler Neler Yapıyor?
19001ü yılların başında Kari Landsteiner'ın ortaya koyduğu ve hâlâ kullanılan sınıflandırmaya göre, insanlarda 0, A, B ve AB olmak üzere dört farklı kan grubu var. Bu gruplar, hangi kan grubuna
sahip insanlara kan verebileceğimizi ya da hangi gruplardan kan alabileceğinizi belirliyor. Kan grubumuz, anne ve babamız tarafından bize aktarılan birer kan grubu geni tarafından belirleniyor. Yani hepimizde bir çift kan grubu geni bulunuyor. Anne ve babadan aktarılan kan grubu genlerinin üç çeşidi var: A, B ve 0. Bu durum, anne ve babadan hangi genlerin geldiğine bağlı olarak altı farklı bileşim ortaya çıkarıyor: 00, AO, AA, B0, BB ve AB. Senleriniz 00 bileşimindeyse kan grubunuz 0; AO ya da AA bileşimindeyse kan grubunuz A; B0 ya da BB bileşimindeyse kan grubunuz B; AB bileşimindeyse kan grubunuz AB oluyor.
Bunu daha kolay anlayabilmek için şöyle bir oyun oynayalım: Önce elinize iki torba alın, bunlar anne ve babanızın gen havuzu olsun. Kan grubu genlerini simgelemek üzere bu torbalara, A grubu geni için kırmızı, B grubu geni için sarı ve 0 grubu geni için beyaz boya kalemlerinden birer tane koyun. Son olarak kanınızdaki alyuvarları simgeleyecek küçük beyaz bir karton parçası hazırlayın. Şimdi her iki torbadan birer kalem çekin ve bu kalemlerin biriyle kartonun bir yarısını, diğeriyle de öbür yarısını boyayın. Eğer kartonunuzun her iki yarısı da kırmızıysa A grubu; bir yarısı beyaz, öbür yarısı kırmızıysa A grubu; her iki yarısı da sarıysa B grubu; bir yarısı beyaz, öbür yarısı sarıysa B grubu; bir yarısı sarı, öbür yarısı kırmızıysa AB grubu; her iki yarısı da beyazsa 0 grubu sonucuna ulaşırsınız.
Kan Gruplarının Önemi
Kan grubunuzu belirleyen A ve B genleri, kanınızda bulunan alyuvarların çeperinde A ve B tipi proteinlerden hangilerinin yer alacağını belirlerler. Kan grubunuz A ise alyuvarlarınızın çeperinde yalnızca A tipi protein, B ise yalnızca B tipi protein, AB ise hem A hem de B tipi protein bulunuyor demektir. Kan grubunuz 0 ise, alyuvarlarınızın çeperinde A ya da B tipi protein yoktur. Alyuvar çeperinde bulunan ve kan grubunuzu belirten bu proteinlere aglütinojen adı verilir. Ancak kanda, kendinizinkinden farklı bir kan grubuna ait alyuvar hücrelerinin vücudunuza girmemesini sağlayarak sizi koruyan aglütinin adlı antikorlar bulunur. Protein yapısında olan aglütininler de, tıpkı aglütinojenler gibi a ve b tipinde olur. a tipi aglütininler A tipi aglütinojenle kaplı alyuvarlara, b tipi aglütininler de B tipi aglütinojenlerle kaplı alyuvarları yabancı kabul eder. Bir kişiye yanlış bir gruba ait kan verilirse bu aglütininler nedeniyle alyuvarlar birleşerek kümeler oluşturur. Bu da ölüme kadar gidebilecek ciddi sonuçlara yol açar. Normalde kan grubuna bağlı olarak alyuvar çeperindeki aglütinojen ve kandaki aglütininlerin durumu şu şekilde sıralanır:
0 Kan Grubu: Bu kan grubunda alyuvarların çevresinde A ya da B aglütinojenleri yoktur. Buna bağlı olarak, 0 kan grubuna sahip kişilerin vücudu hem A hem de B tipi aglütinojen içeren alyuvarları yabancı kabul ederek bunlara karşı a ve b aglütininlerini üretir. Bu nedenle 0 kan grubuna sahip kişiler yalnızca 0 kan grubuna sahip kişilerden kan alabilirler. Alyuvarlarında aglütinojen olmayan 0 grubu, bu özelliği nedeniyle genel verici kabul edilir ve tüm gruplara kan verebilir.
A Kan Grubu: A kan grubunda, A tipi aglütinojene sahip alyuvarlar vücuda dost kabul edilirler. Ancak vücut B tipi alyuvarlarla karşılaştıklarında, bunları yabancı kabul ederek b aglütinini üretmeye başlar. Bu nedenle A kan grubundan kişiler, B tipi aglütinojen taşımayan 0 ve A tipi kan grubuna sahip kişilerden kan alabilirler. A ve AB grubuna kan verebilirler.
B Kan Grubu: B kan grubunda, A'dakinin tersine B grubu aglütinojene sahip alyuvarlar vücuda dost kabul edilirler. Ancak vücut bu kez A tipi alyuvarlarla karşılaştığında, bunları yabancı kabul ederek, a aglütinini üretmeye başlar. Bu nedenle
B grubundan kişiler, A tipi aglütinojen taşımayan 0 ve B tipi kan grubuna sahip kişilerden kan alabilirler; A ve AB grubuna kan verebilirler.
AB Kan Grubu: AB kan grubunda alyuvar çeperlerinde hem A, hem B tipi aglütinojenler bulunduğu için vücut bunların ikisini de dost kabul eder ve bunlara karşı aglütinin üretmez. Bu nedenle AB kan grubu, tüm kan gruplarından kan alabilir ve bu özelliği nedeniyle genel alıcı olarak kabul edilir. Ancak AB kan grubuna sahip kişiler, yalnızca AB kan grubuna sahip kişilere kan verebilirler.
Rh Faktörü Nedir?
Temelde dört kan grubu olmasına karşın, kan grupları belirtilirken bunun yanına bir de 'eraş' diye okunan Rh faktörü, pozitif veya negatif olarak eklenir. Aslında Rh faktörü de alyuvarların çeperinde bulunan bir çeşit proteindir ve varlığı Rh+ (eraş pozitif), yokluğu Rh- (eraş negatif) olarak belirtilir. Rh faktörünün önemi şu: Eğer normalde kanı Rh- olan bir hastaya kan nakli sırasında yanlışlıkla Rh+ kan verilirse, hastanın vücudu yabancı olarak algıladığı Rh faktörüne karşı savunma amaçlı bazı proteinler oluşturur. Ancak aynı hastaya daha sonra tekrar Rh+ kan verilecek olursa, önceden hazırlanmış savunma sisteminin devreye girmesi, bu kez ölümcül sonuçlara yol açar. Bu nedenle kan grubunun hangi gruptan olduğunu bilmenin yanında, Rh faktörünün de pozitif veya negatif oluşunu bilmek önemlidir.