bilim kurgu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bilim kurgu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ocak 2010 Perşembe

Avatar: James Cameron'un dönüşü

Yönetmen: James Cameron
Yazar: James Cameron
Oyuncular: Sam Worthington, Zoe Saldana, Sigourney Weaver
Tür: Aksiyon|Macera|Bilim Kurgu
Yapım yılı: 2009
Süre: 162 dk.
Ülke: ABD|İngiltere
Dil: İngilizce
IMDB Puanı: 8.7/10
Umut'un Puanı: 8.5/10
Çavlan'ın Puanı: 8.6/10

Avatar'ın fragmanını izlediğimde aklımda şöyle bir izlenim oluşmuştu:

- Döverim ben bunu ama...
- Allahını seveyim otur yerine!

Şirinlerin radyasyon yemiş hali gibi gözüken garip mavi yaratıklar, fragmanın ilk yarısında nedeni belirsiz bir şekilde yeşilliklerin içinde mutlu şekilde sağa sola koşuyor, yine onlar gibi garip yaratıklara biniyor, tavus kuşlarının kur yapmasına benzer şekilde birbirlerine bağırıyor, kendi başına spor dalı olabilecek garip aktivitelerde bulunuyorlardı. Bu kısmıyla daha çok hippilerin gereksizliğine ve uyuşturucunun zararlarına dair alternatif bir belgesel tanıtımı olma yolunda giderken, fragmanın diğer yarısında bu mavi şeylerin sinirlendiğini görüyorduk. Bu değişimin nedeni, olay örgüsü gibi şeyler önemsizdi çünkü verilmedik istenen temelde "dünyanın en spastik ve düşünülmedik yaratıklarını tasarladık" mesajıydı. Ondan sonra ikinci bir Van Helsing vakası olarak tarihe geçeceğini düşündüğüm bu filmi unuttum gitti. (Eğer aksiyon olduğu sürece her türlü şeyi izlerim diyorsanız, Van Helsing'i izledikten sonra uzun bir süre aksiyondan uzak kalmak isteyebilirsiniz, çünkü muhtemelen hayatınızın geri kalanında beyninizde oluşan kalıcı hasardan dolayı günde 5 kez sara atağı geçiriyor olacaksınız ve herhangi hareketli bir şeye tahammülünüz kalmayacak. Hatta filmi iki kere falan izlerseniz Issız Adam'dan bile hoşlanacak seviyeye gelebilirsiniz.)



Bir süre sonra, Avatar'ın başarısı, yapım süreci, 3D olması vs. hakkında söylenen (ve umrumda olmayan) şeyler herkes arasında yayılmaya başladı, ben de bu sırada hiç ilgilenmediğim bu filmin yönetmen ve yazarının James Cameron olduğunu duydum. Tabii ki James Cameron'un bunamış olduğuna kanaat getirdim. Karanlık ve gerçekçi dünyaları/karakterleri seven Cameron'un, Terminator 2 ve Aliens'tan (ki ikisini de çok severim) uzun süre sonra gelen ilk bilim kurgu filminde görmeyi beklediğim en son şey, aniden "Bu bir sevgi hikayesi!" diye bağırarak birbirlerini parmaklamaya başlamalarından korktuğum mavi ve cinsiyeti belirsiz yaratıklardı. Her şeye rağmen, yönetmeni öğrendikten sonra bu filmi görmem gerekiyordu.

İlginçtir, her ne kadar klişelerle ve bir sürü mavi yaratıkla dolu olsa da, Avatar gayet sağlam olmuş. James bunamamış yani, deli bir film çekmiş. Esasında bu film, popüler olan şeylerin neden popüler olduğuna dair çok iyi fikir veriyor; klişelerin çoğu, seyircilerin farkında olmadan taşıdığı pek çok beklentiyi o kadar iyi karşılıyor ki, film boyunca bunlar üzerine düşünmek yerine tamamen perdeye takılıp kalıyorsunuz. Hikayenin kağıt üstünde ne kadar sıradan veya gerçek dışı olduğu sizi ilgilendirmiyor, çünkü anlatım dehşet bir kabiliyetle şekillendirilmiş. İşin ilginci, sizi o deneyimden koparacak bir abartı replik geldiğinde, sizin düşüncenizi filmdeki karakterlerden biri ifade ediyor ve sizi geri filmin içine çekiyor. Avatar'ın her an tansiyonu ayarlayabilme becerisi ve detaylara gösterdiği önem, bu filmin sadece uçan kaçan mavi yaratıklar ve gözünde 5 kiloluk gözlükle ekrana bakmak için can atan birkaç fanatikten daha etkili olmuş başarısında bence. (Yeri gelmişken, Van Helsing'den tiksindiğimi söylemiş miydim?)





Filmin konusunu bilmeyen kalmamıştır ama özet geçeyim, bir tane yürüyemeyen eski askerimiz var, bu eleman kendi isteğiyle abisinin içinde öldüğü çok tehlikeli bir gezegen olan Pandora'ya geliyor kiralık asker olarak. Amacı da abisinin yerini almak, şöyle ki; abisinin yönettiği avatarı (insan DNA'sı ve Pandora yerlisi DNA'sının kombinasyonundan türetilmiş olan ve uzaktan zihninizle içine girip yönetebildiğiniz vücut) bizimki ikiz olduğundan dolayı kullanabilecektir, bu da orada mineral çıkarıp parayı vurmaya endekslenmiş şirket için mali masrafları kısmak için güzel bir fırsattır (Zira her avatar, DNA yapısından dolayı sadece bir kişiye özeldir ve başkası tarafından yönetilemez).



Avatar'ın başında askerimizin bacaklarının yokluğu vurgulanarak, çılgın bir maceraya atladığı vurgulanıyor, gerek etrafındaki insanların ona tepkisiyle, gerek karakterimize dair iç seslerle. Komutanı buraya gelmeden önce bir sürü zorlu görev yaptığını, fakat suratındaki yara izinin buradaki ilk gününde meydana geldiğini söyleyerek, kendisine "zor işlere giriştin oğlum, ama pek de bir cesursun, breh breh!" yapıyor. (Gerçi aynı komutanın sonradan Pandora'nın okla mızrakla gelen yerlilerine hayvan gibi teknolojik imkanlarla saldırırken, karşı tarafla taşak geçtiğini de görüyoruz, "e yani bu muydu tehlikeli Pandora" diye merak etmekten alıkoyamıyoruz kendimizi) Komutanımız, şirketin kazıp almak istediği minerallerin üzerinde evleri olan yerlilerin arasına sızıp bilgi getirmesi karşılığında, bacaklarını geri kazandıracak bir ameliyatı karşılayacağını söylüyor askerimize. O da avatarıyla atılıyor bu maceraya. Genel olarak filmin bir bölümü askerimizin avatarına girmesinin sağlandığı bilimsel ünite ve ekip etrafında geçiyor, diğer bölümü ise avatarın içindeyken yerliler arasında yaşadığı zamanı anlatıyor. Tabii bu bölümler arasında sürekli gidip geliyoruz ve askerimizin zamanla değişen duygularına gün sonunda kaydettiği özel günlük videosuyla da tanık oluyoruz. Fark ettiğiniz ya da etmediğiniz üzere, her James Cameron filminde olduğu gibi bunda da teknolojik anlamda gelişmiş imkanlara sahip olan, yapısı gereği ticari düşünceyi merkeze koyan bir şirket, askerler, şirkete bağlı ama nispeten farklı agendalara ya da görüşlere sahip bilimadamları var.




Araç tasarımları, yine James Cameron'un yönettiği Aliens'a (Alien 2) aldı götürdü beni.

Filmin fragmanını izlediğimde aklıma gelen şeylerden biri de, "ahh yine LOTR benzeri bir fantezi dünyası" düşüncesi olmuştu. Açıkcası LOTR'la ilgili bir sorunum yok fakat halihazırda bir LOTR var zaten (3 kitap ve 3 ayrı film olmak üzere) ve içerik olarak çok farklı bir şey olmadığı takdirde, farklı bir lisanda konuşuyormuş gibi yapan garip aktörler, ejderha veya onlara benzeyen garip yaratıkların orada burada uçuşması, epik müzikler eşliğinde bilgisayar yardımıyla oluşturulmuş kalabalık orduların hiç umrumda olmayan destansı savaşlara girişmeleri falan beni pek de cezbetmiyor. Evet, bravo Tolkien'e, oturup baştan bir dil yaratarak geek'liğin tanımını yapmış ama aynı şeyi (hele ki anlamadığım bir dil esprisini) ikinci, üçüncü, beşinci, onsekizinci bir filmde tekrar izlemek filme ilgimi artıran bir şey değil. Fantezi türünden daha fantastik şeyler beklemek de doğal olsa gerek.

Gel gelelim, Avatar söz konusu olunca, James Cameron'un dokunuşu filmi fanteziden alıp bilim kurguya daha yakın kılmış, gayet de güzel olmuş. Yani fragman için düşündüğüm şeylerin bir kısmı doğru da olsa (garip dilde konuşan varlıklar, ejderhamsı uçan şeyler), bunların daha önce onlarca kez tüketilmiş olduğuna takılmıyorsunuz izlerken. Bir tarafta gezegenin bir köşesine yerleşmiş olan insan birliği var, askeri bir üs kurmuşlar ve açıklanamaz fantastik öğeler görmüyoruz. İndikleri bu dünyada, yerlilerin son derece ilkel bilimsel imkanlara rağmen, gezegenin kendine has özelliklerinden farklı şekillerde yararlandıklarını keşfetmişler ve normal bir filmde olsa "fantastik" denilip geçilebilecek her şeyin bilimsel açıklamasını bulmaya çalışıyorlar. Bu da insanı biraz daha o evrene bağlıyor. Birdenbire beyazlar içinde bir büyücü çıkıp kafasına göre olup biteni değiştiremiyor. (Gerçi film tamamen bilim kurgu da diyemem, özellikle filmin sonu nasıl olduğu tam açıklanmayan fantastik bir olaya bağlanarak bitiyor, sanırım temponun ve hikayenin gerektirdiği bu diye düşünülmüş) Ayrıca, bilim ekibinin başında Sigourney Weaver var. Bu bile tek başına filmi görmek için yeterli. Savaş sahnelerindeki koreografiler de James Cameron tadı taşıyor yine, karanlık bir havası bir tadı var her şeyin (3D gözlüğü kastetmiyorum tabii ki, hehe), abartı olan yerde "ohaaa iyice abarttılar" dedirtmeden, o anın büyüsünü bozmadan, insanı her saniye tetikte ve heyecan içinde tutarak izlettiriyor film kendini. Her karakterin başına her an her şey gelebilir diye düşünmeye başlıyorsunuz kısa süre sonra. Açıkcası James Cameron'un tarzını özlemişim, aralarda alien falan çıkmasını bile dilediğim oldu, o derece çocuklaştım evet.

Bu arada yaratıkların animasyonunda ilginç motion capturing teknikleri kullanılmış ki, sırf buna dair sahne arkası görüntüleri yayınlamışlar o süreci anlatan. Böyle şeylerin Türk izleyicisi için pek önemi yoktur, ota boka "klişe" demeyi bilen çoğu kişi, orada bir tane "efekt" düğmesi olduğunu, gerekli bütçe olduğu ve bu düğme yeterince çevrildiği takdirde filmin giderek daha güzel gözüktüğünü sanıp, bu konuyu fazlasıyla küçümserler. Oysa ki, gerçekçi olarak modellenmiş karakterlerle izleyicinin (en azından benim) ilk defa bu derece yüksek seviyede empati kurabilmesinin altında inanılmaz bir çaba/yaratıcılık/planlama kombinasyonu yatıyor.



"Hangi 3D sistemde izlemeli" konusuna dair yazacak bir şeyim yok açıkcası. Çavlan'la imax olmayan bir sistemde izledik ama perdenin 3D'ye uygun olmamasından dolayı olsa gerek, görüntü karanlıktı gözlüklerle izlendiğinde. Adamakıllı bir yerde bir daha izlemek isterim ama bu filmi. (Ankara'da neresi güzel gösteriyor, bileniniz varsa önerilerini beklerim) Kısacası şu sistemde bu şekilde izleyin kısmı şu an beni aşıyor.

Özetle, aksiyon/fantezi/bilim kurgu gibi türlere özel bir gareziniz yoksa ve James Cameron'un önceki filmlerinde gördükleriniz hoşunuza gittiyse (en azından Titanic dışındakileri), gidin görün. Lakin çok twistli bir senaryo bekliyorsanız, film izlemekten bulmaca çözerken aldığınız hazzı bekliyorsanız, Issız Adam favori filminizse ya da teletubbies'i şirinlerden daha çok seviyorsanız bu filmi görmemeyi tercih edebilirsiniz.


