3 Kasım 2006 Cuma

KÜÇÜK PRENS




Küçük Prens'i çok küçükken okumadım..Büyümüştüm okuduğumda, ama çok beğenmiş ve mutlu olmuştum okuduğumda..
İşte bir kaç not:

"Büyükler sayılara bayılırlar. Yeni bir arkadaş edindiniz diyelim; onun hakkında hiçbir zaman asıl sormaları gerekenleri sormazlar.
"Sesi nasıl"demezler örneğin, ya da "Hangi oyunları sever?Kelebek koleksiyonu var mı?" diye sormazlar..Onun yerine "Kaç yaşında" derler.."Kaç kardeşi var?" "Kaç kilo" "Babası kaç para kazanıyor?" Ancak bu sayılarla tanıyabileceklerini sanırlar arkadaşınızı...

"Kelebeklerle tanışmak istiyorsam, bir iki tırtıla katlanmayı öğrenmek zorundayım"..

"İnsanların artık anlamaya zamanları yok. Dükkanlardan her istediklerini satın alıyorlar. Ama dostluk satılan bir dükkan olmadığı için dostları yok artık"..

"İnsan yalnız yüreğiyle doğruyu görebilir. Asıl görülmesi gerekeni gözler göremez"...

"Gülünü senin için önemli kılan, onun için harcamış olduğun zamandır"


Küçük Prens Kitabını Okumak isteyenler için

e-kitap adresi:
http://www.1001kitap.com/Cocuk/kucuk_prens/index.html

14 Ekim 2006 Cumartesi

Books for ChiLdReN !...


Books for ChiLdReN !...
Originally uploaded by aşk-ı beka.

Yeğenim Feyzanur'a aldığımız kitaplar :)

Çocukken kitap okumayı çok çok severdim..Hala da vazgeçemiyorum kitaplardan. Sanırım bunda çocukluğumun payı büyük.. 10 Yaşındaki yeğenim Feyzanur da kitap okumayı seviyor ve ben o okudukça çok mutlu oluyorum..
Hayal dünyaları ve ufukları geniş oluyor çocukların okudukça..

Ve şimdilerde, bizim çocukluğumuza göre-ki topu topu 10 yıl oldu:)- çok daha güzel çok daha çeşitli eserler var..

Çok güzel çalışmalar var..

Okuyalım, çocuklarımıza, kardeşlerimize, yeğenlerimize, komşu çocuklarına da okutalım efendim :)

Bir de bugün, Feyzanur, kendinden 4-5 yaş küçük bir kız çocuğuna kardeşi Furkan'a aldığı bir kitabı hediye etti:) çok mutlu olduk..
Paylaşmak güzel..Paylaşımlara devam edelim..
Hayırlı Ramazanlar !...

8 Ekim 2006 Pazar

Kocatepe Kitap Fuarı


Kocatepe Kitap Fuarı
Originally uploaded by aşk-ı beka.

Her yıl en az 5-6 kez uğramaya çalıştığım fuardan heybemize ilk düşenler bunlar oldu..İnşallah devamı olacak..:)
Bir de resimde olmayan Fardipli Sinha isimli roman vardı bugün heybemizde..Bir de Nuriye Akman'la çekilmiş fotoğraf..çok hoş bir sohbetti..
Güzel bir gündü vesselam..
Dostlarla olunca güzel olmaz mı hiç !...

Kitaplarımız:
Örtü- Nuriye Akman-Doğan Kitap:
Nefes isimli romanını okuduktan sonra Nuriye Akman'ın sıradaki eserini sabırsızlıkla bekliyordum ve görür görmez bu yeni eseri okumak istedim..

Siyah ve Yeşil-Necmettin Şahiner- İnsan yayınları:
Daha önce "Aynasını Arayan Adam" ve "Bir Çöl Hikayesi" kitaplarını okuduğum Necmettin Şahiner'in üslubunu çok beğendiğim için bütün kitaplarını okumaya karar vermiştim. Bugün sadece bu eserini bulabildim. Kur'anda siyah ve yeşil kavramını işliyor bu kitapta..Diğer kitapları da tavsiye listem içinde yer alıyor..

