21 Nisan 2009 Salı

İslamiyet Öncesi Arap Yarımadasının Durumu

Sami (Arap) ırkına mensup insanların yaşadığı Arap Yarımadası'nın büyük kısmı çöllerle kaplıdır. Yarımadanın sadece Hicaz ve Yemen bölgeleri yaşamaya elverişli coğrafi şartlara ve iklime sahiptir. İslamiyet'ten önce bölgede siyasi birlik yoktu. Main, Seba, Gassani, Himyeri gibi birçok irili ufaklı devletin varlığı bunun açık bir göstergesidir.
Kabileler arasında kan davaları yaygındı ve kadının toplumsal yaşamda yeri ve önemi yoktu. Kölecilik, soy üstünlüğü, puta tapıcılık, falcılık ve büyücülük halk arasında oldukça yaygındı. Şehirde yaşayanlar "medeni" çöllerde yaşayanlar "bedevi" olarak adlandırılırdı. Bazı bölgelerde yeni doğmuş kız çocukları diri diri toprağa gömülürdü.

20 Nisan 2009 Pazartesi

AÇLIĞIN BİYOGRAFİSİ

Geçtiğimiz cumartesi günü oğlum bisikletle gezerken bende evimizin önündeki çam ve söğüt ağacının altında oturup, o güzel havada keyifle okuyup bitidiğim muhteşem bir kitap. Fransız genç yazar Amelie Nothomb'un okuduğum üçüncü kitabı. Genç yazar, 3 yaşından 20 yaşına kadar ki hayat dilimden kesitler sunmuş bizlere. Babasının mesleğinden ötürü ülke ülke gezen ve her ülkenin geleneklerini ve kültürlerinden de bahsetmiş bizlere. Japonya'dan Çin' e ordan da Amerika'ya göç ederler. Yiyeceklere, içeceklere, yazı yazmaya, okumaya ve kitaplara olan açlığını doyuramamış bir genç kızdır kitabın kahraman. Bu genç kızın en yakın arkadaşı ablasıdır. Daha sonra da kitaplar ve okumak gelir. 14-15 yaşları Bangladeş ve Laos da geçer. Burda da okumak ve yazmak en sevdiği şeylerdir. Bundan önce okumuş olduğum "Kara Sohbet" ve Kıran Kırana" kitapları ile bana kendini sevdirmişti zaten. Bu yeni kitabıyla hayal kırıklığına uğramayacağımı biliyordum. Ben bu biyografik kitabı çok başarılı buldum. Biyografi okumayı sevenlere, bu hikaye tarzında yazılmış olan biyografi kitabını tavsiye ediyorum. Seveceksiniz sizlerde benim gibi.
Kitabın Arkasındaki Not:
Hayatının ilk yirmi yılında, sadece yiyeceklere karşı değil, içeceklere, aşka, kitaplara, yazı yazmaya ve keşfetme tutkusuna duyduğu açlıkla yaşam biçimini şekillendiren ve kişiliğini bulma yolunda ilerleyen bir genç kız.
Sıradışı bir hayatın yanı sıra, bir insanın gelişimi...
Tüm bu yaşananlar içinde gerçek nerede?
Nothomb, her zamanki olağandışı üslubuyla, hayatın getirdiklerine karşı duyulan iştahı açlık metaforunu kullanarak anlatıyor.
'Açlığın Biyografisi zekice yazılmış, okuyucuyu büyülü bir yolculuğa çeken bir metin. Gerçek ya da yalan, ne önemi var ki? ' -The Independent
'Açlığın Biyografisi, kurgu sanatıyla bezenmiş, suşi tadında bir yaşamöyküsü. Kendini bulma mücadelesiyle geçen, otantik bir çocukluk ve gençlik hikâyesi...' - Sunday Telegraph


Kitabın Adı: Açlığın Biyografisi
Yazarı: Amelie Nothomb
Çeviren: Nihal Önol
Yayınevi: Doğan Kitap
Sayfa Sayısı: 155

Ders Kitaplarına Popüler Kültür Takviyesi

Lise öğrencilerinin dünyaca ünlü isimleri tanımaması Milli Eğitim Bakanlığı'nı harekete geçirdi.