Son bir not olarak, Avatar'dan alınmış bu görüntüde Michelle Rodriguez'in arkasında bir
facehugger (Aliens filmindeki küçük yaratıklardan) mı var, bana mı öyle geliyor?

19 Aralık 2009 Cumartesi

Moon: Kendinizle tanışsanız, kendinizi sever miydiniz?

Yönetmen: Duncan Jones
Yazar: Duncan Jones (öykü), Nathan Parker (senaryo)
Oyuncular: Sam Rockwell, Kevin Spacey (ses)
Tür: Bilim Kurgu|Dram|Gizem|Gerilim
Yapım yılı: 2009
Süre: 97 dk.
Ülke: İngiltere
Dil: İngilizce
IMDB Puanı: 8/10
Çavlan'ın Puanı: 8.5/10
Umut'un Puanı: 8.5/10

Uzun zamandır bilim kurgu filmlerinin yönetmenleri nükleer patlamaların karakter gelişiminden daha önemli olduğunu zannediyor. Bilim kurgu görsel efektlerden çok toplum ve insanlık gibi kavramlara dayanır, ama son yıllarda film endüstrisinde bu unutulmuş gibi görünüyor. Eğer siz de böyle düşünenlerdenseniz ve bundan şikayetçiyseniz, Moon'u izlemeniz gerek.

En büyük sorunu kendisi olan yapayalnız bir adam; pek çok yazarın hayal gücünden kaçmamıştır bu konseptin zenginliği. Başta Sundance olmak üzere film festivallerinde epey bir ses getiren Moon'u hem yazan hem yöneten Duncan Jones da farklı değil. Bilmeyen varsa, Jones David Bowie'nin oğlu ve Moon da, onun ilk uzun metrajlı filmi. Genç bir dahiyle karşı karşıya olabiliriz, sevgili seyirciler.

Sam Bell isimli bir astronot, Helium-3 (filmde geleneksel yöntemlerin tamamının yerine geçen, yakıt olarak kullanılan hafif izotop) çıkarmak için üç yıllığına tek başına Ay'a gönderilir. Duncan Jones'un sadece kaba hatlarıyla çizdiği uzak gelecekte, Ay'da bolca bulunan Helium-3, insanlığa her derde deva bir ilaç gibi gelmiş, dünyadaki tüm enerji sorunlarının çözümü olmuştur.

Film, pek çok bilim kurgu klişesini benimsemiş. Atıfta bulunduğu bilim kurgu filmlerinden benim fark edebildiklerim: Alien, 2001: A Space Odyssey, Blade Runner, Sunshine ve Solaris. Gerty isimli bir robot var mesela; Kevin Spacey'nin seslendirdiği bu robot, Sam'in en büyük yardımcısı. Gerty, benim için büyüleyici bir yaratım. Sam'in her hareketini izlemesi ve hafif de tüyler ürperticilik bakımından HAL'i andırıyor, ama Gerty çok farklı, hem mentorluk, hem arkadaşlık, hem de (neredeyse) ebeveynlik yapıyor Sam'e. Bu, Moon'un modern bilim kurgu klasiklerine çıkardığı şapkalardan sadece biri, ama bu filmlerden aldıklarıyla tamamen orijinal ve beklenmedik bir şey yapıyor Moon, bu da onu, Serenity, District 9 ve Children of Men'le birlikte, 2000'li yılların en iyi bilim kurgu filmlerinden biri haline getiriyor benim gözümde.

Bütçesi sadece 5 milyon dolar olan Moon'un konusuna dönecek olursak, kısaca şöyle diyebiliriz belki: küçücük insanoğlu, sonsuz büyüklükteki uzayda. Alışkın olduğumuz çarpı işareti (zamanı ölçmekte işe yarayan) Sam için bir yüze dönüşmüş. Her gün metal duvara bir yüz çiziyor -ilkel çizimler: kaşlar için iki çizgi, gözler için iki yuvarlak, ağız için bir yarım çember ve son olarak da kafa yerine geçen koca bir daire. Bu suratlar Sam'in ruhsal durumunu temsil ediyor gibi gözüküyor. Metal duvarda siyah tahta kalemiyle çizilmiş mutlu, üzgün ya da kızgın yüzler.. Aynı görsel bir makineden de yansıyor bize; Gerty duruma göre gülümsüyor ya da somurtuyor. Filmde yalnızca iki karakter olduğu için, filmin başından itibaren bu robottan şüpheleniyorsunuz doğal olarak, ama Gerty'nin gerçek doğası sürprizlerle dolu.

Bir arıza nedeniyle dünyayla doğrudan iletişim kuramıyor Sam; karısıyla önceden kaydedilmiş görüntülü mesajlar yoluyla haberleşiyor, karşılıklı konuşamıyor. Ay üzerindeki son senesini doldurmak (ve yalnızlıktan hafif kafayı yemek) üzereyken garip halüsinasyonlar, korkunç baş ağrıları ve burun kanamalarıyla cebelleşmeye başlıyor. Derken (dünyaya dönüşüne 2 hafta kala) bu halüsinasyonlardan biri Helium-3 toplama seanslarından birine denk gelince aracını çarpıyor ve bilincini yitiriyor. Günler sonra ana merkezde kendine geldiğinde, kurtarıcısının, kendisinin 3 yıl genç versiyonu olduğunu fark ediyor. Siz de bu noktaya gelmeden ortada bir klonlama olayının olduğunu anlamış oluyorsunuz büyük ihtimal, ama mühim olan sonrası, Sam'in ve "klonunun" aslında kim oldukları ve bununla nasıl başa çıkmayı tercih edecekleri. Yanılmayın, Moon, Memento, Sixth Sense ya da The Others değil. Elinizi ağzınıza götürüp gözlerinizi koca koca açtıracak bir twist, bir sürpriz içermiyor. Öyle bir derdi de yok zaten, iddialı değil, gürültülü değil... Sessiz ve alçakgönüllü bir minik başyapıt var karşınızda.

Kevin Spacey'nin sesini saymazsak Moon'un tek oyuncusu olan Sam Rockwell, filmi hiç zorlanmadan tek başına götürüyor. Kelimenin gerçek anlamıyla kendisinin 'karşısında' oynuyor ve ortaya gerçekten de birbirinden uzak, iki farklı Sam Bell çıkıyor. İki karakter arasındaki ayrımın görülebilir olması mutlak suretle şart, Rockwell de bunu sergilemeyi başarıyor. Rockwell, "kendisiyle" olan etkileşimlerinde abartılı bir oyunculuğa başvurabilirdi, ama rolüne ustalıklı bir incelik katmayı seçiyor. Jones'un anlatmaya çalıştığı, klonlanmış birinin de apayrı bir birey olduğu. İlk anda elimizde birbiriyle özdeş iki insan olabilir, ama bunlardan biri kendine özgü bir deneyim yaşadığı andan itibaren, başlıbaşına bir bireye dönüşüyor Jones'a göre.

Bir de ilginç trivia: Jones, bilgisayarlar tarafından yönlendirilen araçların Ay'ın yüzeyinden Helium-3 toplaması ve bu Helium-3'ün Dünya'ya gönderilerek nükleer enerji olarak kullanılması fikrini Robert Zubrin isimli mühendisin bir kitabından almış. Bu fikir NASA'nın ciddi ciddi üzerinde çalıştığı bir fikirmiş, hatta NASA'nın merkezinde gösterimi yapılması istenmiş Moon'un, astronotlar falan izlemiş filmi film daha vizyona girmeden :)

Ve son olarak tek bir şikayetim var Moon'a dair: Sadece tek bir insanın yıllarını geçireceği yerde bir pinpon masasının ne işi vardı? Pinpon tek kişinin pratik yapabileceği bir spor da, ben mi bundan bihaberim?

8 Aralık 2009 Salı

Buzyeli Vadisi - R. A. Salvatore

"Robert Anthony Salvatore (d. 20 Ocak 1959) ABD'li fantezi kurgu ve bilim kurgu yazarıdır. En çok Unutulmuş Diyarlar romanları, İblis Savaşları Destanı ve Yıldız Savaşları romanları ile bilinir."

Rar içeriği
  • Buzyeli Vadisi Cilt1 Kristal Parçası
  • Buzyeli Vadisi Cilt2 Gümüs Damarları

Arka Kapak
Unutulmuş Diyarlar'ın en kuzeyinde...

Büyük bir büyü gücüne sahip Kristal Parçası'nın, kendini kanıtlamak isteyen bir büyücü çırağı Akar Kesell'in eline geçmesiyle başladı herşey...

Bir dağın gölgesinde, üç göl ile çevrili on küçük kasaba...

Kristal Parçası'nın yanlış ellerde olması nedeni ile yok olmak üzere olan on küçük kasaba...

Eski dost Drizzt Do'Urden ile arkadaşları; Cüce Bruenor, Güçlü Barbar Wulfgar ve Buçukluk Regis...

İnleyerek esen bir rüzgar yüzünüze çarparken, ölümün çok da yabancı bir şey olmadığını öğreneceksiniz...

Bu çorak topralarda bir destan yazılmak üzere; Buzyeli Vadisi Destanı.



linkler:

7 Aralık 2009 Pazartesi

Battlestar Galactica'nın Prequel'i: Caprica


Bilmeyenler için, Battlestar Galactica: 1970'lerde de aynı adla çekilip yayınlanmış bilimkurgu dizisinin 2003'teki yeniden çevrimi. Mini-dizi olarak başladı, 4 sezon sürdü, geçtiğimiz sene bitti. Gelmiş geçmiş en iyi TV dizilerinden. Caprica: Bu dizinin prequel'i, yani bu diziden doğan, BSG'nin bir nevi spin-off'u olan ama BSG'den önceki olayları anlatan dizi. Battlestar'ın 60 yaşındaki amirali Adama, Caprica'da 10 yaşlarında bir çocuk.


Caprica'nın pilotunun DVD'si geçtiğimiz yıl, yanılmıyorsam Ocak ayında çıktı (BSG'nin finalinden hemen sonra). Asıl sezon 2010 Ocak ya da Şubat'ta başlayacak. Dizinin pilotuyla diğer bölümleri arasına uzun bir zaman aralığı girmesin diye sabredip izlememiştim ilk bölümü; geçtiğimiz haftasonu artık dayanamadım ve izledim, ne de olsa 1 ay gibi bir zaman kaldı başlamasına. İlginç olan şu ki, izlediğim 90 dakikalık bölüm aslında dizinin ilk bölümü değil, sadece DVD için çekilen film versiyonuymuş. Bu versiyon TV'de hiç yayınlanmayacak, DVD'nin alacağı (aldığı) tepkilere göre pilot bir anlamda baştan çekilecek, ya da belki bazı sahneler çıkacak, bazıları eklenecekmiş.

Caprica, anasından çok farklı bir dizi olacağa benziyor. Battlestar Galactica'nın başlangıcındaki olayların 60 sene öncesinde geçen dizi, iki ailenin yaşamı üzerinden ilk Cylon'ların yaratılışını konu alıyor. Bölümün başlarında bu iki ailenin gündelik hayatını görüyoruz: Graystone ve Adams ailesi. Joseph Adams (ya da Adama) BSG'de duyduğumuz büyük insan hakları avukatı olmaktan çok uzak (Çok uzak da ne peki? I-ıh, spoiler vermemeye çok kararlıyım). Daniel Graystone ise (ki bu karakteri canlandıran amca oyunculuk babında aşmış) zengin bir bilgisayar dahisi, karısı ve kızıyla birlikte yaşıyor -ki bu kız da babası gibi bir dahi. Dizi bu iki aileyle ilgili gibi görünüyor ama aslında konu olarak yapay zeka, sanal gerçeklikler, dinci bağnazlar ve suç şebekelerini merkeze alıyor.



Caprica günümüz Amerika'sının bilim-kurgusal bir versiyonunu tasvir ediyor; dinsel fanatiklik ve teknolojinin getirdiği tehlikelerle parçalanan ölçüsü şaşmış bir zenginlik ve çöküş. Bunlar BSG'de de sıkça değinilmiş konular tabii ki ama Caprica doğduğu dizinin yanına -onun estetiğinden ve mitolojisinden faydalanıyor olsa da- minik bir süs olmaktan daha büyük amaçlar taşıyor olmalı.

Dizinin müziklerini, BSG'de harikalar yaratan Bear McCreary yapıyor. Başlığın hemen altındaki TV ikonunun sağında duran play tuşuna bastığınızda BSG 4. sezondan Kara Remembers'ı dinleyebilirsiniz (evet Caprica'dan bir parça koymak daha mantıklı olurdu ama ne yapalım).