Tuz Yangını-Mehmet Akar- Timaş
Hayalsevda blogunun sahibi "mirdad"beyefendinin tavsiyesi üzerine edindiğim bir kitap. İzzet ve İffete dair çok hoş yazılar içeriyor..

Cam ve Elmas-Sadık Yalsızuçanlar-Timaş
Genel olarak kitaplarını sevdiğim bir yazar olan Sadık Yalsızuçanlar'ın bu kitabını uzun zamandır merak ediyordum.Bugün o da heybemize katılanlardan oldu..

Kuantum Diliyle Kainatın Hecesi-Hakan Yalman-Yeni Asya Yay.
Gece Yolculuğu programında Kubilay Aktaş ile birlikte program yapan Hakan Yalman abinin çok merak ettiğim eseri..

Cam Irmağı Taş Gemi-Nazan Bekiroğlu-Timaş
Sevdiğim bir yazar olan Nazan Bekiroğlu'nun daha önce roman ve denemelerini okumuştum, ilk defa bir öykü kitabını okuyacağım, üslubunu beğendiğim bir yazar olduğu için tereddütsüz aldığım bir eser..

Sarıkamış-İsmail Bilgin-Timaş
Bir televizyon programında tanıtımını izlediğim bu kitapta beni etkileyen şey, olayların o sırada yaşanıyormuşcasına canlı anlatılması olmuştu..

Fardipli Sinha- Mehmet Ali Bulut- Bilge
Uzun zamandır arkadaşlarımın tavsiye ettiği bir romandı..Sonunda o da listeye dahil oldu :)

fuarın bu ilk turunda edindiğimiz kitapların listesi böyle..
inşallah devamı gelecek..

7 Ekim 2006 Cumartesi


KAYIP GÜL

Serdar Özkan
2.Baskı:2004
Doğan Kitap


Sevgili kuzenim Ayşe'nin tavsiyesiyle okuduğum bu kitabı çok beğendim..
Akıcı, bir çırpıda okunabilen, güzel bir kurguya sahip bu roman..

Kitabın arka kapağından eklemek istediğim iki paragraf:

"Hatırlıyor musun, güneşli günlerde sana akın akın koşanlar güz gelince bir bir terk etmeye başlıyorlardı seni. Kış iyice bastırınca da hiç kimseyi bulamıyordun yanında. Gururun seni yalnız bırakıyordu ve o kuru gururun yüzünden ağlayamıyordun bile. Bahardaki övgüler seni ne kadar yükseltmişse, sonbahardaki düşüşün de o denli yüksekten oluyordu. Havanın değişmesi yerle bir ediveriyordu seni..Oysa bir gün için bu böyle mi?..Bir gül için, güz demek, yağmur demek..Güz demek, bahara hazırlık demek..

Üzgünüm dostum ama, sana tutkuyla bağlananlar bir gün seni terk edecekler.
Çünkü onlar sana değil, kendi tutkularına tapıyorlar yalnızca. Bir gün gelecek, o tutkuları başka bir tanrıça bulacak. Senden daha güzel, daha güçlü, daha yüce bir tanrıça ! İşte o zaman sen unutulacaksın. Kendini onların övgüleriyle var ettiğin için de, unutulduğun zaman yok olup gideceksin. "..



ve altını çizdiğim paragraflardan bir kaç bölüm aktarmalıyım buraya..:

...Sanki aynam kırılmıştı da, Başkalarının övgülerini görebilmek için Başkaları'na bakmak zorunda kalmış, takdirlerini kaybetmemek uğruna onlarla "iyi geçinmeye" mahkum edilmiştim. Kendimi onların beklentilerine cevap vermek zorunda hissetmem, beni en büyük düşümden, seni arayıp bulmaktan alıkoyuyordu..
diyor Diana..

Bu paragrafları okuyunca, bu "fikir" ağırlıklı bir kitap mı diyebilirsiniz, aslında bir roman, ama benim en çok beğendiğim yerlerden biri olduğu için bu bölümü paylaştım..

Aslında, annesinin vefatından sonra, ikiz kardeşini aramaya çıkan Diana'nın öyküsü bu kitap..



İyi okumalar efendim..:)

24 Ağustos 2006 Perşembe

Kayıt

Bugünlerde neler oluyor dersiniz?