Lise öğrencilerinin dünyaca ünlü piyanistimiz Fahir Atakoğlu, iki yüzden fazla filme imza atan Ayhan Işık, tiyatrocu Müşfik Kenter gibi isimleri tanımaması Milli Eğitim Bakanlığı'nı harekete geçirdi. Ders kitaplarına popüler kültür takviyesi yapacak olan Bakanlık, coğrafya kitaplarında da turizm bölgeleriyle ilgili konularda düzenlemeye gidecek. Antalya'da TÜBİTAK için 289 lise öğrencisiyle yapılan araştırma, çarpıcı sonuçlar ortaya koymuştu. Liselilerin neredeyse tamamı '50 Cent' olarak bilinen ABD'li rap şarkıcısı Curtis James Jackson'ı tanırken, Fahir Atakoğlu'nu hiçbirinin bilmediği görülmüştü. Ayhan Işık, Müşfik Kenter, yazarlar Ayşe Kulin ile Orhan Pamuk da öğrenciler tarafından az tanınan isimler arasında yer almıştı. Bu nedenle Milli Eğitim Bakanlığı, müfredatta düzenlemeye gidiyor. Türk sinema tarihine adını yazdırmış isimlerin yanı sıra edebiyat, sinema, tiyatro, müzik alanlarında isim yapmış sanatçıların da lise son sınıflar için hazırlanan müfredata alınması düşünülüyor. COĞRAFYA DA ELDEN GEÇİYOR Araştırmada öğrencilerin tamamına yakını, Antalya Side'de bulunan 'Apollon Tapınağı'nı bilmediklerini söylemişti. İtalya'nın simgesi olan Pisa Kulesi'nin bilinirliği ise yüksek çıkmıştı. Bakanlığın, coğrafya kitaplarında da düzenlemeye gidebileceği, tarihi eserlere geniş yer verileceği tahmin ediliyor.

İnönü'nün Bir İzi Daha Tarih Oluyor

İlkokullarda siyah-beyaz önlük, liselerde kasketli eğitim dönemlerinde çıkan ve 'askeri' kurallara göre belirlenen merasim yönetmeliği 44 yıl sonra kaldırıldı.

Öğrencilerin mangalar halinde, "kıt'a dur, kıt'a yürü" komutlarıyla, "merasim komutanı öğretmenler" tarafından merasim alanlarına götürülmelerini hükme bağlayan yönetmeliğe veda. Yönetmelik, dün Resmi Gazete'nin dünkü sayısında yayımlanan kararla yürürlükten kaldırıldı. İSMET İNÖNÜ ZAMANI İsmet İnönü'nün bağımsızlarla kurduğu (1963-1965) hükümetinde Bursa Milletvekili İbrahim Hulusi Öktem'in Milli Eğitim Bakanlığı döneminde çıkartılan yönetmelik toplam 27 maddeden oluşuyordu. 23 Şubat 1965'de yürürlüğe giren, "Okulların Merasim Geçiş Yönetmeliği" ne uygun yürüyüş kolları artık nostalji olarak hafızalarda yaşayacak.

Emekli Subaylar Üniversite Kuracak

Türkiye Emekli Subaylar Derneği (TESUD), 2010 yılında özel bir üniversite kurma çalışmasında sona yaklaştı.

Kurulması halinde üniversitede emekli subay ve generaller ile yakınları öğretim üyesi olacak. TESUD, bu amaçla Türkiye Emekli Subaylar Vakfı (TESUV) ismiyle bir vakıf kurma çalışması yaptı. Üniversite, TESUD'un 2015 Stratejik Planı içerisinde yer alıyor. TESUD Mehmetçik Üniversitesi adıyla kurulacak üniversitenin 2010-2011 eğitim öğretim yılında bin öğrenci ile eğitime başlaması hedefleniyor. 2015'te ise 20 bin öğrenci kapasiteli kampüs oluşturulması planlanıyor. Bu amaçla TESUD ilk önce bir vakıf kuracak. Daha sonra YÖK'e başvuru yapılacak. Üniversite yasa tasarısını TBMM organlarında işleme sokmaya çalışacak TESUD, geçici tesisleri için görüşmeler yapacak. Üniversite binalarını teminde ya mevcut ortaöğretim kurumlarının boş kapasitesinden yararlanılacak ya da bağış ile bina kazanılmaya çalışılacak. Üniversitenin öğretim üyeleri genelde TESUD üyelerinden ve aile fertlerinden oluşturulacak. Üniversite için vakıf kurulmasının gerekli olduğunu gören TESUD yetkilileri vakıf için mevcut gayrimenkullerin beyan edileceğini, 1.000 öğrenci için gerekli bütçenin yüzde 20'si 2-3 milyon TL beyanı açılış için yeterli görüyor. TESUD Genel Başkanı emekli Tümgeneral Rıza Küçükoğlu, "Vakıf için düğmeye bastık, söz verdiğimiz gibi üniversite hedefini 2010'da gerçekleştireceğiz." şeklinde görüşlerini ortaya koyuyor.