Ayrıca duyduğuma göre Buffy ve Angel'ın Spike'ı James Marsters da bu sezon Caprica'da oynayacakmış, bu da Caprica'yı takip etmek için koca bir neden daha demektir pek çoğumuz için.

Battlestar Galactica gibi aksiyon dolu, izleyenin yüreğinin pırpır etmesine neden olan, her an birinin ölebileceği bir heyecan sunmuyor size Caprica, ama içine bir tutam nitelikli bilimkurgu karıştırılmış, umut vaadeden dram var ortada. Caprica'nın pilotunda uzay gemileri, Cylon'larla ölümcül karşılaşmalar, nükleer patlamalar aramayın; BSG'nin cazibesinin bir kısmı olan aksiyondan eser yok. Ama dizinin büyük ihtimal ana teması olacak konulara geniş ve usturuplu bir giriş yapılmış: dinsel fanatiklik, had safhada ırkçılık ve insanoğlunun doğası...

Caprica'da kullanılan teknoloji, Galactica evreninde gördüğü- müzden çok daha ileri gibi -ki Caprica'daki Caprica, Galacti- ca'daki Caprica'nın 58 yıl öncesini anlatıyor. Ama devam- lılık problemleri bir kenara bırakılırsa, Caprica kilit alanlarda çok başarılı; örneğin başroldeki oyuncuların seçimi, diyaloglar, müzikler, hikaye... İlk Cylon ekranda göründüğünde elinizde olmadan gülümsüyorsunuz, dehşet bir his (özellikle Battle- star Galactica bittikten sonra yaşamlarında açılan boşluğu dolduramamış biz zavallı 'fan'lar için). Genele bakıldığında pilotu mükemmel olmasa da, pek çok açıdan çok iyi bir dizi olacağının ipuçlarını veriyor pilotta Caprica, şahsen ben dizinin gideceği yeri heyecanla bekliyorum. Caprica'yı takip etmek BSG hayranlarının boyunlarının borcu, ama Battlestar Galactica'yı izlememiş seyircilerin de bir şans vermesi gereken bir dizi bu.

2 Kasım 2009 Pazartesi

District 9: Yaban diyarlardaki uzaylı

Yönetmen: Neill Blomkamp
Yazar: Neill Blomkamp & Terri Tatchell
Oyuncular: Sharlto Copley
Tür: Bilim Kurgu|Aksiyon|Dram|Gerilim
Yapım yılı: 2009
Süre: 112 dk.
Ülke: ABD|Yeni Zelanda
Dil: İngilizce
IMDB Puanı: 8.4/10
Çavlan'ın Puanı: 9/10
Umut'un Puanı: 8.6/10

District 9’ın hikayesi ne bir tv dizisinden kotarılmış, ne de bir çizgi romandan uyarlanmış. Aslında, inanılır gibi değil ama, orijinal bir fikre dayanıyor District 9. İyi bir fikre üstelik. Filmde uzaylılar var, ama alışageldiğimiz işgalci/yağmacı uzaylı tiplemesine hiç benzemiyor bu uzaylılar. Her zamanki esrar -bize ne yapacaklar?- yerine, farklı tür bir varsayımsal muamma sunuyor bu film: Biz onlara ne yapardık? Yüzyıllardır birbirimize yaptıklarımızdan türemiş olan yanıt, son derece çirkin.

District 9, çok çeşitli bilimkurgu distopyalarının arasında en inanılır olanlardan: Johannesburg, Güney Afrika. Günümüz. Dev bir uzay gemisi 20 yıldır aynı noktada asılı durmakta, bozulmuş, içindeki yolcular (insan boyutunda, böceğimsi extra-terrestriallar) aşağıda, gecekondu mahallelerini andıran askeri bölgeye yerleştirilmiş.

İnsanlar, onlardan tiksiniyor. Niçin tiksinmesinler ki? Çirkin, mide bulandırıcı ve açıkça görülüyor ki insandan aşağı varlıklar. Kabuklu hayvana benzedikleri için prawn (karides) deniyor uzaylılara. Bu davetsiz misafirler, District 9 denilen bir çöplükte yaşamaya mahkum edilmiş; burada sefalet içinde yaşıyor, çöp yığınlarının arasında yiyecek arıyor (kedi maması, çiğ et ve lastik seviyorlar en çok) ve bir gün, bir şekilde evlerine dönebilmenin hayalini kuruyorlar.

MNU (Multi-National United) isimli bir şirket prawn toplumunun idaresini üstüne almış. Suç almış başını gidiyor, insanlar ve prawnlar arasındaki şiddet gitgide artıyor ve MNU’nun bulduğu çözüm, ‘pislik’leri halının altına süpürmek, daha doğrusu, 1.8 milyonluk uzaylıyı şehrin dışına bir yerlere atmak oluyor. Bu planı gerçekleştirecek olan MNU yetkilisi, kayınpederi şirketin başındaki adam olan Wikus van der Merwe.

Başlarda, tahliye sorunsuz bir şekilde ilerliyor. Uzaylılar temkinli ve kafaları karışık, ama belgeleri imzalıyorlar. Asıl bela, Wikus deney şişeleri ve kimya setleriyle dolu bir baraka bulduğunda ve zararsız görünen metal bir kutuyu açtığında başlıyor. Wikus kara bir sıvı kusmaya başlıyor. Tırnakları düşüyor. Bu kadar. Konuyu anlatmayı bu noktada bırakıyorum, bu film o kadar iyi ki, spoiler vermeyi reddediyorum :)

Senaryo, belli ki, seyircinin zekasına saygı duyan, usta işi bir bakış açısından (o derece ki, arada bir gözler faltaşı gibi açılacak, hatta mideler altüst olacak) çıkmış. District 9’da bolca şiddet var, ancak insanlık pek yok. Prawnları hapsedip taciz eden asker ve bürokratlardan, prawnların kedi mamasına olan düşkünlüğünü sömüren Nijeryalı çete üyelerine kadar hiç kimse masum değil.

Flmin (Hollywood yapımlarıyla karşılaştırıldığında şaka gibi kalan) minik bütçesine rağmen, görsel efektler çok etkileyici: uzaylı güruhu ve uzay gemisi o kadar mükemmel ki, gerçekle hayalî kusursuz bir şekilde harmanlanmış, bu dünyaya ait olmayanlar hiçbir noktada sırıtmıyor.

District 9, sosyal olarak baskın grubun üyelerinden birinin süregelen adaletsizliğin –günümüz Güney Afrika’sına da aşina bir şekilde- farkına varış sürecini anlatıyor. Bu bilgi için ödediği bedel, sistemin tüyler ürpertici hali göz önüne alındığında olması gerektiği gibi, çok acı oluyor. Ama filmin dünyamıza bakış açısı iç karartıcı olsa da, umutsuz sayılmaz. Bazen insan olabilmenin tek yolunun yabancılaşmak (uzaylılaşmak?) olduğunu ima ediyor. Apartheid (ırk ayrımcılığı) ile ilgili kinayeli bir eleştiri var filmde, ama göze sokularak verilmiyor hiçbir mesaj. District 9, bilimkurgu filmlerinin görsel olarak etkileyici ve adamakıllı düşündürücü olması için ünlü oyunculara ya da mega bütçelere gereksinim olmadığını kanıtlıyor.

District 9: Lazer tüfekleri, Afrika ve garip bıyıklı bir adam

Hmmmmm, ben güzel film izledim. Evet, uzun süre sonra bunu demek mutluluk verici, güzel film izledim ben. Tamam abartı oldu, yakın zamanda yine güzel film izlemiştim, REC olsun, Inglourious Basterds olsun.. Yine de izlenen film sayısını beğenilen film sayısına oranla çok yüksek olunca insan böyle durumları vurgulamak istiyor tabi.

Hayır yani, hiçbir şeyi beğenmeyen adam olsam neyse, ama sanırım çoğu filmin yapmaya çalıştığı şeyi (karakter gelişimi ve senaryonun derinleşmesi) kaliteli dizilerin ellerindeki zaman avantajını da kullanarak daha iyi yaptığını düşünmeye başladığımdan beri, film yönetmeni/senaristi olsaydım sinemanın sınırları dahilinde daha başarılı olacak şeyler yapmak isterdim diye düşünüyorum.

District 9 da bu açıdan sinemaya yakışan bir şey.. eeöö ...eser olmuş. Hani biri sorar, “e iyi de konusu ne diye?” siz de anlatırsınız, karşıdaki de “hııı neyse” falan der, burun kıvırır, oysa film süperdir.. hmm neyse. Bazen de filmin konusunu arkadaşınız anlatır da anlatır, “vay anasını satayım” dersiniz, sonra gidince film tırt çıkar.. Arkadaşlık mevhumu zor bir şey canım. Neyse, sözün özü sinema denen meret kelimelerle anlatılmak için yapılmıyor sonuçta. İzlenilmesi lazım District 9’ın.

District 9 gereksiz karakterlerle ve onların yan hikayeleriyle bizi boğmak yerine çota diye dalıyor olaya. “Karmaşık senaryo yaratıcam” kasıntısına kapılmadan, saçmasapan ve hiç ilgilenmeyeceğimiz detaylara inmek yerine, güzel tek bir çizgi üstünde çeşitli twistlerle hoş bir şekilde ilerliyor. Ortam güzel, aksiyon güzel, uzaylılar hoş, karakterler pek şahane, senaryo da cillop.


– Veysel abi, filmi spoiler vermeden anlatan screenshot neden bulamıyorum abi?
– Ne diyon olm?

Son olarak yakışıklı kumral pis sakallı kaslı başrol oyuncusu var ya.. Bu filmde yok işte o. Hehe. Süper bir karakterle karşı karşıyayız, adam bıyıklı mıyıklı, Türk gibi. Bir de uzaylıya taş ataydı, pek mutlu olacağdık ailecenek ama..

28 Ekim 2009 Çarşamba

Haftasonu Sineması: Gamer ve Surrogates

Uzun süre aradan sonra sinemaya gidince, büyük ekranda fragmanları gösterilen her film etkileyici geliyor olsa gerek. Gaza gelip haftasonunu benzer konulu iki filmi arka arkaya (biri Cumartesi biri Pazar) izlemeye ayırdık. İki filmi toplayınca bir film ettiği için hepsini birden yazmaya karar verdim.


Özetler (konuları bilenler atlasın):

Gamer
Gamer, bilgisayar oyunlarının kanlı canlı gerçek insanları yöneterek oynandığı oyunlar haline geldiği bir gelecekte geçiyor. Bu oyunların biri Society, Sims’in gerçek hayat versiyonu, maaşlı ve gönüllü çalışan insanları modifiye edip hayatlarını yönetmek, kaynaştırmak, seviştirmek gibi faaliyetlere girişebiliyorsunuz. Bir diğer oyun da, Counter Strike’ın gerçek insanlarla oynananı, tabii gerçek insanlar buna gönüllü girmeyeceği üzere, buradaki yönetilen karakterler idama gidecek olanlardan seçiliyor, belli sayıda karşılaşmayı kazanırsa serbest kalıyorlar, fakat şu ana kadar bunu başarabilen olmamış, buna tek yaklaşan ana karakterimiz ve onu yöneten ergen veledimiz. Anlaşılacağı üzere esas olay bu oyundaki karakterimize ve onun hikayesine dayanıyor.

Surrogates
Surrogates ise, herkesin kendisi yerine gerçek gibi gözüken maketleri (filmdeki adıyla “suret”leri) yönettiği, bu şekilde evden çıkmadan işini gücünü gördüğü, zarar görme kaygısı yaşamadan fantastik şeyler deneyebildiği bir gelecekte geçiyor. Bir gün bir suretin ilginç bir şekilde öldürülmesi ve ona bağlı olan insanın da ölmesiyle (ki bu film evreninde imkansız olarak bilinen bir şey o zamana kadar) filmimiz açılıyor.

İkisine dair güzel incelemeler zaten Çavlan’ın yazılarında mevcut, ben blogun yüzeysel insanı olarak aklıma gelenleri maddeleyeceğim:


İyi Şeyler

Gamer
Michael C. Hall: Dexter’in seri katili, Six Feet Under’ın kıdemli ve ezik gay’i, filmdeki oyunları yaratan dünyanın yeni en zengin adamını da iyi oynamış, bekleneceği gibi. (Filmdeki TV söyleşisine çıplak ayak ve terlikle çıkması, Facebook’un yaratıcısı olan 21 yaşındaki elemanın zamanında aynı şekilde konferanslara çıkmasına bir gönderme olabilir mi?)

