Film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Nisan 2009 Salı

Yahşi Batı

Yahşi Batı, Cem Yılmaz'ın yeni filmi. Filmde bir kovboyu canlandırıyor. Eğlenceli bir film bizleri bekliyor desek yalan olmaz herhalde. Türkiye'de ilk sinema salonu 1908'de Pathe Sineması adıyla Tepebaşı'nda şimdi yıkılmış olan Şehir Tiyatrosu Komedi kısmının bulunduğu yerde açıldı. Sahibi, sinemanın iyi bir ticaret işi olduğunu anlaya Weinberg adlı bir Leh Yahudisi'ydi.
Türk müteşebbisler tarafından açılan ilk sinema salonu da "Milli Sinema" adıyla 19 Mart 1914 yılında Fevziye Kıraathanesi'nde film oynatmaya başladı. 6 Temmuz 1914'te Sirkeci'de açılan "Ali Efendi Sineması" da ikinci Türk sinema salonudur. Türkiye'de film oynatmayı ilk öğrenen Fuat Uzkınay, aynı zamanda ilk Türk film operatörü oldu. İlk aktüalite filmini Fuat Bey, ilk koulu yerli filmi de Weinberg çekti. Bu filmin adı Himmet Ağa'nın İzdivacı'dır. 1914'te çevrilmeye başlanmış, savaş yüzünden ancak 1918'de bitirilebilmiştir.
Savaş yılları içinde Almanya'ya giden Harbiye Nazırı Enver Paşa, yurda dönüşünde Türk ordusuna bir ordu film merkezi kurulmasını istedi. Böylece Merkez Ordu Sinema Dairesi, 1917'de kuruldu. Başına önce Weinberg, sonra Fuat Uzkınay getirildi. Savaş sonuna kadar faaliyette bulunan daire, propaganda ve aktüalite filmleri çekti. Savaş yıllarında yarı askeri bir kurum, Müdafaa-i Milliye Cemiyeti de konulu filmler meydana getirdi. Pençe, Casus ve Alemdar Vakası adını taşıyan bu filmlerden ilk ikisi halka gösterildi. Sonuncusu dernek dağıldığı için montajı yapılamadı.
Birinci Dünya Savaşı'nın sonunda Merkez Ordu Sinema Dairesi'nin elindeki malzeme Malul Gaziler Cemiyeti'ne verildi. Önce Divanyolu'ndaki Cemiyet merkezinde, sorna Şehzadebaşı'nda bir stüdyo kuruldu. Bu stüdyonun müdürü Fuat Uzkınay, rejisörü de aktör Ahmet Fehim Efendi oldu. Stüdyoda Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın Mürebbiyesi, Yusuf Ziya Ortaç'ın Binnaz'ı ile rejisörlüğünü yazar Fazlı Necip'in yaptığı Bican Efendi Vekilharç ve İstanbul Perisi adlı filmler çevrildi. Bunlar içinde Binnaz Londra'da da gösterildi ve çok beğenildi. 1927'de Malul Geziler Cemiyeti'ne verilen malzeme, ordu tarafından geri alındı ve böylece bu stüdyo da tarihe karıştı.
Türkiye'de ticaret düşüncesiyle kurulan ilk film şirketi, 1919'da faaliyete geçen Kemal Film'dir. Bu şirket, 1922'de bir stüdyo kurarak yerli filmler yapmaya başladı. Rejisörlüğünü Muhsin Ertuğrul'un yaptığı Kız Kulesi Faciası, Ateşten Gömlek, Sözde Kızlar, Nur Baba bunların en beğenilenlerindendir. Türk kadınının ilk defa rol aldığı film Ateşten Gömlek'tir. Bu filmde Neyyire Ertuğrul ile Bedia Muvahhit oynadılar.
İlk Türk sesli filmi İpek Film'in 1931'de çevirdiği İstanbul Sokaklarında isimli kurdeladır.

23 Mart 2009 Pazartesi

SAKLI

Bu da pazar gecesi izlediğim ve etkilendiğim bir başka film. 2005 yapımı bu filmde basrollerde Juliette Binoche ve Daniel Auteuil var.

Filmin konusuna gelince, Georges, televizyona edebiyat programı hazırlayan, karısıyla birlikte son derece huzurlu bir yaşamı olan bir entelektüeldir.Günün birinde kimden ve nereden geldiği belli olmayan bir paket alır.Paketin içinden Georges'un ailesiyle birlikte çekilmiş görüntülerinin olduğu bir video kaset çıkar.Yeni paketler geldikçe Georges bunu ciddi bir tehdit olarak görür ve kasetleri gönderen kişinin kendisini yakından tanıdığına karar verir.Geçmişi onu rahatsız etmektedir.
Almanya, Avusturya, Fransa ve İtalya yapımı olan bu filmi sizlere de kesinlikle tavsiye ediyorum.

DÜŞES









Çok uzun zamandır film izlemiyordum. Aslında izmek istediğim ve hatta liste yaptığım çok film var ama kitap okumaktan filme zaman ayıramıyordum. Cumartesi gecesi oğlumda erken uyuyunca film seyredeyim dedim. Televizyon kanallarında gezerken, film ararken "Düşes"e rastladım, hemde yeni başlıyordu. Kitabı da olan bu filmi izlemek istiyordum ne zamandır. İzlerken çok büyük keyif aldım. Bu "film izleme faaliyetini" daha çok yapmaya karar verdim.

Filmin konusuna gelince; film 1776 yılında geçiyor. Dönemin en güzel ve karizmatik kadınlarından olan Düşes Georgiana Cavendish, Devonshire Dükü ile evlidir ve 3 kızı vardır. Kocası kendisine bir erkek evlat vermediği için kızgındır. Ve karısının samimi arkadaşı ile ilişkiye girer. Düşes bunu bir türlü kaldıramaz ve aşkı başka kollarda arar. Evli olmasına rağmen Earl Grey ile aşk yaşaması, karizmasını altüst eder. Film gerçek yaşamdan uyarlanıp yapılmıştır. Oscar ödüllerinde ise en iyi kostüm ödülüne layık görülmüştür. 2008 yılı yapımı bu çok güzel filmi sizlerinde izlemsini isterim ve tavsiye ediyorum.