Performans Ödevlerine Düzenleme

Velilerin öğrencilik yapar gibi ders çalışmalarına neden olan ilköğretim performans ödevleri, yeniden düzenlendi.

Öğrencinin yapamayacağı performans ödevleri verilmeyecek. Velilerin yaptığı anlaşılan ödevler değerlendirilmeyecek. Milli Eğitim Bakanlığı, 4 yıl önce uygulamaya konulan ve velilerin şikâyetlerine neden olan performans görevlerini yeniden değerlendirdi. Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik tarafından bütün okullara gönderilen genelge ile performans ödevlerinde dikkat edilecek hususlar şöyle sıralandı: * Performans görevleri öğrencilerin internetten ya da ansiklopedilerden bilgileri aynen aktarmalarını değil; bilgiyi edinme, düzenleme, kritik etme, kendini ifade etme, yaratıcılığı ve vücut dilini kullanma gibi hem bilişsel hem de duyuşsal becerilerini işe koşmalarını sağlamalı. * Görevler öğrencinin yapmakta, öğretmenin ise takip etmekte ve değerlendirmekte zorlanacağı güçlükte olmamalı. * Velilerin gerekli kaynak ve materyallere ulaşma, yol gösterme gibi konularda öğrencilere yardımları dışında, görevi yapmak gibi katkıları olmamasına dikkat edilmeli.

19 Nisan 2009 Pazar

SONSUZ AŞK

Yazarın "Cumartesi" isimli romanından sonra okuduğum ikinci kitabı. Seviyorum ben bu yazarı. Kalemini, kurgularını, anlatış tarzını, seçtiği konuları. Beni bu kadar kitaplarının dünyasına soktuğu için sırada merak ettiğim diğer kitapları var. "Sonsuz Aşk" 1997 de yayınlanmasına rağmen günümüzde etkisini devam ettirmekte hala. Kitabın konusuna gelince; altı haftalık gibi uzun bir ayrılık yaşayan Joe ve Clarissa bir piknikte buluşurlar. Başbaşa yapacakları bu buluşma bir kabusa dönüşür kısa bir zaman sonra. Bir balon yolculuğu yapan bir kaç kişi, balonun dengesini kaybetmesi üzerine balon düşer. Joe da, onlara yardıma koşar. Ne kadar çabalarlarsa çabalasınlar bri kişinin ölümü ile sonuçlanır bu kaza. Kaza yerinde erotomani hastalığı olan Parry saplantılı bir şekilde Joe'ya aşık olur. Olayların akışı bu kaza ve Parry'nin hisleri ile şekil değiştirir. Ben bir solukta okudum bitirdim, çok etkilendim. Edebiyat Ödülü Booker'in da sahibi olan bu romanı sizlere de tavsiye ediyorum.


Kitabın Arkasındaki Not:

Joe Rose, altı haftalık ayrılıktan sonra Amerika'dan dönen sevgilisi Clarissa ile buluşmasını kutlamak üzere kent dışında bir piknik düzenlemiştir. İçindeki biri çocuk biri yaşlı iki yolcuyla göklerde süzülen bir balon, kırların üzerindeyken ansızın dengesini yitirir, yükselmeye başlar. Çevrede bulunan birkaç kişiyle birlikte Joe da yardımcı olmak üzere balona doğru koşar. Ancak hiçbiri o ânın ve onu izleyen trajik olayların yaşamlarını ne kadar etkileyeceğini bilmemektedir. Balonu indirmek için zorlu bir mücadele veren ve iplerine asılanlardan biri, yere düşerek ölür. Bu balon kazası Joe ile Clarissa'nın yaşamlarına bir felaket gibi çöker. Kaza yerinde bulunanlardan Parry, tuhaf bir tutkuyla, hatta sapkınca bir aşkla bağlandığı Joe'nun hayatını cehenneme çevirir. Telefonla, sayısız mektuplarla, peşine düşerek onu huzursuz eder, cinayetin, deliliğin sınırına getirir. Ian McEwan çağdaş edebiyatın kara büyücüsü. Her romanında olduğu gibi Sonsuz Aşk'ta da okurunu şiddet, cinsel sapkınlık ve paranoya dolu dünyalarda gezdirmeyi başarıyor. İngiltere'nin önde gelen önemli edebiyat ödülü Booker'ı alan Ian McEwan, son yılların en başarılı romancılarından.



Kitabın Adı: Sonsuz Aşk
Yazarı: Ian McEwan
Çeviren: Ülkem Gürpınar
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 256