Surrogates
Makyajlar: İnsanların yönettiği suretler pek bir psikopat olmuş canım. Gerçek insanları Poser’da hazırlanmış başarısız 3d modeller gibi göstermek çok kolay olmasa gerek, amacına ulaşmış.

Bruce Willis: Bildiğimiz Bruce Willis işte, düz karakteri bile oynamış bi şekilde.


Kötü Şeyler

Gamer
Senaryo: Gelecekte oyunlar falan bir sürü şey var ama filmin konusu bu değil tabi ki.. Kaslı (ve sıkıcı), karizmatik (ve bayık), gizemli (ve pek zeki olmayan), mağrur (ve düz) karakterimiz komplo sonucu mahkum olduğu idam cezasından kurtulup, oyundan dışarı çıkıp, Society oyununa hapsolmuş karısını da (bu karı da sıkıcı ötesi) kurtarmak istemektedir. (Kendini alemlere vermek istese ne fark edecekti anlamadım, tüm hareketleri bir çocuk tarafından yönetilen bir adamdan bahsediyoruz ya, neyse..) Bir de bu adamı yöneten çocuk var, o da öyle duruyor işte ortamda, arada kızlara sms çekiyor falan, böyle afilli ekranlar falan kayıyor etrafında. Ha bir de Dexter’ı oynayan adam var, o da TV’lere çıkıp konuşuyor falan. Özetle konu yok.


Michael C.Hall: –Ne işim var bu filmde yahu?

Karakterler: Eğer karakter diye bir şeyden bahsetmek mümkünse.. En ilginç karakterin 20 sene öncesinden kalma "gerçek hayattan kopmuş zavallı asosyal şişman ve abaza oyuncu" stereotipi olduğu bir film düşünün. İşte Gamer o film.

Atmosfer: Aksiyon ortamının hastasıyımdır ama Van Helsing’den sonra ilk defa bir filmde aksiyon sahnelerinde sıkıldım yahu. Yıl olmuş 2009 artık, daha iyisini bekliyor insan. Gidip Gears of War oynamak varken neden bunu izleyeyim ki.. Efektler falan da değil yani derdim.. Pacing diyorlar ya hani, ne diyoğ siz Tüğkler ona, olmuyor azizim o olmayınca..

Surrogates
Bruce Willis'in sarı saçlı hali: Şunu anlıyorum, suretler gerçek insanlara göre fazla pürüzsüz ve mükemmeller, ama bu ayrımın gözümüze sokulması amacıyla ekranda sarı saçlı Alman pornocusu kılıklı bir Bruce Willis izlememiz gerçekten gerekiyor muydu, bilemiyorum..

Filmin sonu: Filmin sonu güzel de, fragmanda göstermeseymişsiniz iyi olurmuş.


Sonuç (Ve kazanan...)

İlla bir kazanan olacaksa sanırım sinema sahibi diyebiliriz, zira iki film de ortalamaya oynuyor, fakat her ne kadar aklımızda bir sürü cevapsız soru bırakmış olsa da, Surrogates çok daha derli toplu bir filmdi açıkcası (Pazar gününe atmak iyi fikirmiş). Gamer ise oyunları ve oyuncuları bu kadar tekdüze gösterirken, kendisi sunduğu 2 saatlik sıkıcı deneyimiyle, o süre zarfında oynayacağınız bedava bir flash oyununun verebileceği heyecanın onda birini bile veremiyor.


Gamer 8-bit extended version (bu versiyonda konu da olacakmış)

Son not: Gerard Butler. Kasların ve sen çok sıkıcısınız.

Surrogates: Çerez

Yönetmen: Jonathan Mostow
Yazar: Michael Ferris & John Brancato (senaryo), Robert Venditti & Brett Weldele (çizgiroman)
Oyuncular: Bruce Willis, Randa Mitchell
Tür: Aksiyon|Bilim Kurgu|Gerilim
Yapım yılı: 2009
Süre: 88 dk.
Ülke: ABD
Dil: İngilizce
IMDB Puanı: 6.5/10
Çavlan'ın Puanı: 5.9/10
Umut'un Puanı: 5.1/10

Sıradan insanların evlerinde, bornozları ve eşofmanlarıyla yattıkları, kablolarla bağlandıkları elektronik cihazların onlara, yaşamlarını onların yerine yaşayan son derece çekici Suretlerini kontrol etme/izleme olanağı tanıdığı bir dünya düşünün. Filmin hikayesinin temeli, çok sağlam bir fikir üzerine kurulmuş –uyarlama zaten.- Çok da uzak olmayan bir gelecekte, sibernetik ve sanal gerçeklik geliştirilip birleştiriliyor, böylece Suretler doğuyor. Suretler, insanların yerine geçen, günlük işlerini yapan sibernetik bedenler, insanlar tarafından sadece düşünerek yönetilebiliyorlar; insanlar, hayatlarını satın aldıkları bu robotumsu kuklalar üzerinden yaşıyorlar. Evler dışındaki yaşam yerini tamamen suretlere bırakmış durumda, işyerlerinde, yollarda, barlarda sadece suretler var. Ki bu arada hafif sümüklüböceği andıran insanlar had safhada spor salonu, kuaför ve cilt bakımı (belki de güneş ışığı ve temiz hava?) ihtiyacıyla dört duvar arasında öylece yatmakta.

Suretler, kesinlikle sahiplerinden bağımsız hareket edemiyorlar. Yani filmdeki tehdit, pek çok örneğine alışık olduğumuz insanların kendi yarattığı robotlar değil. Ortada yapay zeka yok, kontrol tamamen insanlarda, tehdit de insanlardan geliyor doğal olarak. Suretler sayesinde insanlar hep görünmek istedikleri şekilde görünüyor, evden dışarı adımlarını atmayarak da öldürülme ya da bir kazada ölme gibi riskleri azaltıyorlar. Sanırım insanlara asıl çarpıcı gelen, sahte bir güven duygusuyla bir koltukta otururken 20 sene öncesine dönebilme, ya da 20 kilo geriye gidebilme şansı.. Suretler, biraz mekanik olsa da sıradan insanlar gibi hareket ediyor, hatta ciddi trafik kazalarında çok yara almayarak, yükseklere zıplayarak, çok hızlı koşarak olağandışı şeyler de yapabiliyor.

Senaryo, bu teknolojinin saklı anlamlarını çok basit, siyah-beyaz çelişkisinden öte keşfe çıkmak için hiçbir çaba sarf etmiyor. Film diyaloglara şaşırtıcı derecede ağırlık veriyor, oysa söyleyecek anlamlı bir şeyi yok.

Surrogates’ın ilk sahneleri (belgeselimsi bir havada başlıyor) beni çok heyecanlandırdı, uzun zamandır ilk kez iyi bir bilimkurgu izleyeceğime inandırdım kendimi, heveslendim. Maalesef, çok kısa sürede gereksiz aksiyon sahneleri ve zorlama gibi duran kalıplaşmış duygusal öğeleriyle bambaşka bir yöne gitti film.

Suretlerin dünyasını gösterirken cimri davranmış senaristler, öyküyü ilk noktadan ikinciye getirmeye yetecek kadar verilmiş hep. Kavramsal seviyede Suretlerin dünyası büyüleyici, o yüzden yazık olmuş.

Filmin yönetmen koltuğunda Terminatör serisinin en kötü (Terminator 3: Rise of the Machines) filmine imza atan Jonathan Mostow var. Senaryosu ise, Terminatör’ün 3. ve 4. filmlerinin senaryo yazarları Michael Ferris ve John Brancato’ya ait. Bu isimlerin çalışmalarını Surrogates’tan önce beğenmiyordum. Kesin bir şekilde söyleyebilirim ki Surrogates, bu konudaki fikrimi değiştirmedi.

Willis her zamanki gibi vasatın üstü diyebileceğimiz, özellikle ‘günlük hayattaki kahraman’ rolünü iyi kotaran bir oyunculuk sergilemekte. Zaten karakteri pek derinleştirilebilecek bir karakter değil, evliliğini kurtarmaya çalışan acılı baba, gereğinden fazla klişelerle bezeli bir FBI ajanı olmuş, ki özellikle Willis’in yani başrolün suretinden farkını –sarı peruk dışında- anlatamamış olmak, büyük eksi senaristler için. Mamafih (bu sözcüğü hep kullanmak istemiştim evet), hiçbir karakter için yer verilmiyor bu farka filmde; sadece dış görünümlerinde kalıyor tezatlık. Sims gibi simülasyon oyunlarında kendilerini yaratıp, simlerine kendilerinden son derece farklı karakterler yükler insanların çoğu. Bu, fikir olarak dahi irdelenmiyor filmde.

Suretlerin gencecik, yapılı saçlı, formda vücutlu tipler olması tamam da, gerçek insanların tümünün, istisnasız tümünün orta yaşlı ve çökmüş olmasını, çok ciddi cilt sorunları çekmesini biraz fazla creepy buldum şahsen. Elbette ne denmeye çalışıldığını anlıyorum, onlar ‘insan’ tüm zaaflarıyla, üstelik salıvermişler kendilerini vs. vs., gene de bırr..

Suretlerin kullanımıyla ilgili belirtilen neden, suç oranını düşürmek, ve fantezilerin gerçekleşmesine izin vermek. Fakat bu hedefler birbirine aykırı geldi bana. Suretler tarafından uygulanabilecek arasında en temel keyfi davranışlardan biri şiddet olmaz mıydı? Irkçılığın yok olmuş olması anlaşılır, eğer isteyen istediği ırka sahip olabilirse, ırkçlığın icabına bakar bu, tamam, ama Suretleri olan insanların işledikleri suçun niçin yok derecesinde az olduğuna dair ikna edici bir açıklama yok filmde: Elbette öldürmek anlamsız olurdu (çünkü Suret zarar gördüğünde onu yöneten insana bir şey olmuyor prensipte), ama hedefi cinayet olmayan şiddetin her türlüsü ve hırsızlığın, tersine artmış olması gerekmez mi? Aydınlatılmayan bir diğer nokta da insanlar ve suretleri arasındaki duyular. Restoranlarda masalar hâlâ var mı örneğin, yoksa sadece evlere sipariş servisi mi veriyorlar? Yemeğe çıkmak silinip gidemeyecek kadar köklü bir sosyal aktivite, ne oluyor Suretler ‘yemeğe çıktıklarında’? Suretler, örneğin transeksüeller için ideal çözüm gibi duruyor. Bıçak altına yatmaya gerek yok, avatarlarının cinsiyetini değiştirmeleri yeterli. Ama bu onları tatmin ediyor mu? Gerçek bedenler rafa kaldırılmıyor sonuçta, oradalar hâlâ, tuvalete gidiyor ve yemek yiyorlar (belki yemeklerini de Suretlerine hazırlatıyorlardır?). Bu bir diğer meseleye getiriyor beni: Eğer yaşamınızı yatarak geçirirseniz, kaslarınız çok kısa sürede tembelleşir ve Willis'in karakteri gibi aksiyona girmek şöyle dursun, yataktan kalkıp yürümeniz dahi zorlaşır. Hm, belki de kahramanımız egzersiz yapıyordu ara sıra, insanların çoğunluğundan farklı olarak. Gene de bunlar, filmin (belki de akıllılık ederek) değinmediği noktalar.

Ana hikayeyi biraz olsun derinleştiremezken yan hikayelere kasmış film, oysa bunların çoğu bana artık omuz silkilesi klişeler gibi geliyor: Kahramanımızın mutsuz bir evliliği var çünkü çocuklarını bir kazada kaybetmişler, filan fıstık. Surrogates’la ilgili en mühim şikayetlerimden biri, bana göre en vurucu sahnesinin fragmanında gösterilmesi. İşin kötüsü, bu sahne filmin son dakikalarına ait, yani ciddi bir spoiler vermişler. Amaç seyircinin merakını cezbedecek çarpıcı bir fragman çıkartmak ortaya tamam, izleyiciyi filme çekmiş de oluyor üstelik, ama fragmanı izledikten sonra geriye bir şey kalmıyorsa, filmi ilk kez izleyen seyirci sonunu bilerek seyrediyorsa o seyircinin öfkelenmesi çok doğaldır (seyirci=ben). Yazık seyirciye.

Toparlamak gerekirse, yılın en iyi filmlerinden biri değil Surrogates. İyi bir bilimkurgu bile denemez kendisine. Ama gene de hoş bir seyirlik. Alt metni sağlam öncelikle. Çok yüzeysel kalmış, buna rağmen eli-yüzü düzgün denebilecek bir film çıkmış ortaya (çizgiromanı çok iyiydi belki). Eğer hafif bir aksiyon-bilimkurgu izleyip kafa dağıtmaksa amaç, yani beklentiler düşükse, izlerken iyi vakit geçecek demektir.