23 Ağustos 2006 Çarşamba

İnternet ve Ödev

Net üzerinden para kazanmanın bir çok yolu var. Bunlardan biri de ödev sitesi oluşturmak. Her ne kadar ülkemizdeki ödev siteleri o denli gelişmiş olmasa da sayın talebelerimiz sınırları zorlamaya başladılar bile. Her geçen yıl ödev yapmak için başvuranların hem sayısı arttı hemde niteliği değişti. Önceleri bitirme tezi ile başlayan süreç, ilkokul ödevlerine kadar inmiş durumda. Bazı ebeveynlerin çocuklarına bilgisayar almasının temel sebeplerinden biri olmuş. Bir çok çocuğumuzun internet cafe denilen yerle ilk tanışmasının yegane sebebi de ödevdir sanırım.
İnternetten kopyalayarak ödev yapmanın etiğini tartışacak değilim. Daha başından itibaren yani çocuğun kendisiyle ilgili bir sorunu çözmekteki yaklaşımından başlayarak ne kadar zararlı etkileri olduğu açıktır. Emek sarfetmeden bir şeylere ulaşmak, içinde bulunduğumuz kokuşmuş yaşam biçiminin öngördüğü bir davranıştır olsa olsa. Sadece çocuklarımızı korumak içinde olsun bunu bir şekilde engellemek gerekiyor.
Öğretmen olarak bir kez daha düşünmek gerekiyor artık ödev verirken. İngiliz meslektaşlarımız ödev vermeden önce internette ki ödev sitelerinde var mı diye arar olmuşlar. İşleri oldukça zor. Bizimse henüz böyle bir derdimiz yok. Zaten internetten bulunup çıktıyla getirilen ödevlerin kalitesi korkunç durumda. Kısıtlı olan kaynaklardan ancak bu kadar bilgi elde edilebiliyor anlaşılan.
Geçen yıl başıma gelen olay oldukça düşündürücüydü. Kayaçlar konusunu anlatırken. Her öğrencinin çevresinde değerli olduğunu düşündüğü kayaçlardan getirmesini istemiştim. Getirdiler, hemde binlerce. Elbetteki gittikleri internet cafeden elde ettikleri resimlerdi bunlar.
Varsın olsun bu yıl daha dikkatli oluruz. Tembih ederiz artık. Netten bulunan ödevler dikkate alınmayacaktır deriz. Niçin internetten ödev yapmamaları gerektiğini ayrıntısıyla anlatırız. Büyük bir ihtimal dinlemeyeceklerdir, benden söylemesi.
Siz yine de bana internetten bulunmuş ödevi yutturamazlar diyorsanız. www.turnitin.com adlı siteyi bir ziyaret edin. Sitede netten elde edilmiş olduğunu düşündüğünüz ödevler milyonlarca sayfa da taranıyor. Bir tür copyguard sistemiyle. Umarım işinize yarar.

17 Ağustos 2006 Perşembe

Sosyalizm ve İnsan Ruhu

Express dergisi bu ay ki sayısında (ağustos - eylül) beraberinde kitap veriyor. Beyin açıcı sıfatında bir kitap. Oscar Wilde'ı bilenler bilir. Herşey hakkında söyleyecek bir sözü vardır mutlaka. Bu kez kendinden büsbütün farklı olduğu düşünülen bir konuda yazdıklarıyla çıkıyor karşımıza.
Ece Temelkuran'ın 2000 yılında, yenibinyıl gazetesinde kitapla iligili yorumu oldukça güzel.
"Kitabın sağ sayfalarında ana metin, yani Wilde'ın metni ilerlerken, sol sayfalarda meseleyle ilgili bambaşka "esas" adamların yazdıkları yer alıyor. Yani tıpkı internette sosyalizm ve insan ruhu diye bir search yapmışsınız da; birbirine linkle bağlanmış sayfaları anında görüyorsunuz gibi. Üstelik bu sefer download krizi yaşamadan."
Bu küçük kitapta ayrıca Murat Belge'nin bir önsözü de yer alıyor. En nihayet Fatih Özgüven'in yeniden düzenlediği çevirisiyle sunulmuş kitap.
Şu günlerde iyi bir okuma yapmak istiyorsanız oldukça ideal. Kitabın bir başka özelliğiyse kışkırtıcı olması. Okurda başka kitaplara ulaşma isteği uyandırıyor.