Gamer: Beyniniz itinayla uyuşturulur

Yönetmen: Mark Neveldine, Brian Taylor
Yazar: Mark Neveldine, Brian Taylor
Oyuncular: Michael C. Hall, Gerard Butler
Tür: Aksiyon|Bilim Kurgu|Gerilim
Yapım yılı: 2009
Süre: 95 dk.
Ülke: ABD
Dil: İngilizce
IMDB Puanı: 5.8/10
Çavlan'ın Puanı: 3.1/10
Umut'un Puanı: 3.2/10

Filmin teması Surrogates’a çok benziyor (ya da ben, ikisini de arka arkaya izlediğim için gereğinden fazla bir paralellik kurdum). Ama Surrogates’tan farklı olarak, Gamer’da insanlar suretleri değil, diğer insanları kontrol ediyor. Bu teknoloji, ilk olarak ‘Society’ isimli bir online oyunda kullanılıyor, günümüzdeki RLD’e benzer bir sanal gerçeklik oyunu bu, başka insanları kullanarak, onların bedenlerini yöneterek yolda geziniyor, başkalarıyla muhabbet ediyor, dans ediyor ve bol bol da seks yapıyor insanlar koltuklarından kalkmadan. Bir süre sonra, Slayers isimli bir başka oyun doğuyor bu teknolojiden, idam mahkumları konsol cankileri tarafından kontrol edilerek bir savaş alanına atılacak, bilmemkaç level sonra hayatta kalmayı başarırlarsa da serbest bırakılacak, özgürlüklerini kazanacaklardır. Tabii ki hiçbir mahkum 3. seviyeyi dahi geçemezken, Kane son aşamayı oynamak/oynatılmak üzeredir... Bu Kane kahramanımız oluyor, son derece itici, suratında her an kusacakmış gibi bir ifade olan bu sıkıcı ‘kahraman’, elbette haksız yere hapsolmuş iyi bir aile babası, amacı kaçıp şu an Society’deki kuklalardan olan karısını kurtarmak ve kızına kavuşmak.

Bu film aklıma Running Man isimli 80’lerin filmini getirdi. Filmden çok uyarlandığı romanı hatırlıyorum, büyük ihtimal çok iyi bir film de değildi, ancak Gamer’dan 85 bin kat daha iyi olduğuna bahse girerim. Stephen King’in bir kitabıydı ve kitaptan, daha doğrusu çizdiği gelecek resminden çok etkilenmiştim. 12-13 yaşlarında olmalıyım, ama şimdi okusam gene de etkilenirdim gibime geliyor. Büyük bir benzerlik var bu iki filmin arasında; Running Man’deki kahramanımız hatırladığım kadarıyla bir mahkum değildi ama feci yoksuldu, zaten King’in çizdiği gelecekte sadece çok fakir ve çok zenginler kalmıştı, fakirler de yaşamlarını idame ettirebilmek için en basit sözcükle ‘zalimce’ olarak tanımlanabilecek game showlarda yarışmak zorunda bırakılıyorlardı ve kahramanımız, birkaç sene önce Türkiye’de benzeri de çekilen Kaçak benzeri bir yarışmaya katılıyordu, yarışmanın sonunda büyük bir para ödülü vardı, fakat o güne dek ödülü kazanan olmamış, her katılan kaybetmişti. Bu ekstrem 'yarışma'da kaybetmek, ölmek anlamına geliyordu. Çünkü amaç sadece kaçmak değil, aynı zamanda da hayatta kalmaktı, avcıların işi yarışmacıyı bulup öldürmekti, halk da gördüğünde avcılara teslim ederek (ya da belki öldürerek?) katılıyordu bu yarışmaya... Yarışmacı gidip dört duvar arasına da saklanamıyordu, çünkü her gün kendi görüntülerini kaydedip bu kayıtları TV’ye göndermek zorundaydı. Hımm, bu yazı Azrail Koşuyor (kitabın Türkçedeki adı) eleştirisine dönüşmeden Gamer’a dönmeli.

Yani, Gamer hem Running Man’den, hem de Cronenberg’in leziz ExistenZ’inden bir takım elementler alıp karıştırıyor, ama ikisinin de tırnağı kadar bile olamıyor bunu yaparken. Başroldeki Gerard Butler ona verilen asgari diyaloğa rağmen çok başarısız (çünkü bakışları dahi sinir bozucu), ancak Dexter’dan bilip sevip saydığımız, başımızın üstünde yeri olan Michael C. Hall karizmatik kukla oynatıcısı rolünde minik harikalar yaratmış. Minik harikalar, çünkü film genel olarak bir facia. Yapabileceği kadarını yapmış, elindeki materyali sonuna kadar kullanmış ama Hall.

Gamer olasılıkların sınırsız olduğu bir konuyu alıp son derece sığ bir şekilde işlemiş ('işlemek' doğru kelime olmadı tabii ki, cılız işleme girişimlerinde bulunmuş diyeyim), Slayers örneğin, son derece ilkel bir first-person shooter gibi görünüyor, dakikalarca kalıntılar arasında birbirine ateş eden oyuncuları izlemekten içinize bay geliyor. Bazı sahneler beyni uyuşturan, bazen de neredeyse acı veren bir deneyime dönüşüyor filmi izlerken.

İletişim endüstrisi ve onun aşikar bir şekilde bir nevi evrensel hub’a –herkesle iletişim kurabilir, hatta bir başka insanın hareketlerini ‘kontrol’ edebiliriz- doğru gidişiyle ilgili bir şeyler söylemek istiyor bu film belli ki. Ama amacına ulaşamıyor, yüzeysel ve hayal kırıklığı uyandırıcı başarısız bir girişim olmaktan öteye gidemiyor.

Medyanın insanlığın karanlık doğasıyla ilgili olan saplantısı ve halkın onu sürekli olarak beslemesi –ve ondan beslenmesi- ile ilgili bir şeyler söylemek istiyor belli ki, ama ironiktir, bize bolca şiddet verirken, dikkate değer hiçbir içerik sunamıyor.

Yönetmenler, filmin etkili olabilmesi için kitaptaki her numarayı kullanıyorlar, ama hiçbiri işe yaramıyor. Gamer kendini çok ciddiye alıyor ve o banal, şişirilmiş tarzının arkasında da, aslında hiçbir şey söylemiyor.

30 Aralık 2008 Salı

Da Vinci Şifresi (pdf formatta)


tanıtım:
Robert Langdon Harvard Üniversitesinde görev yapan Amerikalı bir simgebilim uzmanıdır. Paris'te verdiği bir konferans sonrasında görüşmek için randevulaştığı Louvre Müzesi Müdürü'nün o gece, üstelik onunla görüşeceği sırada öldürülmesi sonucu kendini "baş şüpheli" olarak olayların içinde bulur.
Dünyayı kasıp kavuran Da Vinci şifresinin Türkçe uyarlaması güzel bir kitap

özellikleri:
boyut: 203 Kb
yazar: K Kartal

linkler:
http://rapidshare.com/files/34325520/dan_brown_da_vinci_sifresi.rar.html

NOT:pdf formattadır bilgisayarınızda adobe reader kurulu olmalı

Da Vinci Şifresi (pdf formatta)


tanıtım:
Robert Langdon Harvard Üniversitesinde görev yapan Amerikalı bir simgebilim uzmanıdır. Paris'te verdiği bir konferans sonrasında görüşmek için randevulaştığı Louvre Müzesi Müdürü'nün o gece, üstelik onunla görüşeceği sırada öldürülmesi sonucu kendini "baş şüpheli" olarak olayların içinde bulur.
Dünyayı kasıp kavuran Da Vinci şifresinin Türkçe uyarlaması güzel bir kitap

özellikleri:
boyut: 203 Kb
yazar: K Kartal

linkler:
http://rapidshare.com/files/34325520/dan_brown_da_vinci_sifresi.rar.html

NOT:pdf formattadır bilgisayarınızda adobe reader kurulu olmalı

10 Haziran 2008 Salı

Bilimkurgu-Fantastik-Korku-Gerilim Kitapları 172 Adet

Rar içeriği:
Alev Alatlı-Kabus.pdf
Büyücüler Kralı.rtf
Can Eryumlu-Son Antlaşma.pdf
Diablo.rtf
Ekrem Sağıroğlu-Zaman Bilinci.txt
Engin Türkgeldi -Gölgeler Ordusu.txt
Enis Batur-Yeryüzü Cehennem.txt
Erdoğan Uslu-Miletus Tragedyası.txt
Francis Bacon-Yeni Atlantis.doc
George Bernard Shaw-Sezar ve Kleopatra.htm
Gözlemci (Öykü - Bilimkurgu).TXT
Haktan Kaan-Kötü ve İğrenç.txt
Hariel Don-İmparatorluk.txt
Hüseyin Nihal Atsız-Ruh Adam.pdf
Hüsnü Aksoy-Düşün ve Aşkın Gizemi.txt
İbrahim Yıldırım-Kumcul Bir Karabasan.txt
İsmet Zeki Eyüboğlu-Tanrıya Kafa Tutanlar.txt
Joan D Vinge-Amber Gözler.txt
Jules Verne-2890 yılında.txt
Marion Zimmer Bradley-Avalon'un Sisleri Büyü Ustası.rtf
Marion Zimmer Bradley-Avalon'un Sisleri_1 Kitap Büyü Ustası.txt
Mikail Boz-Kayıp Zamanda Işıltılar.txt
Mine G Kirikkanat-Gülün Öteki Adı.txt
Paolo Maurensi-Lugena Varyantı.txt
Spielberg-3.Türle Yakın İlişkiler.pdf
Warcraft 3.pdf
William S.Cohen-Abluka.txt
Amin MaaloufDoğunun Limanları.rtf
Semerkant.doc
AnonimAnonim-Bozkurtlar Diriliyor.doc
Anonim-Deli Kurt.doc
Hayalet Gemi Sayı-02.txt
Kitaranın Oğlu.txt
Kralın Dönüşü.txt
Kristal.txt
Arthur C. Clarke2001.doc
2010.doc
2061.doc
3001- Son Efsane.doc
Rama II.txt
Rama ile buluşma.doc
Christian JacqChristian Jacq-Ramses İşığın Oğlu.pdf
Ramses Cilt2-Milyonlarca Yılın Tapınağı.doc
Ramses Cilt3-Kadeş Savaşı.doc
Ramses Cilt4-Ebu Simbel'in Kraliçesi.doc
Ramses Cilt5-Batı Akasyasının Altında.doc
Christie GoldenBen Strahd.txt
Ravenloft 1 Sislerin Vampiri.rtf
Ravenloft 2.rtf
David EddingsBelgariad 1 Kehanetin Oyuncağı.doc
Belgariad 2 Büyücüler Kraliçesi.doc
Belgariad 3 Sihirbazın Tuzağı.doc
Belgariad 4 Büyülü Şato.doc
Belgariad 5 Efsuncunun Son Oyunu.doc
Ellenium Cilt 1-Elmas Taht.doc
Ellenium Cilt 2-Yakut Şövalye.doc
Ellenium Cilt 3-Safir Güzel.doc
Frank Herbert Dune Serisidune.doc
dune2.txt
Isaac Asimov3 Robot Yasası.doc
Ahmaklar.doc
Ben Robot.doc
İmparatorluk Vakfı.txt
Imparatorluk.rtf
Karadul_Bulmacalari.pdf
Melezler venüsde.doc
Melezler Venüste.doc
Ölü Gezegen.rtf
Son Soru.doc
Sonsuzluğun Sonu.doc
Tyrann.txt
Uzayın Bekçileri.doc
Vakıf ve Dünya.rtf
JK. Rowling-Harry Potter SerisiAteş Kadehi.pdf
Azkaban Hapishanesi.pdf
Cadı Avcısı.txt
Düşler Kuyusu.txt
Felsefe Taşı.pdf
Melez Prens.pdf
Ölümcül Kutsallar.pdf
Sırlar Odası.pdf
Yarım Kan Prens.doc
Zümrüdüanka Yoldaşlığı.pdf
John Ronald Reuel Tolkıen-Yüzüklerin Efendisi SerisiHobbit 1 Kısım.pdf
Hobbit 2 Kısım.pdf
Tolkien Akallabeth ve Guç Yüzükleri'ne Dair.rtf
Yüzüklerin Efendisi 1 Yüzük Kardeşliği.rtf
Yüzüklerin Efendisi 2 Iki Kule.rtf
Yüzüklerin Efendisi 3 Kralın Dönüşü.rtf
Jules Verne2890 Yılında.txt
Denizler Altında 20000 Fersah.doc
Margaret Weis & Tracy HickmanEfsaneler Serisi 1 Ikizler Zamanı.pdf
Efsaneler Serisi 2 Ikizlerin Savaşı.pdf
Efsaneler Serisi 3 Ikizlerin Sınavı.pdf
Ejderha Mızrağı Destanları 1 Güz Alacakaranlığının Ejderhaları.pdf
Ikinci Nesil.pdf
Margaret Cheney Tesla Anlaşılamamış Dahi.txt
Margaret Weis _ Tracy Hickman _ Ölüm kapisı 4 Büyücüler Kralı.txt
Margaret Weis _ Tracy Hickman _ Ölüm Kapısı 5 kaosuneli.txt
Margaret Weis ve Tracy Hickman Ejderha Mızrağı Efsanesi Ikizlerin Sinavi1.txt
Margaret Weis ve Tracy Hickman Ejderha Mızrağı Efsanesi Ikizlerin Sinavi2.txt
Margaret Weis ve Tracy Hickman Ejderha Mızrağı Efsanesi Ikizlerin Sinavi3.txt
Ölüm Kapısı Serisi 1 Ejder Kanadı.doc
Ölüm Kapısı Serisi 2 Elf Yıldızı.doc
Ölüm Kapısı Serisi 3 Ateş Denizi.doc
Yaz Alevi Ejderhaları.doc
Philip K. DickVulcan'ın Çekici.doc
Yüksek Şatodaki Adam.doc
R. A. SalvatoreBuzyeli Vadisi Serisi1 Kristal Parçası.rtf
Buzyeli Vadisi Serisi2 Gümüş Damarları.rtf
Drizzt Do'urden'in Maceraları1 Miras.rtf
Drizzt Do'urden'in Maceraları2 Yıldızsız Gece.rtf
Drizzt Do'urden'in Maceraları3 Karanlığın Kuşatması.rtf
Kara Elf Üçlemesi 1 Anayurt.rtf
Kara Elf Üçlemesi 2 Sürgün.rtf
Kara Elf Üçlemesi 3 Göç.rtf
Kızıl Gölge Üçlemesi 1 Bedwyr'ın Kılıcı.rtf
Kızıl Gölge Üçlemesi 2 Luthien'in Kumarı.rtf
R.L.StevensonDr. Jekyll Ve Mr. Hyde.doc
Markheim.doc
Ray BradburyDeliler Mezarlığı.doc
Ertelenen Aşk.doc
Fahrenheit 451.doc
Robert JordanBüyük Av.txt
Dünyanın Gözü.txt
Yeniden Doğan Ejder.txt
Zaman Çarkı Cilt04 Kitap1 Gölge Yükseliyor.txt
Zaman Çarkı Cilt04 Kitap2 Gölge Yükseliyor.txt
Zaman Çarkı Cilt05 Kitap1 Göğün Ateşleri.txt
Zaman Çarkı Cilt05 Kitap2 Göğün Ateşleri.txt
Zaman Çarkı Cilt06 Kitap1 Kaos Lordu.txt
Zaman Çarkı Cilt06 Kitap2 Kaos Lordu.txt
Zaman Çarkı Cilt07 Kitap1 Kılıçtan Taç.txt
Zaman Çarkı Cilt07 Kitap2 Kılıçtan Taç.txt
Zaman Çarkı Cilt08 Kitap1 Hançer Yolu.txt
Zaman Çarkı Cilt08 Kitap2 Hançer Yolu.txt
Zaman Çarkı Cilt09 Kitap1 Kışın Yüreği.txt
Zaman Çarkı Cilt09 Kitap2 Kışın Yüreği.txt
Zaman Çarkı Cilt10 Kitap1 Alacakaranlık Kavşağı.txt
Stephen HawkingKara Delikler ve Bebek Evrenler.txt
Zamanın Daha Kısa Tarihi.pdf
Terry BrooksShannara'mn Kılıcı I.rtf
Shannara'mn Kılıcı II.rtf
Shannara'mn Kılıcı III.rtf
Thea AlexanderMS 2150.doc
MS 2150.doc.rtf
Tom ClancyKızıl Fırtına.doc
Kızıl Tavşan.doc
Ursula LeguinYerdeniz 1 Yerdeniz Büyücüsü.txt
Yerdeniz 2 Atuan Mezarlari.txt
Yerdeniz 3 En Uzak Sahil.txt
Yerdeniz 4 Tehanu.txt
Yerdeniz 5 Yerdeniz Öyküleri.txt
Yerdeniz Serisi I.rtf
Yerdeniz Serisi II.rtf
Uzay Yoluuzay yolu eski kuşak ben değişmem.txt
uzay yolu eski kuşak gizli görev.txt
uzay yolu eski kuşak insan tuzağı.txt
uzay yolu eski kuşak komik hikayee 1.txt
uzay yolu eski kuşak komik hikayee 2.txt
uzay yolu eski kuşak spakin beyni.txt
uzay yolu eski kuşak uzayda aşk birinci kuşak hikayeleri.txt
uzay yolu eski kuşak uzayda fırtına.txt
uzay yolu eski kuşak Vahşet Perdesi.txt
uzay Yolu Yeni Kuşak barış koruyucuları.txt
uzay Yolu Yeni Kuşak farpoint'te karsilasma.txt
uzay Yolu Yeni Kuşak hamlin çocukları.txt
uzay Yolu Yeni Kuşak hayalet gemi.txt
uzay Yolu Yeni Kuşak hayatta kalanlar.txt
Wilbur SmithBüyücüler Kralı.txt
Onbirinci Yaz.doc


Dosya Boyutu 66 MB
linkler:
http://rapidshare.com/Bil_Fan_Kor_172.rar


Silinmiş veya bozuk linkleri yorum yazarak bildiriniz...
Lütfen emeklerimizin devamı için sitede bulunan reklamlara tıklamayı ihmal etmeyiniz..
--TEŞEKKÜRLER--

Bilimkurgu-Fantastik-Korku-Gerilim Kitapları 172 Adet

Rar içeriği:
Alev Alatlı-Kabus.pdf
Büyücüler Kralı.rtf
Can Eryumlu-Son Antlaşma.pdf
Diablo.rtf
Ekrem Sağıroğlu-Zaman Bilinci.txt
Engin Türkgeldi -Gölgeler Ordusu.txt
Enis Batur-Yeryüzü Cehennem.txt
Erdoğan Uslu-Miletus Tragedyası.txt
Francis Bacon-Yeni Atlantis.doc
George Bernard Shaw-Sezar ve Kleopatra.htm
Gözlemci (Öykü - Bilimkurgu).TXT
Haktan Kaan-Kötü ve İğrenç.txt
Hariel Don-İmparatorluk.txt
Hüseyin Nihal Atsız-Ruh Adam.pdf
Hüsnü Aksoy-Düşün ve Aşkın Gizemi.txt
İbrahim Yıldırım-Kumcul Bir Karabasan.txt
İsmet Zeki Eyüboğlu-Tanrıya Kafa Tutanlar.txt
Joan D Vinge-Amber Gözler.txt
Jules Verne-2890 yılında.txt
Marion Zimmer Bradley-Avalon'un Sisleri Büyü Ustası.rtf
Marion Zimmer Bradley-Avalon'un Sisleri_1 Kitap Büyü Ustası.txt
Mikail Boz-Kayıp Zamanda Işıltılar.txt
Mine G Kirikkanat-Gülün Öteki Adı.txt
Paolo Maurensi-Lugena Varyantı.txt
Spielberg-3.Türle Yakın İlişkiler.pdf
Warcraft 3.pdf
William S.Cohen-Abluka.txt
Hayalet Gemi Sayı-02.txt
Kitaranın Oğlu.txt
Kralın Dönüşü.txt
Kristal.txt
Arthur C. Clarke2001.doc
2010.doc
2061.doc
3001- Son Efsane.doc
Rama II.txt
Rama ile buluşma.doc
Christian JacqChristian Jacq-Ramses İşığın Oğlu.pdf
Ramses Cilt2-Milyonlarca Yılın Tapınağı.doc
Ramses Cilt3-Kadeş Savaşı.doc
Ramses Cilt4-Ebu Simbel'in Kraliçesi.doc
Ramses Cilt5-Batı Akasyasının Altında.doc
Christie GoldenBen Strahd.txt
Ravenloft 1 Sislerin Vampiri.rtf
Ravenloft 2.rtf
David EddingsBelgariad 1 Kehanetin Oyuncağı.doc
Belgariad 2 Büyücüler Kraliçesi.doc
Belgariad 3 Sihirbazın Tuzağı.doc
Belgariad 4 Büyülü Şato.doc
Belgariad 5 Efsuncunun Son Oyunu.doc
Ellenium Cilt 1-Elmas Taht.doc
Ellenium Cilt 2-Yakut Şövalye.doc
Ellenium Cilt 3-Safir Güzel.doc
Frank Herbert Dune Serisidune.doc
dune2.txt
Isaac Asimov3 Robot Yasası.doc
Ahmaklar.doc
Ben Robot.doc
İmparatorluk Vakfı.txt
Imparatorluk.rtf
Karadul_Bulmacalari.pdf
Melezler venüsde.doc
Melezler Venüste.doc
Ölü Gezegen.rtf
Son Soru.doc
Sonsuzluğun Sonu.doc
Tyrann.txt
Uzayın Bekçileri.doc
Vakıf ve Dünya.rtf
JK. Rowling-Harry Potter SerisiAteş Kadehi.pdf
Azkaban Hapishanesi.pdf
Cadı Avcısı.txt
Düşler Kuyusu.txt
Felsefe Taşı.pdf
Melez Prens.pdf
Ölümcül Kutsallar.pdf
Sırlar Odası.pdf
Yarım Kan Prens.doc
Zümrüdüanka Yoldaşlığı.pdf
John Ronald Reuel Tolkıen-Yüzüklerin Efendisi SerisiHobbit 1 Kısım.pdf
Hobbit 2 Kısım.pdf
Tolkien Akallabeth ve Guç Yüzükleri'ne Dair.rtf
Yüzüklerin Efendisi 1 Yüzük Kardeşliği.rtf
Yüzüklerin Efendisi 2 Iki Kule.rtf
Yüzüklerin Efendisi 3 Kralın Dönüşü.rtf
Jules Verne2890 Yılında.txt
Denizler Altında 20000 Fersah.doc
Margaret Weis & Tracy HickmanEfsaneler Serisi 1 Ikizler Zamanı.pdf
Efsaneler Serisi 2 Ikizlerin Savaşı.pdf
Efsaneler Serisi 3 Ikizlerin Sınavı.pdf
Ejderha Mızrağı Destanları 1 Güz Alacakaranlığının Ejderhaları.pdf
Ikinci Nesil.pdf
Margaret Cheney Tesla Anlaşılamamış Dahi.txt
Margaret Weis _ Tracy Hickman _ Ölüm kapisı 4 Büyücüler Kralı.txt
Margaret Weis _ Tracy Hickman _ Ölüm Kapısı 5 kaosuneli.txt
Margaret Weis ve Tracy Hickman Ejderha Mızrağı Efsanesi Ikizlerin Sinavi1.txt
Margaret Weis ve Tracy Hickman Ejderha Mızrağı Efsanesi Ikizlerin Sinavi2.txt
Margaret Weis ve Tracy Hickman Ejderha Mızrağı Efsanesi Ikizlerin Sinavi3.txt
Ölüm Kapısı Serisi 1 Ejder Kanadı.doc
Ölüm Kapısı Serisi 2 Elf Yıldızı.doc
Ölüm Kapısı Serisi 3 Ateş Denizi.doc
Yaz Alevi Ejderhaları.doc
Philip K. DickVulcan'ın Çekici.doc
Yüksek Şatodaki Adam.doc
R. A. SalvatoreBuzyeli Vadisi Serisi1 Kristal Parçası.rtf
Buzyeli Vadisi Serisi2 Gümüş Damarları.rtf
Drizzt Do'urden'in Maceraları1 Miras.rtf
Drizzt Do'urden'in Maceraları2 Yıldızsız Gece.rtf
Drizzt Do'urden'in Maceraları3 Karanlığın Kuşatması.rtf
Kara Elf Üçlemesi 1 Anayurt.rtf
Kara Elf Üçlemesi 2 Sürgün.rtf
Kara Elf Üçlemesi 3 Göç.rtf
Kızıl Gölge Üçlemesi 1 Bedwyr'ın Kılıcı.rtf
Kızıl Gölge Üçlemesi 2 Luthien'in Kumarı.rtf
R.L.StevensonDr. Jekyll Ve Mr. Hyde.doc
Markheim.doc
Ray BradburyDeliler Mezarlığı.doc
Ertelenen Aşk.doc
Fahrenheit 451.doc
Robert JordanBüyük Av.txt
Dünyanın Gözü.txt
Yeniden Doğan Ejder.txt
Zaman Çarkı Cilt04 Kitap1 Gölge Yükseliyor.txt
Zaman Çarkı Cilt04 Kitap2 Gölge Yükseliyor.txt
Zaman Çarkı Cilt05 Kitap1 Göğün Ateşleri.txt
Zaman Çarkı Cilt05 Kitap2 Göğün Ateşleri.txt
Zaman Çarkı Cilt06 Kitap1 Kaos Lordu.txt
Zaman Çarkı Cilt06 Kitap2 Kaos Lordu.txt
Zaman Çarkı Cilt07 Kitap1 Kılıçtan Taç.txt
Zaman Çarkı Cilt07 Kitap2 Kılıçtan Taç.txt
Zaman Çarkı Cilt08 Kitap1 Hançer Yolu.txt
Zaman Çarkı Cilt08 Kitap2 Hançer Yolu.txt
Zaman Çarkı Cilt09 Kitap1 Kışın Yüreği.txt
Zaman Çarkı Cilt09 Kitap2 Kışın Yüreği.txt
Zaman Çarkı Cilt10 Kitap1 Alacakaranlık Kavşağı.txt
Stephen HawkingKara Delikler ve Bebek Evrenler.txt
Zamanın Daha Kısa Tarihi.pdf
Terry BrooksShannara'mn Kılıcı I.rtf
Shannara'mn Kılıcı II.rtf
Shannara'mn Kılıcı III.rtf
Thea AlexanderMS 2150.doc
MS 2150.doc.rtf
Tom ClancyKızıl Fırtına.doc
Kızıl Tavşan.doc
Ursula LeguinYerdeniz 1 Yerdeniz Büyücüsü.txt
Yerdeniz 2 Atuan Mezarlari.txt
Yerdeniz 3 En Uzak Sahil.txt
Yerdeniz 4 Tehanu.txt
Yerdeniz 5 Yerdeniz Öyküleri.txt
Yerdeniz Serisi I.rtf
Yerdeniz Serisi II.rtf
Uzay Yoluuzay yolu eski kuşak ben değişmem.txt
uzay yolu eski kuşak gizli görev.txt
uzay yolu eski kuşak insan tuzağı.txt
uzay yolu eski kuşak komik hikayee 1.txt
uzay yolu eski kuşak komik hikayee 2.txt
uzay yolu eski kuşak spakin beyni.txt
uzay yolu eski kuşak uzayda aşk birinci kuşak hikayeleri.txt
uzay yolu eski kuşak uzayda fırtına.txt
uzay yolu eski kuşak Vahşet Perdesi.txt
uzay Yolu Yeni Kuşak barış koruyucuları.txt
uzay Yolu Yeni Kuşak farpoint'te karsilasma.txt
uzay Yolu Yeni Kuşak hamlin çocukları.txt
uzay Yolu Yeni Kuşak hayalet gemi.txt
uzay Yolu Yeni Kuşak hayatta kalanlar.txt
Wilbur SmithBüyücüler Kralı.txt
Onbirinci Yaz.doc


Dosya Boyutu 66 MB
linkler:
http://rapidshare.com/Bil_Fan_Kor_172.rar


Silinmiş veya bozuk linkleri yorum yazarak bildiriniz...
Lütfen emeklerimizin devamı için sitede bulunan reklamlara tıklamayı ihmal etmeyiniz..
--TEŞEKKÜRLER--

30 Mayıs 2008 Cuma

Hackers Black Book

Hackers Black Book

linkler:
http://rapidshare.com/Hacker_s_Black_Book.rar

Silinmiş veya bozuk linkleri yorum yazarak bildiriniz...
Lütfen emeklerimizin devamı için sitede bulunan reklamlara tıklamayı ihmal etmeyiniz..
--TEŞEKKÜRLER--

Hackers Black Book

Hackers Black Book

linkler:
http://rapidshare.com/Hacker_s_Black_Book.rar

Silinmiş veya bozuk linkleri yorum yazarak bildiriniz...
Lütfen emeklerimizin devamı için sitede bulunan reklamlara tıklamayı ihmal etmeyiniz..
--TEŞEKKÜRLER--

Hackers Black Book

Hackers Black Book

linkler:
http://rapidshare.com/Hacker_s_Black_Book.rar

Silinmiş veya bozuk linkleri yorum yazarak bildiriniz...
Lütfen emeklerimizin devamı için sitede bulunan reklamlara tıklamayı ihmal etmeyiniz..
--TEŞEKKÜRLER--

18 Mayıs 2008 Pazar

Bilimkurgu-Fantastik-Korku-Gerilim Kitapları 172 Adet

Bilimkurgu-Fantastik-Korku-Gerilim Kitapları 172 Adet Dosya Boyutu 66 MB

e-kitap indir linki:
http://rapidshare.com/..or_172.rar

bozuk linkleri ve silinmiş kitapları yorum yazarak bildiriniz...
Lütfen emeklerimizin devamı için sitede bulunan reklamlara tıklamayı ihmal etmeyiniz..
--TEŞEKKÜRLER--

RAR iÇERİĞİ

Alev Alatlı-Kabus.pdf Büyücüler Kralı.rtf Can Eryumlu-Son Antlaşma.pdf Diablo.rtf Ekrem Sağıroğlu-Zaman Bilinci.txt Engin Türkgeldi -Gölgeler Ordusu.txt Enis Batur-Yeryüzü Cehennem.txt Erdoğan Uslu-Miletus Tragedyası.txt Francis Bacon-Yeni Atlantis.doc George Bernard Shaw-Sezar ve Kleopatra.htm Gözlemci (Öykü - Bilimkurgu).TXT Haktan Kaan-Kötü ve İğrenç.txt Hariel Don-İmparatorluk.txt Hüseyin Nihal Atsız-Ruh Adam.pdf Hüsnü Aksoy-Düşün ve Aşkın Gizemi.txt İbrahim Yıldırım-Kumcul Bir Karabasan.txt İsmet Zeki Eyüboğlu-Tanrıya Kafa Tutanlar.txt Joan D Vinge-Amber Gözler.txt Jules Verne-2890 yılında.txt Marion Zimmer Bradley-Avalon'un Sisleri Büyü Ustası.rtf Marion Zimmer Bradley-Avalon'un Sisleri_1 Kitap Büyü Ustası.txt Mikail Boz-Kayıp Zamanda Işıltılar.txt Mine G Kirikkanat-Gülün Öteki Adı.txt Paolo Maurensi-Lugena Varyantı.txt Spielberg-3.Türle Yakın İlişkiler.pdf Warcraft 3.pdf William S.Cohen-Abluka.txt Amin MaaloufDoğunun Limanları.rtf Semerkant.doc AnonimAnonim-Bozkurtlar Diriliyor.doc Anonim-Deli Kurt.doc Hayalet Gemi Sayı-02.txt Kitaranın Oğlu.txt Kralın Dönüşü.txt Kristal.txt Arthur C. Clarke2001.doc 2010.doc 2061.doc 3001- Son Efsane.doc Rama II.txt Rama ile buluşma.doc Christian JacqChristian Jacq-Ramses İşığın Oğlu.pdf Ramses Cilt2-Milyonlarca Yılın Tapınağı.doc Ramses Cilt3-Kadeş Savaşı.doc Ramses Cilt4-Ebu Simbel'in Kraliçesi.doc Ramses Cilt5-Batı Akasyasının Altında.doc Christie GoldenBen Strahd.txt Ravenloft 1 Sislerin Vampiri.rtf Ravenloft 2.rtf David EddingsBelgariad 1 Kehanetin Oyuncağı.doc Belgariad 2 Büyücüler Kraliçesi.doc Belgariad 3 Sihirbazın Tuzağı.doc Belgariad 4 Büyülü Şato.doc Belgariad 5 Efsuncunun Son Oyunu.doc Ellenium Cilt 1-Elmas Taht.doc Ellenium Cilt 2-Yakut Şövalye.doc Ellenium Cilt 3-Safir Güzel.doc Frank Herbert Dune Serisidune.doc dune2.txt Isaac Asimov3 Robot Yasası.doc Ahmaklar.doc Ben Robot.doc İmparatorluk Vakfı.txt Imparatorluk.rtf Karadul_Bulmacalari.pdf Melezler venüsde.doc Melezler Venüste.doc Ölü Gezegen.rtf Son Soru.doc Sonsuzluğun Sonu.doc Tyrann.txt Uzayın Bekçileri.doc Vakıf ve Dünya.rtf JK. Rowling-Harry Potter SerisiAteş Kadehi.pdf Azkaban Hapishanesi.pdf Cadı Avcısı.txt Düşler Kuyusu.txt Felsefe Taşı.pdf Melez Prens.pdf Ölümcül Kutsallar.pdf Sırlar Odası.pdf Yarım Kan Prens.doc Zümrüdüanka Yoldaşlığı.pdf John Ronald Reuel Tolkıen-Yüzüklerin Efendisi SerisiHobbit 1 Kısım.pdf Hobbit 2 Kısım.pdf Tolkien Akallabeth ve Guç Yüzükleri'ne Dair.rtf Yüzüklerin Efendisi 1 Yüzük Kardeşliği.rtf Yüzüklerin Efendisi 2 Iki Kule.rtf Yüzüklerin Efendisi 3 Kralın Dönüşü.rtf Jules Verne2890 Yılında.txt Denizler Altında 20000 Fersah.doc Margaret Weis & Tracy HickmanEfsaneler Serisi 1 Ikizler Zamanı.pdf Efsaneler Serisi 2 Ikizlerin Savaşı.pdf Efsaneler Serisi 3 Ikizlerin Sınavı.pdf Ejderha Mızrağı Destanları 1 Güz Alacakaranlığının Ejderhaları.pdf Ikinci Nesil.pdf Margaret Cheney Tesla Anlaşılamamış Dahi.txt Margaret Weis _ Tracy Hickman _ Ölüm kapisı 4 Büyücüler Kralı.txt Margaret Weis _ Tracy Hickman _ Ölüm Kapısı 5 kaosuneli.txt Margaret Weis ve Tracy Hickman Ejderha Mızrağı Efsanesi Ikizlerin Sinavi1.txt Margaret Weis ve Tracy Hickman Ejderha Mızrağı Efsanesi Ikizlerin Sinavi2.txt Margaret Weis ve Tracy Hickman Ejderha Mızrağı Efsanesi Ikizlerin Sinavi3.txt Ölüm Kapısı Serisi 1 Ejder Kanadı.doc Ölüm Kapısı Serisi 2 Elf Yıldızı.doc Ölüm Kapısı Serisi 3 Ateş Denizi.doc Yaz Alevi Ejderhaları.doc Philip K. DickVulcan'ın Çekici.doc Yüksek Şatodaki Adam.doc R. A. SalvatoreBuzyeli Vadisi Serisi1 Kristal Parçası.rtf Buzyeli Vadisi Serisi2 Gümüş Damarları.rtf Drizzt Do'urden'in Maceraları1 Miras.rtf Drizzt Do'urden'in Maceraları2 Yıldızsız Gece.rtf Drizzt Do'urden'in Maceraları3 Karanlığın Kuşatması.rtf Kara Elf Üçlemesi 1 Anayurt.rtf Kara Elf Üçlemesi 2 Sürgün.rtf Kara Elf Üçlemesi 3 Göç.rtf Kızıl Gölge Üçlemesi 1 Bedwyr'ın Kılıcı.rtf Kızıl Gölge Üçlemesi 2 Luthien'in Kumarı.rtf R.L.StevensonDr. Jekyll Ve Mr. Hyde.doc Markheim.doc Ray BradburyDeliler Mezarlığı.doc Ertelenen Aşk.doc Fahrenheit 451.doc Robert JordanBüyük Av.txt Dünyanın Gözü.txt Yeniden Doğan Ejder.txt Zaman Çarkı Cilt04 Kitap1 Gölge Yükseliyor.txt Zaman Çarkı Cilt04 Kitap2 Gölge Yükseliyor.txt Zaman Çarkı Cilt05 Kitap1 Göğün Ateşleri.txt Zaman Çarkı Cilt05 Kitap2 Göğün Ateşleri.txt Zaman Çarkı Cilt06 Kitap1 Kaos Lordu.txt Zaman Çarkı Cilt06 Kitap2 Kaos Lordu.txt Zaman Çarkı Cilt07 Kitap1 Kılıçtan Taç.txt Zaman Çarkı Cilt07 Kitap2 Kılıçtan Taç.txt Zaman Çarkı Cilt08 Kitap1 Hançer Yolu.txt Zaman Çarkı Cilt08 Kitap2 Hançer Yolu.txt Zaman Çarkı Cilt09 Kitap1 Kışın Yüreği.txt Zaman Çarkı Cilt09 Kitap2 Kışın Yüreği.txt Zaman Çarkı Cilt10 Kitap1 Alacakaranlık Kavşağı.txt Stephen HawkingKara Delikler ve Bebek Evrenler.txt Zamanın Daha Kısa Tarihi.pdf Terry BrooksShannara'mn Kılıcı I.rtf Shannara'mn Kılıcı II.rtf Shannara'mn Kılıcı III.rtf Thea AlexanderMS 2150.doc MS 2150.doc.rtf Tom ClancyKızıl Fırtına.doc Kızıl Tavşan.doc Ursula LeguinYerdeniz 1 Yerdeniz Büyücüsü.txt Yerdeniz 2 Atuan Mezarlari.txt Yerdeniz 3 En Uzak Sahil.txt Yerdeniz 4 Tehanu.txt Yerdeniz 5 Yerdeniz Öyküleri.txt Yerdeniz Serisi I.rtf Yerdeniz Serisi II.rtf Uzay Yoluuzay yolu eski kuşak ben değişmem.txt uzay yolu eski kuşak gizli görev.txt uzay yolu eski kuşak insan tuzağı.txt uzay yolu eski kuşak komik hikayee 1.txt uzay yolu eski kuşak komik hikayee 2.txt uzay yolu eski kuşak spakin beyni.txt uzay yolu eski kuşak uzayda aşk birinci kuşak hikayeleri.txt uzay yolu eski kuşak uzayda fırtına.txt uzay yolu eski kuşak Vahşet Perdesi.txt uzay Yolu Yeni Kuşak barış koruyucuları.txt uzay Yolu Yeni Kuşak farpoint'te karsilasma.txt uzay Yolu Yeni Kuşak hamlin çocukları.txt uzay Yolu Yeni Kuşak hayalet gemi.txt uzay Yolu Yeni Kuşak hayatta kalanlar.txt Wilbur SmithBüyücüler Kralı.txt Onbirinci Yaz.doc

Bilimkurgu-Fantastik-Korku-Gerilim Kitapları 172 Adet

Bilimkurgu-Fantastik-Korku-Gerilim Kitapları 172 Adet Dosya Boyutu 66 MB

e-kitap indir linki:
http://rapidshare.com/..or_172.rar

bozuk linkleri ve silinmiş kitapları yorum yazarak bildiriniz...
Lütfen emeklerimizin devamı için sitede bulunan reklamlara tıklamayı ihmal etmeyiniz..
--TEŞEKKÜRLER--

RAR iÇERİĞİ

Alev Alatlı-Kabus.pdf Büyücüler Kralı.rtf Can Eryumlu-Son Antlaşma.pdf Diablo.rtf Ekrem Sağıroğlu-Zaman Bilinci.txt Engin Türkgeldi -Gölgeler Ordusu.txt Enis Batur-Yeryüzü Cehennem.txt Erdoğan Uslu-Miletus Tragedyası.txt Francis Bacon-Yeni Atlantis.doc George Bernard Shaw-Sezar ve Kleopatra.htm Gözlemci (Öykü - Bilimkurgu).TXT Haktan Kaan-Kötü ve İğrenç.txt Hariel Don-İmparatorluk.txt Hüseyin Nihal Atsız-Ruh Adam.pdf Hüsnü Aksoy-Düşün ve Aşkın Gizemi.txt İbrahim Yıldırım-Kumcul Bir Karabasan.txt İsmet Zeki Eyüboğlu-Tanrıya Kafa Tutanlar.txt Joan D Vinge-Amber Gözler.txt Jules Verne-2890 yılında.txt Marion Zimmer Bradley-Avalon'un Sisleri Büyü Ustası.rtf Marion Zimmer Bradley-Avalon'un Sisleri_1 Kitap Büyü Ustası.txt Mikail Boz-Kayıp Zamanda Işıltılar.txt Mine G Kirikkanat-Gülün Öteki Adı.txt Paolo Maurensi-Lugena Varyantı.txt Spielberg-3.Türle Yakın İlişkiler.pdf Warcraft 3.pdf William S.Cohen-Abluka.txt  AnonimAnonim-Bozkurtlar Diriliyor.doc Anonim-Deli Kurt.doc Hayalet Gemi Sayı-02.txt Kitaranın Oğlu.txt Kralın Dönüşü.txt Kristal.txt Arthur C. Clarke2001.doc 2010.doc 2061.doc 3001- Son Efsane.doc Rama II.txt Rama ile buluşma.doc Christian JacqChristian Jacq-Ramses İşığın Oğlu.pdf Ramses Cilt2-Milyonlarca Yılın Tapınağı.doc Ramses Cilt3-Kadeş Savaşı.doc Ramses Cilt4-Ebu Simbel'in Kraliçesi.doc Ramses Cilt5-Batı Akasyasının Altında.doc Christie GoldenBen Strahd.txt Ravenloft 1 Sislerin Vampiri.rtf Ravenloft 2.rtf David EddingsBelgariad 1 Kehanetin Oyuncağı.doc Belgariad 2 Büyücüler Kraliçesi.doc Belgariad 3 Sihirbazın Tuzağı.doc Belgariad 4 Büyülü Şato.doc Belgariad 5 Efsuncunun Son Oyunu.doc Ellenium Cilt 1-Elmas Taht.doc Ellenium Cilt 2-Yakut Şövalye.doc Ellenium Cilt 3-Safir Güzel.doc Frank Herbert Dune Serisidune.doc dune2.txt Isaac Asimov3 Robot Yasası.doc Ahmaklar.doc Ben Robot.doc İmparatorluk Vakfı.txt Imparatorluk.rtf Karadul_Bulmacalari.pdf Melezler venüsde.doc Melezler Venüste.doc Ölü Gezegen.rtf Son Soru.doc Sonsuzluğun Sonu.doc Tyrann.txt Uzayın Bekçileri.doc Vakıf ve Dünya.rtf JK. Rowling-Harry Potter SerisiAteş Kadehi.pdf Azkaban Hapishanesi.pdf Cadı Avcısı.txt Düşler Kuyusu.txt Felsefe Taşı.pdf Melez Prens.pdf Ölümcül Kutsallar.pdf Sırlar Odası.pdf Yarım Kan Prens.doc Zümrüdüanka Yoldaşlığı.pdf John Ronald Reuel Tolkıen-Yüzüklerin Efendisi SerisiHobbit 1 Kısım.pdf Hobbit 2 Kısım.pdf Tolkien Akallabeth ve Guç Yüzükleri'ne Dair.rtf Yüzüklerin Efendisi 1 Yüzük Kardeşliği.rtf Yüzüklerin Efendisi 2 Iki Kule.rtf Yüzüklerin Efendisi 3 Kralın Dönüşü.rtf Jules Verne2890 Yılında.txt Denizler Altında 20000 Fersah.doc Margaret Weis & Tracy HickmanEfsaneler Serisi 1 Ikizler Zamanı.pdf Efsaneler Serisi 2 Ikizlerin Savaşı.pdf Efsaneler Serisi 3 Ikizlerin Sınavı.pdf Ejderha Mızrağı Destanları 1 Güz Alacakaranlığının Ejderhaları.pdf Ikinci Nesil.pdf Margaret Cheney Tesla Anlaşılamamış Dahi.txt Margaret Weis _ Tracy Hickman _ Ölüm kapisı 4 Büyücüler Kralı.txt Margaret Weis _ Tracy Hickman _ Ölüm Kapısı 5 kaosuneli.txt Margaret Weis ve Tracy Hickman Ejderha Mızrağı Efsanesi Ikizlerin Sinavi1.txt Margaret Weis ve Tracy Hickman Ejderha Mızrağı Efsanesi Ikizlerin Sinavi2.txt Margaret Weis ve Tracy Hickman Ejderha Mızrağı Efsanesi Ikizlerin Sinavi3.txt Ölüm Kapısı Serisi 1 Ejder Kanadı.doc Ölüm Kapısı Serisi 2 Elf Yıldızı.doc Ölüm Kapısı Serisi 3 Ateş Denizi.doc Yaz Alevi Ejderhaları.doc Philip K. DickVulcan'ın Çekici.doc Yüksek Şatodaki Adam.doc R. A. SalvatoreBuzyeli Vadisi Serisi1 Kristal Parçası.rtf Buzyeli Vadisi Serisi2 Gümüş Damarları.rtf Drizzt Do'urden'in Maceraları1 Miras.rtf Drizzt Do'urden'in Maceraları2 Yıldızsız Gece.rtf Drizzt Do'urden'in Maceraları3 Karanlığın Kuşatması.rtf Kara Elf Üçlemesi 1 Anayurt.rtf Kara Elf Üçlemesi 2 Sürgün.rtf Kara Elf Üçlemesi 3 Göç.rtf Kızıl Gölge Üçlemesi 1 Bedwyr'ın Kılıcı.rtf Kızıl Gölge Üçlemesi 2 Luthien'in Kumarı.rtf R.L.StevensonDr. Jekyll Ve Mr. Hyde.doc Markheim.doc Ray BradburyDeliler Mezarlığı.doc Ertelenen Aşk.doc Fahrenheit 451.doc Robert JordanBüyük Av.txt Dünyanın Gözü.txt Yeniden Doğan Ejder.txt Zaman Çarkı Cilt04 Kitap1 Gölge Yükseliyor.txt Zaman Çarkı Cilt04 Kitap2 Gölge Yükseliyor.txt Zaman Çarkı Cilt05 Kitap1 Göğün Ateşleri.txt Zaman Çarkı Cilt05 Kitap2 Göğün Ateşleri.txt Zaman Çarkı Cilt06 Kitap1 Kaos Lordu.txt Zaman Çarkı Cilt06 Kitap2 Kaos Lordu.txt Zaman Çarkı Cilt07 Kitap1 Kılıçtan Taç.txt Zaman Çarkı Cilt07 Kitap2 Kılıçtan Taç.txt Zaman Çarkı Cilt08 Kitap1 Hançer Yolu.txt Zaman Çarkı Cilt08 Kitap2 Hançer Yolu.txt Zaman Çarkı Cilt09 Kitap1 Kışın Yüreği.txt Zaman Çarkı Cilt09 Kitap2 Kışın Yüreği.txt Zaman Çarkı Cilt10 Kitap1 Alacakaranlık Kavşağı.txt Stephen HawkingKara Delikler ve Bebek Evrenler.txt Zamanın Daha Kısa Tarihi.pdf Terry BrooksShannara'mn Kılıcı I.rtf Shannara'mn Kılıcı II.rtf Shannara'mn Kılıcı III.rtf Thea AlexanderMS 2150.doc MS 2150.doc.rtf Tom ClancyKızıl Fırtına.doc Kızıl Tavşan.doc Ursula LeguinYerdeniz 1 Yerdeniz Büyücüsü.txt Yerdeniz 2 Atuan Mezarlari.txt Yerdeniz 3 En Uzak Sahil.txt Yerdeniz 4 Tehanu.txt Yerdeniz 5 Yerdeniz Öyküleri.txt Yerdeniz Serisi I.rtf Yerdeniz Serisi II.rtf Uzay Yoluuzay yolu eski kuşak ben değişmem.txt uzay yolu eski kuşak gizli görev.txt uzay yolu eski kuşak insan tuzağı.txt uzay yolu eski kuşak komik hikayee 1.txt uzay yolu eski kuşak komik hikayee 2.txt uzay yolu eski kuşak spakin beyni.txt uzay yolu eski kuşak uzayda aşk birinci kuşak hikayeleri.txt uzay yolu eski kuşak uzayda fırtına.txt uzay yolu eski kuşak Vahşet Perdesi.txt uzay Yolu Yeni Kuşak barış koruyucuları.txt uzay Yolu Yeni Kuşak farpoint'te karsilasma.txt uzay Yolu Yeni Kuşak hamlin çocukları.txt uzay Yolu Yeni Kuşak hayalet gemi.txt uzay Yolu Yeni Kuşak hayatta kalanlar.txt Wilbur SmithBüyücüler Kralı.txt Onbirinci Yaz.doc